Kolon (kalın bağırsak) kanseri, tarama yöntemleriyle henüz belirti vermeden fark edilebilen kanserlerden biridir. Tanı konduğunda ise cerrahi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin doğru sırayla planlanması gerekir. Bahçelievler ve çevresinden gelen hastalar, Prof. Dr. Meral Günaldı'nın Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji değerlendirmesi için randevu alabilir. Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; tedavi kararları her hasta için ayrı ayrı verilir.
Bahçelievler, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Kolon ve Rektum Kanseri Arasındaki Farklar
Kalın bağırsağın son bölümü olan rektum, leğen kemiğinin içinde dar bir alanda, mesane ve üreme organlarına yakın yerleşir. Bu anatomik konum, rektum kanserinin tedavisini kolonun diğer bölümlerinde gelişen tümörlerden ayırır. Kolon kanserinde tedavi çoğunlukla ameliyatla başlar ve gerekirse sonrasında kemoterapi verilir; radyoterapinin yeri ise sınırlıdır.
Rektum kanserinde, özellikle tümör duvarı aşmışsa ya da çevredeki lenf bezleri tutulmuşsa, tedaviye çoğu zaman ameliyattan önce radyoterapi veya kemoradyoterapi ile başlanır. Kemoterapinin de ameliyat öncesine alındığı ve ilaç ile ışın tedavisinin tamamının cerrahiden önce verildiği yaklaşımlar da uygulanmaktadır. Amaç, tümörü küçültmek, yerel nüks riskini azaltmak ve mümkünse makat kaslarının korunmasını sağlamaktır. Bu tedavilere çok iyi yanıt veren ve tümör izi kalmayan seçilmiş hastalarda, yakın izlemle ameliyatın ertelendiği yaklaşımlar da tartışılabilir. Bu kararlar cerrahi, radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkolojinin katıldığı tümör konseyinde ortak olarak verilir. Rektum tedavisi sonrasında bağırsak alışkanlıklarında değişiklik yaşanabileceği de önceden konuşulur.
Karaciğer Metastazlarında Yerel Tedaviler
Karaciğer, kolon kanserinin en sık yayıldığı organdır; çünkü bağırsaktan gelen kan, kapı toplardamarı yoluyla doğrudan karaciğere ulaşır. Kolon kanserini diğer pek çok kanserden ayıran özellik, yayılım sınırlı sayıda odakla kısıtlı olduğunda bu odakların ameliyatla çıkarılmasının seçilmiş hastalarda uzun süreli hastalık kontrolü sağlayabilmesidir.
Metastazların çıkarılabilir olup olmadığı; odakların sayısı, yeri, büyük damarlarla ilişkisi ve geride yeterli sağlıklı karaciğer dokusu kalıp kalmayacağı değerlendirilerek belirlenir. Başlangıçta ameliyata uygun olmayan bazı hastalarda, ilaç tedavisiyle küçülen odaklar daha sonra çıkarılabilir hâle gelebilir. Ameliyatın dışında, ısı ile tümör dokusunu yok eden radyofrekans ya da mikrodalga ablasyon, hedefe odaklı yüksek doz radyoterapi ve karaciğer damarları yoluyla uygulanan bazı tedaviler de seçenekler arasındadır. Akciğerdeki sınırlı metastazlar için de benzer yerel yaklaşımlar düşünülebilir. Bu planlama karaciğer cerrahisi, girişimsel radyoloji ve tıbbi onkolojinin ortak değerlendirmesini gerektirir. Yerel tedavi uygulanan hastalarda da çoğu zaman öncesinde veya sonrasında ilaç tedavisi plana eklenir.
Kemoterapi Yan Etkilerinin Yönetimi
Bağırsak kanseri tedavisinde kullanılan ilaçların kendine özgü yan etkileri vardır ve bunları tanımak erken müdahaleyi kolaylaştırır. Oksaliplatin el ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanmaya yol açabilir; tedavinin ilk dönemlerinde bu his özellikle soğukla tetiklenir. Bu nedenle ilaç sonrası günlerde soğuk içeceklerden kaçınmak ve soğuk yüzeylere çıplak elle dokunmamak önerilir. Uyuşma kürler arasında da geçmemeye başlar ya da düğme iliklemek gibi ince işleri zorlaştırırsa ilacın dozu azaltılabilir veya ilaca ara verilebilir.
Floropirimidin grubu ilaçlar ishal, ağız yaraları ve avuç içi ile ayak tabanında kızarıklık ve soyulmayla seyreden el-ayak sendromuna neden olabilir. Nemlendirici kremler ve dar ayakkabıdan kaçınmak bu şikâyeti hafifletir. Gün içinde sık sulu dışkılama, ateş veya sıvı alamama durumunda ekibe vakit kaybetmeden haber verilmelidir, çünkü sıvı kaybı hızla ilerleyebilir. EGFR'yi hedefleyen antikorlar ise yüz bölgesinde, göğüste ve sırtta sivilceye benzer döküntü yapabilir; güneşten korunma ve uygun cilt bakımıyla yönetilir.
Kalıtsal Kolon Kanseri Sendromları ve Genetik Danışmanlık
Hastaların küçük bir bölümünde kalın bağırsak kanseri, aileden aktarılan gen değişiklikleriyle ortaya çıkar. Bunların en sık görüleni Lynch sendromudur; DNA onarım genlerindeki bir değişiklikten kaynaklanır ve kolonun yanı sıra rahim iç zarı, yumurtalık, mide ve idrar yolları kanserleri riskini de artırır. Ailesel adenomatöz polipozis (FAP) ise bağırsakta çok sayıda polip gelişmesiyle karakterize, daha nadir bir durumdur.
Genç yaşta kolon kanseri tanısı almak, ailede birden fazla kuşakta kolon ya da rahim kanseri bulunması, aynı kişide birden fazla Lynch ile ilişkili kanser gelişmesi ve tümörde DNA onarım bozukluğu saptanması genetik değerlendirme için ipuçlarıdır. Günümüzde tüm kolon kanserlerinde tümör dokusunda DNA onarım proteinlerinin incelenmesi önerilmektedir; bu inceleme hem tedaviye hem de kalıtsal riskin araştırılmasına yön verir. Kalıtsal bir sendrom saptandığında yakın akrabalara genetik test önerilebilir ve taşıyıcılar için daha erken başlayan, daha sık kolonoskopi programları planlanır. Genetik danışmanlık, sonuçların aile içinde nasıl paylaşılacağı konusunda da yol gösterir.
Bahçelievler Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Bahçelievler bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.