Mesane kanseri, idrarı biriktiren kese biçimindeki organın iç yüzeyini döşeyen hücrelerden gelişen bir hastalıktır. Bu sayfada tanıdan tedavi sonrası izleme kadar uzanan süreci adım adım ele alıyoruz. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde kabul ediyor. Bağcılar ve çevresinden gelen hastalar da tıbbi onkoloji değerlendirmesi için bu muayenehaneye başvurabilir.
Bağcılar, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Hastalık İlerlediğinde Ortaya Çıkabilecek Şikâyetler
Tümör mesane duvarının derin katmanlarını aşıp çevre dokulara ya da uzak organlara ulaştığında, idrardaki kanamadan farklı yakınmalar gündeme gelebilir. Bu şikâyetlerin türü, hastalığın vücudun hangi bölgesine yayıldığıyla yakından ilişkilidir.
- Kasık, alt karın ya da bel bölgesinde süreklilik kazanan ağrı
- Tümörün idrar kanalının mesaneye açıldığı yeri daraltmasına bağlı böbrekte şişlik ve böğür ağrısı
- Bacaklarda ödem; bu durum lenf bezlerinin büyüyüp lenf akışını engellemesiyle ilişkili olabilir
- Açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık ve belirgin yorgunluk
- Kemiklerde, özellikle sırt ve kalça çevresinde ağrı
- Nefes darlığı ya da uzun süren öksürük
Bu belirtilerin her biri pek çok başka hastalıkta da görülebilir; tek başına bir tanı koydurmaz. Daha önce mesane tümörü tedavisi görmüş birinde bu tür yeni bir yakınma ortaya çıktığında, bir sonraki kontrol tarihini beklemeden hekimine haber vermesi uygundur. Böylece gereken tetkikler zamanında planlanabilir. Bu sırada kullanılan ilaçların listesi ve önceki raporların hazır bulundurulması değerlendirmeyi hızlandırır.
Kas Tabakasına İlerleme ve Evrenin Belirlenmesi
Tedavi planlamasında en temel ayrım, tümörün kas tabakasına ulaşıp ulaşmadığıdır. Yüzeyel kalan hastalık çoğunlukla mesane içinden yapılan işlemler ve mesane içine verilen ilaçlarla yönetilirken, kasa ilerlemiş hastalık daha kapsamlı bir tedavi planı gerektirir.
Evreleme için uluslararası TNM sistemi kullanılır. Bu sistemde tümörün duvar içindeki derinliği, çevre lenf bezlerine yayılım olup olmadığı ve uzak organ tutulumu ayrı ayrı değerlendirilir. Kas invazyonu saptanan hastalarda karın ve pelvis tomografisi ya da manyetik rezonans ile göğüs tomografisi çekilir; şikâyete göre kemik taraması eklenebilir. Bazı hastalarda PET-BT de tercih edilebilir.
Evre, yalnızca hastalığın ne kadar yayıldığını anlatmaz; aynı zamanda hangi tedavinin hangi sırayla uygulanacağını belirleyen ana çerçeveyi oluşturur. Bu nedenle üroloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji ve radyoloji hekimlerinin birlikte katıldığı tümör konseylerinde görüntüler ve patoloji bulguları ortak biçimde ele alınır. Evreleme sonuçları açıklanırken hastanın soru sorması ve bulguların kendisi için ne ifade ettiğini öğrenmesi de sürecin doğal bir parçasıdır.
Ameliyat Öncesinde ya da Sonrasında Kemoterapi
Tümör kas tabakasına ilerlemişse, mesanenin çıkarılacağı ameliyattan önce kemoterapi verilmesine neoadjuvan tedavi denir. Bu yaklaşımın amacı, görüntülemede seçilemeyen ama vücutta dolaşıyor olabilecek mikroskobik hastalığı erken dönemde kontrol altına almak ve ameliyat sonrası hastalığın geri gelme olasılığını azaltmaktır. Bu strateji, uygun hastalarda ders kitaplarında standart yaklaşım olarak yer alır.
Bu tedavide genellikle sisplatin adlı ilacı içeren kombinasyonlar tercih edilir. Ancak sisplatin; böbrek fonksiyonları, işitme durumu, kalp yetersizliği ve genel performans açısından belirli koşulları gerektirir. Bu koşulları karşılamayan hastalarda farklı bir yol izlenebilir.
Ameliyattan önce kemoterapi almamış ve patoloji raporunda yüksek risk taşıyan bulgular saptanmış hastalarda, ameliyat sonrasında adjuvan kemoterapi ya da immünoterapi gündeme gelebilir. Hangi seçeneğin kimin için uygun olduğu; böbrek değerleri, eşlik eden hastalıklar ve hastanın tercihi birlikte gözetilerek tıbbi onkolog tarafından kişiye göre belirlenir. Kemoterapi sırasında ara görüntülemeler yapılarak tedaviye yanıt ve ameliyat zamanlaması gözden geçirilir.
Radikal Sistektomi ve Yeni İdrar Yolu Seçenekleri
Radikal sistektomi, mesanenin çevre lenf bezleriyle birlikte çıkarıldığı ameliyattır. Erkeklerde genellikle prostat ve meni keseleri, kadınlarda ise duruma göre rahim, yumurtalıklar ve hazne duvarının bir bölümü de çıkarılabilir. Mesane alındıktan sonra idrarın vücuttan atılması için yeni bir yol oluşturulması gerekir; buna üriner diversiyon denir.
Başlıca seçenekler şunlardır:
- İleal kondüit: İnce bağırsağın kısa bir parçası kullanılarak idrar kanalları buna bağlanır ve karın duvarında bir açıklık oluşturulur. İdrar, bu açıklığa yapıştırılan bir torbada toplanır.
- Ortotopik yeni mesane: Bağırsaktan hazırlanan bir hazne, idrar kanalına bağlanır; hasta idrarını idrar yolundan yapmaya devam eder, ancak boşaltmayı öğrenmesi zaman alır.
- Kontinan cilt rezervuarı: Karın içinde oluşturulan bir hazne, gün içinde sonda ile boşaltılır.
Hangi yöntemin uygun olduğu; tümörün yeri, böbrek ve karaciğer fonksiyonları, el becerisi ve kişinin yaşam düzenine göre ameliyatı yapacak ürolog ile birlikte konuşulur. Ameliyat sonrası iyileşme dönemi birkaç hafta sürebilir.
Bağcılar Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Mesane Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Bağcılar bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.