Sitoredüksiyon, platin duyarlılığı, PARP inhibitörü, BRCA testi: yumurtalık kanseri tanısıyla birlikte bu terimler kısa sürede hayatın içine girer. Bu sayfa, Bağcılar bölgesinden ve İstanbul'un farklı semtlerinden gelen hastaların bu kavramları anlamasına yardımcı olmak amacıyla hazırlandı. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanıdır ve tıbbi onkoloji muayenelerini Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde yapar. Tedavi kararları her hasta için ayrı ayrı verilir.
Bağcılar, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Karında Sıvı Birikimi ve İlerlemiş Hastalığın İşaretleri
Yumurtalık kanseri, karın boşluğunu döşeyen ince zara, yani peritona yayılma eğilimi gösteren bir tümördür. Bu yayılım, tümör hücrelerinin karın içinde sıvı birikimine yol açmasıyla sonuçlanabilir. Asit adı verilen bu sıvı, karnın belirgin biçimde büyümesine, gerginlik hissine ve kilo artışına neden olur. Karın kasları gerildiği için nefes almak da zorlaşabilir.
Hastalık ilerledikçe şu durumlar da gündeme gelebilir:
- Akciğer zarları arasında sıvı birikmesine bağlı nefes darlığı
- Bağırsakların daralması sonucu kusma, gaz ve dışkı çıkaramama
- Kas kaybıyla birlikte giden belirgin kilo kaybı ve halsizlik
- Bacaklarda şişlik ve pıhtı oluşumu
Bağırsak tıkanması belirtileri acil değerlendirme gerektirir. Karın sıvısı biriktiğinde, ince bir iğne ile boşaltılması hem rahatlama sağlar hem de alınan sıvının patolojik incelemesine olanak tanır. Bu girişim parasentez olarak adlandırılır ve gerektiğinde tekrarlanabilir. Sıvının sık aralıklarla yeniden biriktiği durumlarda, karın içine yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla sıvının evde boşaltılması da bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Kesin Tanının Konması ve Patolojik İnceleme
Görüntüleme ve kan testleri yumurtalık kanserinden şüphelenmeyi sağlar, ancak kesin tanı ancak dokunun patolog tarafından mikroskopta incelenmesiyle konur. Bu doku çoğu zaman ameliyat sırasında elde edilir. Ameliyat esnasında çıkarılan kitle hızlıca incelenerek iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu hakkında ön bilgi alınabilir; bu ön inceleme, ameliyatın kapsamının o anda belirlenmesine yardımcı olur.
Hastalığın çok yaygın olduğu ya da hastanın genel durumunun hemen büyük bir ameliyata uygun olmadığı durumlarda, tanı başka yollarla konabilir:
- Görüntüleme eşliğinde karın zarındaki ya da omentumdaki bir odaktan iğne biyopsisi
- Kapalı yöntemle, karın duvarından küçük kesilerle yapılan laparoskopi ve doku örneklemesi
- Karın ya da akciğer zarındaki sıvıda tümör hücresi aranması
Patoloji raporunda tümör tipi ve derecesinin yanı sıra, tedavi planını etkileyecek bazı immünohistokimyasal boyalara da yer verilir. Raporun eksiksiz olması, sonraki ilaç seçimleri açısından belirleyicidir. Doku bloklarının arşivde saklanması, ileride gerekebilecek genetik testlere de olanak tanır.
Epitelyal, Germ Hücreli ve Stromal Tümörler
Yumurtalıktan kaynaklanan kanserler, köken aldıkları hücre tipine göre üç ana gruba ayrılır. Bu ayrım, hastalığın hangi yaşta görüldüğünü, nasıl seyrettiğini ve hangi ilaçlarla tedavi edildiğini doğrudan etkiler.
- Epitelyal tümörler: Yumurtalık kanserlerinin büyük çoğunluğunu oluşturur ve çoğunlukla ileri yaşlarda görülür. En sık alt tip yüksek dereceli seröz karsinomdur; bu tümörlerin önemli bir kısmının aslında fallop tüpünün uç kısmından başladığı düşünülmektedir. Endometrioid, berrak hücreli, müsinöz ve düşük dereceli seröz karsinom diğer alt tiplerdir.
- Germ hücreli tümörler: Yumurta hücresine dönüşecek ilk gelişim evresindeki hücrelerden kaynaklanır ve çoğunlukla çocukluk, ergenlik ve genç erişkinlik döneminde görülür. Kemoterapiye duyarlılıkları yüksektir.
- Seks kord stromal tümörler: Hormon üreten destek hücrelerinden kaynaklanır; bazıları östrojen salgılayarak düzensiz kanamaya yol açabilir.
Her alt tipin kendine özgü genetik ve biyolojik özellikleri olduğu için, tedavi önerileri de bu sınıflamaya göre ayrı ayrı belirlenir. Nadir alt tiplerde patoloji preparatlarının ikinci bir merkezde yeniden değerlendirilmesi de istenebilir.
Cerrahi Evreleme ve Hastalığın Yaygınlığının Belirlenmesi
Yumurtalık kanserinde evreleme, görüntülemenin yanı sıra büyük ölçüde ameliyat sırasında yapılan gözlem ve örneklemelere dayanır. Uluslararası FIGO sistemine göre yapılan bu sınıflandırmada şu sorulara yanıt aranır:
- Hastalık bir ya da iki yumurtalıkla mı sınırlı?
- Tümör yumurtalığın yüzeyinde ya da kapsülü yırtılmış durumda mı?
- Rahim, tüpler ve leğen kemiği içindeki diğer organlara uzanım var mı?
- Karın zarında, omentumda ya da karaciğer yüzeyinde tümör odakları bulunuyor mu?
- Karın arka duvarındaki lenf bezleri tutulmuş mu?
- Akciğer zarı, karaciğerin içi ya da daha uzak organlarda yayılım var mı?
Erken evre düşünülen hastalarda kapsamlı evreleme ameliyatı yapılır: rahim ve her iki yumurtalık ile tüplerin çıkarılmasının yanında omentum, karın zarından örnekler ve lenf bezleri de alınır. Bu titiz inceleme, ilk bakışta yalnızca yumurtalıkta görünen hastalığın aslında daha yaygın olup olmadığını ortaya koyar ve ameliyat sonrası kemoterapi gereksinimini belirler.
Bağcılar Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Yumurtalık (Over) Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Bağcılar bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.