Prostat kanseri tedavisinde üroloji, radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkoloji alanları sık sık birlikte çalışır. Tıbbi onkolojinin rolü özellikle hormon tedavisi, yeni kuşak ilaçlar, kemoterapi ve yayılmış hastalığın yönetiminde öne çıkar. Prof. Dr. Meral Günaldı, tıbbi onkoloji hekimi olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde kabul eder. Bağcılar ve İstanbul'un diğer semtlerinden gelen hastalar için aşağıda tedavi sürecine dair genel bilgiler yer alıyor.
Bağcılar, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Yeni Kuşak Hormonal İlaçlar
Klasik hormon tedavisi testosteron üretimini büyük ölçüde baskılasa da kanser hücreleri, androjen sinyalini farklı yollardan sürdürmeyi öğrenebilir. Yeni kuşak hormonal ilaçlar, bu yolları hedef alan ağızdan alınan tedavilerdir ve iki ana grupta toplanır. Abirateron, böbrek üstü bezleri ve tümör dokusunda androjen yapımını engeller; düşük doz kortizon türevi bir ilaçla birlikte kullanılır. Enzalutamid, apalutamid ve darolutamid ise androjenin hücre içindeki reseptörüne bağlanmasını engelleyen androjen reseptör inhibitörleridir.
Bu ilaçlar başlangıçta yalnızca klasik hormon tedavisine direnç geliştiğinde kullanılırken, günümüzde hormona duyarlı yayılmış hastalıkta ve bazı yayılmamış ama riskli durumlarda da standart hormon tedavisine eklenebilmektedir. Hangi ilacın seçileceği; hastalığın evresi, eşlik eden hastalıklar ve diğer ilaçlarla etkileşimler dikkate alınarak hekim tarafından belirlenir. Tedavi süresince tansiyon, potasyum, karaciğer değerleri, yorgunluk ve düşme riski gibi konular takip edilir. Kullanılan diğer ilaçların listesinin paylaşılması, etkileşimlerin önlenmesi açısından gereklidir.
Hormon Tedavisine Direnç Geliştiğinde: Kemoterapi Seçenekleri
Testosteron düzeyi yeterince baskılanmış olmasına rağmen PSA'nın yükselmeye devam etmesi ya da görüntülemede hastalığın ilerlemesi, kastrasyona dirençli prostat kanseri olarak adlandırılır. Bu ifade, hormon tedavisinin bütünüyle bırakılacağı anlamına gelmez; testosteronu baskılayan tedavi genellikle sürdürülür ve üzerine yeni ilaçlar eklenir.
Kemoterapi, prostat kanserinde özellikle bu aşamada ve bazı hastalarda hormona duyarlı yayılmış hastalıkta etkili seçeneklerden biridir. Taksan grubundan dosetaksel ve sonraki basamaklarda kabazitaksel en sık kullanılan ilaçlardır. Genellikle birkaç haftada bir damar yoluyla ayaktan uygulanırlar ve düşük doz kortizonla birlikte verilirler. Saç dökülmesi, yorgunluk, el ve ayaklarda uyuşma, tırnak değişiklikleri, kan değerlerinde düşme ve enfeksiyon riski başlıca yan etkilerdir. Tedavinin yararı; PSA seyri, ağrı ve diğer belirtilerdeki değişim ile görüntüleme bulgularına göre değerlendirilir. Tedavi sırası, daha önce kullanılan hormonal ilaçlar ve hastanın genel durumu dikkate alınarak kişiye göre planlanır. Kemoterapi günlerinde ateş yükselirse tedavi ekibine haber vermek gerekir.
PSMA Hedefli Tedavi ve Kemiğe Yönelik Destek
İleri evre prostat kanserinde ilaç seçenekleri yalnızca hormon tedavisi ve kemoterapiyle sınırlı değildir. PSMA hedefli radyoligand tedavisi, prostat kanseri hücrelerinin yüzeyindeki PSMA proteinine bağlanan bir moleküle lutesyum-177 adlı radyoaktif madde eklenerek hazırlanan bir ilaçtır. Damardan verilen ilaç tümör hücrelerine yerleşerek ışınımını doğrudan orada etkili kılar. Uygunluk, PSMA PET-BT ile tümörün bu proteini yeterince taşıdığının gösterilmesine bağlıdır ve tedavi nükleer tıp birimlerinde uygulanır. Kemiğe yayılmış hastalıkta ise iskeletin korunması tedavinin ayrı bir başlığıdır:
- Kemik koruyucu ilaçlar: zoledronik asit ya da denosumab, kırık ve omurga sorunları gibi kemik olaylarının riskini azaltmak amacıyla kullanılır. Başlamadan önce diş muayenesi önerilir; çünkü nadir de olsa çene kemiğinde sorun gelişebilir.
- Radyum içeren ilaç: belirli koşullarda, yalnızca kemik tutulumu olan hastalarda kullanılabilen radyoaktif bir tedavidir.
- Palyatif radyoterapi: ağrılı kemik odaklarına uygulanan kısa süreli ışın tedavisi ağrıyı azaltır.
Kemik koruyucu tedavi alan hastalarda kalsiyum ve D vitamini düzeyleri de düzenli aralıklarla kontrol edilir.
Bağcılar Bölgesinden Gelen Hastalarda Genetik Test ve PARP İnhibitörleri
Yayılmış prostat kanseri olan erkeklerin bir bölümünde, DNA onarımında görev alan genlerde değişiklik saptanır. Bu değişiklikler doğuştan taşınabildiği gibi yalnızca tümör dokusunda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle yayılmış hastalığı olan ve bazı yüksek riskli lokal hastalığı bulunan hastalarda hem kan ya da tükürükten kalıtsal genetik test, hem de tümör dokusunda moleküler test önerilir.
- BRCA genleri: en sık incelenen ve tedavi açısından en çok bilgi veren genlerdir.
- ATM, CHEK ve PALB gibi diğer onarım genleri
- Lynch sendromuna yol açan genler: MSI-yüksek tümörlerde immünoterapi seçeneğini gündeme getirebilir.
Bu genlerde değişiklik taşıyan hastalarda PARP inhibitörleri, yani DNA onarımı zaten bozuk olan tümör hücrelerinin kendini onarmasını engelleyen ağızdan ilaçlar, tek başına ya da yeni kuşak hormonal ilaçlarla birlikte kullanılabilir. Kalıtsal bir değişiklik saptanırsa genetik danışmanlık, erkek kardeşler, çocuklar ve kız kardeşler için meme, yumurtalık ve pankreas kanseri riskleri açısından da yol gösterir.
Bağcılar Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Prostat Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Bağcılar bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.