Böbrek kanseri çoğu zaman hiçbir şikâyet yokken, başka bir nedenle çekilen bir ultrason ya da tomografide fark edilir. Böyle bir bulguyla karşılaşan kişilerin aklına pek çok soru gelir. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji açısından değerlendiriyor. Ataşehir ve çevresinden gelen hastalar için hazırlanan bu sayfa, tanı ve tedavi sürecine dair temel bilgileri bir araya getiriyor.
Ataşehir, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Tesadüfen Saptanma ve Belirti Verdiğinde Görülenler
Böbrekler karın arka duvarında, kaburgaların altında korunaklı bir yerde bulunur. Bu konum nedeniyle küçük tümörler çoğu zaman hiçbir yakınmaya yol açmaz. Günümüzde böbrek kanserlerinin önemli bir bölümü, safra kesesi, mide ya da bel ağrısı gibi başka şikâyetler için yapılan görüntülemeler sırasında rastlantısal olarak fark edilir. Genel nüfus için önerilen rutin bir böbrek kanseri tarama programı bulunmamaktadır.
Tümör büyüdükçe şu bulgular ortaya çıkabilir:
- İdrarda gözle görülen ya da tahlilde saptanan kan
- Böğürde, yani bel ile kaburgalar arasında, geçmeyen ağrı ya da dolgunluk hissi
- Karında ele gelen kitle
- Erkeklerde, özellikle sol tarafta, ani gelişen testis damarlarında genişleme (varikosel)
Kanama, böğür ağrısı ve kitlenin üçünün birlikte görülmesi artık nadirdir ve genellikle ilerlemiş hastalığa işaret eder. Bu belirtilerin çoğu böbrek taşı ya da enfeksiyon gibi yaygın durumlarda da görülür; geçmeyen ya da tekrarlayan şikâyetlerde bir hekime başvurmak uygun olur.
Biyopsi ve Patolojide Alt Tiplerin Belirlenmesi
Diğer pek çok kanserin aksine, böbrek tümörlerinde ameliyattan önce biyopsi her zaman gerekli değildir. Görüntüleme bulguları tipik olduğunda ve ameliyat zaten planlandığında, tanı çıkarılan dokunun incelenmesiyle konur. Biyopsi daha çok küçük kitlelerde izlem ya da ablasyon düşünülüyorsa, yayılmış hastalıkta ilaç tedavisi öncesinde, lenfoma ya da başka bir kanserin yayılımından şüpheleniliyorsa tercih edilir.
Patolojide en sık karşılaşılan alt tipler şunlardır:
- Berrak hücreli karsinom: En yaygın tiptir; ilaç tedavilerine dair bilgilerin çoğu bu tipte yapılan çalışmalardan gelir.
- Papiller karsinom: Farklı genetik özellikler taşıyan, kendi içinde de alt gruplara ayrılan tip.
- Kromofob karsinom: Genellikle daha yavaş seyirli kabul edilen tip.
Toplayıcı kanal ve medüller karsinom gibi nadir tipler ise farklı tedavi yaklaşımları gerektirebilir. Raporda yer alan tümör derecesi ile sarkomatoid ya da rabdoid özellik bulunup bulunmadığı, hastalığın davranışını ve ilaç seçimini etkileyen bilgilerdir.
Kısmi ve Radikal Nefrektomi Arasındaki Fark
Böbrekle sınırlı tümörlerde cerrahi, hastalığı kontrol altına almanın temel yöntemidir. Ameliyat türü seçilirken iki hedef birlikte gözetilir: tümörün eksiksiz çıkarılması ve mümkün olduğunca fazla sağlıklı böbrek dokusunun korunması.
- Kısmi nefrektomi: Yalnızca tümör ve çevresindeki ince bir sağlıklı doku halkası çıkarılır, böbreğin geri kalanı yerinde bırakılır. Teknik olarak uygun olan küçük tümörlerde, tek böbreği olan ya da her iki böbreğinde tümör bulunan hastalarda öncelikli olarak düşünülür.
- Radikal nefrektomi: Böbrek, çevresindeki yağ dokusu ile birlikte çıkarılır. Büyük ya da böbreğin merkezine yerleşmiş tümörlerde ve damar içine uzanım varlığında tercih edilir.
Her iki ameliyat da açık yöntemle, laparoskopik olarak ya da robot yardımıyla yapılabilir. Yöntemi; tümörün özellikleri, hastanın vücut yapısı ve cerrahi ekibin değerlendirmesi belirler. Ameliyattan sonra patoloji raporu, ek tedavi gerekip gerekmediğini tartışmak için tıbbi onkoloji ile paylaşılır. Hastanede kalış süresi ve iyileşme hızı, uygulanan yönteme ve kişinin genel durumuna göre değişir.
Kalıtsal Böbrek Kanseri Sendromları ve Genetik Danışmanlık
Böbrek kanserlerinin küçük bir kısmı, aileden aktarılan gen değişikliklerine bağlı olarak gelişir. Bu sendromların tanınması hem hastanın tedavi ve izlemini hem de aile bireylerinin risk değerlendirmesini doğrudan etkiler.
- Von Hippel-Lindau hastalığı: Berrak hücreli böbrek tümörlerinin yanı sıra beyin, omurilik ve göz damar tümörleri, böbrek üstü bezi tümörleri ile ilişkilidir.
- Kalıtsal papiller böbrek kanseri: Her iki böbrekte çok sayıda papiller tümörle seyredebilir.
- Birt-Hogg-Dubé sendromu: Ciltte küçük kabarcıklar, akciğerde kistler ve kendiliğinden akciğer sönmesi ile birlikte görülebilir.
- Fumarat hidrataz eksikliği ile ilişkili sendrom: Ciltte ve rahimde düz kas tümörleri ile birlikte daha saldırgan böbrek tümörlerine yol açabilir.
- Tüberoskleroz kompleksi: Anjiyomiyolipom adlı iyi huylu böbrek tümörleriyle ilişkilidir.
Genç yaşta tanı alınması, her iki böbrekte ya da tek böbrekte çok sayıda tümör bulunması, ailede benzer kanser öyküsü ya da belirli patoloji bulguları genetik danışmanlık için yönlendirme nedenidir.
Ataşehir Bölgesinden Randevu
Ataşehir ve çevresinden gelen hastalar, Böbrek Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.