Kalın bağırsağın iç yüzeyindeki hücrelerden gelişen kolon kanseri, çoğu zaman yıllar içinde büyüyen bir polipten köken alır. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı olarak kolon ve rektum kanserlerinde ilaç tedavilerinin planlanması ve izlenmesiyle ilgilenir. Bebek bölgesinden gelen hastalar muayene için Ulus, Beşiktaş'taki muayenehaneye başvurabilir. Aşağıda tanı, tedavi ve takip süreçlerine dair farklı başlıklar yer alıyor.
Bebek, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Beşiktaş ilçesinde yer alır. Muayenehane de Beşiktaş ilçesinde, Ulus'tadır.
Kalın Bağırsak Kanserinin Belirtileri
Poliplerde olduğu gibi erken evredeki kolon kanseri de çoğunlukla belirti vermez. Şikâyetler ortaya çıktığında, tümörün kalın bağırsağın hangi bölümünde yerleştiğine göre farklılık gösterebilir. Sağ tarafta, yani bağırsağın başlangıç kısmında yerleşen tümörler genellikle dışkıda gözle görülmeyen sızıntı şeklinde kanama yapar ve ilk bulgu açıklanamayan demir eksikliği anemisi, halsizlik ya da çarpıntı olabilir. Sol tarafta ve rektumda yerleşen tümörler ise daha çok dışkılama düzenini etkiler.
- Dışkıda kırmızı ya da koyu renkli kan
- Kabızlık ile ishalin dönüşümlü görülmesi veya dışkı şeklinin incelmesi
- Tuvalete gittikten sonra bağırsağın tam boşalmadığı hissi
- Karında kramp tarzında ağrı, şişkinlik
- Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
Makattan kanama sıklıkla hemoroide bağlanır; ancak bu varsayım tanının gecikmesine yol açabilir. Özellikle yeni başlayan ve sürüp giden şikâyetlerde, yaşınız ne olursa olsun bir hekime başvurmanız ve gerekli incelemelerin yapılması önerilir. Bu belirtilerin çoğu kanser dışı nedenlere bağlı olsa da ayrımı ancak muayene ve tetkikler yapabilir.
Bebek Bölgesinden Gelen Hastalar İçin Tanı ve Yayılım Tetkikleri
Kolonoskopide şüpheli bir lezyon görüldüğünde aynı işlemde biyopsi alınır ve tanı patoloji incelemesiyle kesinleşir. Tümörün yeri ameliyatta kolayca bulunabilsin diye bazen çevresine özel bir mürekkeple işaret konur. Tanı kesinleştikten sonra hastalığın yayılımını göstermek için göğüs, karın ve leğen bölgesini kapsayan bilgisayarlı tomografi istenir. Kolon kanseri en sık karaciğer ve akciğere yayıldığından bu organlar özellikle değerlendirilir.
Rektumda yerleşen tümörlerde pelvik MR, tümörün bağırsak duvarındaki derinliğini, çevre dokularla ilişkisini ve lenf bezlerini göstermek için gereklidir. Kanda bakılan CEA (karsinoembriyonik antijen) adlı tümör belirteci tanı koydurmaz, ancak tedavi öncesindeki değeri ilerideki takip için bir başlangıç noktası oluşturur. Tomografide belirsiz kalan bulgular varsa karaciğer MR ya da PET-BT gibi ek tetkiklere başvurulabilir. Tümör bağırsağı tıkayacak boyuttaysa veya kanama yapıyorsa, tetkiklerin tamamlanmasından önce acil girişim gerekebilir. Bu durumda tedavinin sırası, ameliyat sonrası elde edilen bilgilere göre yeniden düzenlenir. Tetkik sonuçlarının tamamı, tümör konseyinde birlikte değerlendirildikten sonra tedavi planı netleşir.
Kolon ve Rektum Kanseri Arasındaki Farklar
Kalın bağırsağın son bölümü olan rektum, leğen kemiğinin içinde dar bir alanda, mesane ve üreme organlarına yakın yerleşir. Bu anatomik konum, rektum kanserinin tedavisini kolonun diğer bölümlerinde gelişen tümörlerden ayırır. Kolon kanserinde tedavi çoğunlukla ameliyatla başlar ve gerekirse sonrasında kemoterapi verilir; radyoterapinin yeri ise sınırlıdır.
Rektum kanserinde, özellikle tümör duvarı aşmışsa ya da çevredeki lenf bezleri tutulmuşsa, tedaviye çoğu zaman ameliyattan önce radyoterapi veya kemoradyoterapi ile başlanır. Kemoterapinin de ameliyat öncesine alındığı ve ilaç ile ışın tedavisinin tamamının cerrahiden önce verildiği yaklaşımlar da uygulanmaktadır. Amaç, tümörü küçültmek, yerel nüks riskini azaltmak ve mümkünse makat kaslarının korunmasını sağlamaktır. Bu tedavilere çok iyi yanıt veren ve tümör izi kalmayan seçilmiş hastalarda, yakın izlemle ameliyatın ertelendiği yaklaşımlar da tartışılabilir. Bu kararlar cerrahi, radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkolojinin katıldığı tümör konseyinde ortak olarak verilir. Rektum tedavisi sonrasında bağırsak alışkanlıklarında değişiklik yaşanabileceği de önceden konuşulur.
Ameliyat Sonrası (Adjuvan) Kemoterapi
Lenf bezlerine yayılım gösteren kolon kanserinde, ameliyat sonrası verilen kemoterapi hastalığın geri dönme riskini azaltmak için standart yaklaşımdır. Lenf bezi tutulumu olmayan ama tümörün duvarı aştığı hastalarda ise karar daha bireyseldir; bağırsak tıkanıklığı ya da delinmesiyle başvurmak, yetersiz sayıda lenf bezi incelenmiş olması, damar içine yayılım ve yüksek derece gibi risk özellikleri tartılır. DNA onarım bozukluğu taşıyan bu evredeki tümörlerde kemoterapiden beklenen yarar sınırlı olabilir.
Kullanılan ilaçlar genellikle floropirimidin grubundan bir ilaç ile oksaliplatin adlı ilacın birleşimidir. Floropirimidin damar yoluyla ya da tablet şeklinde verilebilir. Tedavinin süresi, hastalığın risk düzeyine ve kullanılan kombinasyona göre birkaç ay olacak şekilde planlanır. Kemoterapiye, ameliyat yarası iyileşip hasta toparlandığında başlanması hedeflenir. İleri yaştaki ya da ek hastalıkları olan kişilerde ilaç seçimi ve doz, genel duruma göre uyarlanır; bazı hastalarda tek ilaçla tedavi tercih edilebilir. Her kür öncesinde kan değerleri kontrol edilir.
Bebek Bölgesinden Randevu
Bebek ve çevresinden gelen hastalar, Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.