Böbrek kanseri tek tip bir hastalık değildir; alt tipi, evresi ve kişinin genel durumu tedavi yolunu belirgin biçimde değiştirir. Prof. Dr. Meral Günaldı, tıbbi onkoloji alanında bu farklılıklara göre şekillenen ilaç tedavilerini hastayla birlikte planlar; muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Bakırköy ve yakın semtlerden gelen okurlar için hazırlanan bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel hekim değerlendirmesinin yerini tutmaz.
Bakırköy, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Damar Oluşumunu Hedefleyen Tirozin Kinaz İnhibitörleri
Berrak hücreli böbrek kanserinin büyük bölümünde VHL adlı genin işlevini kaybetmesi, tümörün yeni kan damarları oluşturmasını uyaran sinyallerin aşırı çalışmasına yol açar. Tirozin kinaz inhibitörleri, bu sinyalleri ileten reseptörleri bloke ederek tümörün beslenmesini zorlaştırmayı amaçlar.
Bu gruptaki ilaçlar ağızdan, tablet ya da kapsül şeklinde kullanılır. Sunitinib, pazopanib, aksitinib, kabozantinib ve lenvatinib bu gruba örnek verilebilir. Günümüzde yayılmış berrak hücreli böbrek kanserinin ilk basamak tedavisinde bu ilaçlar çoğunlukla bir immünoterapi ilacıyla birlikte verilir; bazı hastalarda tek başına kullanımları da söz konusudur.
İlacın her gün aynı saatte, yemekle ilişkisine dair talimata uygun alınması, etkinlik ve yan etki kontrolü açısından belirleyicidir. Greyfurt suyu ve bazı bitkisel ürünler kandaki ilaç düzeyini değiştirebilir. Diğer ilaçlarla etkileşim olasılığı nedeniyle yeni bir ilaca başlamadan önce tedaviyi yürüten hekime danışılması gerekir. Daha sonraki basamaklarda mTOR inhibitörleri ya da HIF yolunu baskılayan belzutifan gibi farklı mekanizmalı ilaçlar gündeme gelebilir.
İmmünoterapi ve Kombinasyon Tedavileri
Böbrek kanseri, bağışıklık sisteminin tümöre karşı harekete geçirilebildiği kanserlerden biri olarak uzun zamandır bilinmektedir. Bugün kullanılan immünoterapi ilaçları, bağışıklık hücreleri üzerindeki fren noktalarını engelleyerek bu hücrelerin tümörü tanımasını kolaylaştırır.
Yayılmış berrak hücreli böbrek kanserinde ilk basamakta sık kullanılan yaklaşımlar şunlardır:
- İki farklı bağışıklık kontrol noktası inhibitörünün birlikte verilmesi; bu kombinasyonun ardından tek ilaçla idame dönemi gelir
- Bir immünoterapi ilacı ile bir tirozin kinaz inhibitörünün birlikte kullanılması
Hangi kombinasyonun seçileceği; risk grubu, hastanın eşlik eden hastalıkları, hızlı yanıt gerekip gerekmediği ve olası yan etkiler gözetilerek belirlenir. Berrak hücreli olmayan alt tiplerde ise kanıtlar daha sınırlıdır ve tedavi seçimi hastaya özel yapılır.
İmmünoterapide yanıt bazen gecikmeli ortaya çıkar; ilk kontrollerde tümör geçici olarak büyümüş gibi görünebilir. Bu nedenle görüntülemeler, klinik durum ve kan değerleriyle birlikte yorumlanır. Tedavi öncesinde tiroid, karaciğer ve böbrek değerleri ile varsa otoimmün hastalık öyküsü gözden geçirilir.
Hedefe Yönelik İlaçlarda ve İmmünoterapide Yan Etkilerle Baş Etme
Ağızdan alınan tirozin kinaz inhibitörleri evde kullanıldığı için yan etkilerin fark edilmesi ve bildirilmesinde hastaya büyük görev düşer. Bu ilaçlarla sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:
- Tansiyon yükselmesi; evde düzenli ölçüm yapılması ve değerlerin not edilmesi istenir
- İshal, ağızda yaralar ve tat değişikliği
- El ayası ve ayak tabanında kızarıklık, kalınlaşma ve hassasiyet; nemlendirici kullanımı ve rahat ayakkabı yarar sağlar
- Yorgunluk ve tiroid bezinin yavaş çalışması
- İdrarda protein kaybı ve yara iyileşmesinde gecikme; planlı bir ameliyat varsa ilaca ara verilmesi gerekebilir
İmmünoterapi ilaçlarında ise bağışıklık sistemi sağlıklı dokulara yönelebilir. Bağırsak iltihabına bağlı ishal, cilt döküntüsü, akciğer iltihabına bağlı öksürük ve nefes darlığı, karaciğer değerlerinde yükselme ile tiroid, hipofiz ve böbrek üstü bezlerini etkileyen hormon sorunları görülebilir.
Yan etkiler erken bildirildiğinde doz azaltma, ara verme ya da destek ilaçlarıyla çoğunlukla kontrol altına alınabilir. Hangi durumda tedavi ekibinin aranacağı, tedaviye başlarken yazılı olarak hastaya iletilir.
Bakırköy ve Çevresinden Gelen Hastalar İçin Tek Böbrekle Yaşam
Radikal nefrektomiden sonra geride kalan böbrek, zamanla işlevini artırarak iki böbreğin yükünü büyük ölçüde üstlenir. Çoğu kişi tek böbrekle olağan bir yaşam sürer. Bununla birlikte kalan böbreği korumaya yönelik bazı alışkanlıklar uzun vadede değer taşır.
- Tansiyonun ve kan şekerinin hedef aralıkta tutulması
- Kontrollerde kreatinin değeri ve idrarda protein kaybının izlenmesi
- Romatizma ve ağrı kesici grubundaki bazı ilaçların hekime danışmadan uzun süre kullanılmaması
- Ishal, kusma ya da sıcak havada aşırı sıvı kaybına karşı dikkatli olunması
- Kontrast maddeli tetkiklerden önce görüntüleme birimine tek böbrek durumunun bildirilmesi
- Hekim önermedikçe yüksek doz protein tozu ve bitkisel takviyelerden kaçınılması
Kısmi nefrektomi yapılan hastalarda da böbrek fonksiyonları izlenir. Mevcut kronik böbrek hastalığı olan kişilerde nefroloji ile birlikte takip yapılabilir. Fiziksel aktivite genellikle kısıtlanmaz; temas gerektiren bazı sporlar için ise hekimle konuşmak yerinde olur. Başka bir hekime ya da diş hekimine başvurulduğunda tek böbrek durumunun belirtilmesi, ilaç seçiminde dikkat edilmesini sağlar.
Bakırköy Bölgesinden Randevu
Bakırköy ve çevresinden gelen hastalar, Böbrek Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.