Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı Erken tanı, tedavide başarı şansını artırır Güncel ve kanıta dayalı tedavi yaklaşımı Randevu ve bilgi için arayabilirsiniz
Ulus, Beşiktaş · İstanbul

Beşiktaş Mide Kanseri Doktoru | Tıbbi Onkoloji

Beşiktaş onkoloji doktoru — Mide Kanseri tanı ve tedavisi. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı. Randevu: 0553 747 02 12.

Mide kanseri tanısı, kişinin yalnızca sağlığını değil beslenme alışkanlıklarını, iş hayatını ve aile düzenini de etkileyebilir. Bu nedenle sayfadaki bölümler tedavi seçeneklerinin yanında ameliyat sonrası yaşam, yan etkilerle baş etme ve izlem gibi gündelik konulara da yer veriyor. Beşiktaş ve çevresinde yaşayan hastalar, Prof. Dr. Meral Günaldı'nın Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji değerlendirmesi için görüşme planlayabilir.

Beşiktaş, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir. Muayenehane de Beşiktaş ilçesinde, Ulus'tadır.

Mide Kanserine Zemin Hazırlayan Etkenler

Mide kanseri tek bir nedene bağlanamaz; çoğu zaman birden fazla etkenin uzun süre bir arada bulunması rol oynar. Bu etkenlerin bir kısmı değiştirilebilir, bir kısmı ise kişinin elinde değildir. Tıbbi kaynaklarda kabul gören başlıca risk unsurları şöyle sıralanabilir:

  • Helicobacter pylori: mideye yerleşen ve uzun süreli iltihaba yol açan bir bakteri
  • Tuzlu, salamura, tütsülenmiş ve işlenmiş gıdaların sık tüketimi
  • Sigara kullanımı
  • İleri yaş ve erkek cinsiyet
  • Birinci derece akrabalarda mide kanseri öyküsü
  • Geçmişte mide ameliyatı geçirmiş olmak
  • Pernisiyöz anemi ve atrofik gastrit
  • Fazla kilo; özellikle mide ile yemek borusunun birleşim yerindeki tümörlerde

Risk etkeni taşımak hastalığın kesin olarak gelişeceği anlamına gelmez; hiçbir risk etkeni olmayan kişilerde de mide kanseri görülebilir. Sigarayı bırakmak, taze sebze ve meyveye ağırlık veren bir beslenme düzeni kurmak ve hekim önerisiyle H. pylori tedavisi almak, kişinin kendi elindeki adımlar arasında yer alır.

Patoloji Raporunda Neler Yazar?

Biyopsi ya da ameliyat sonrası hazırlanan patoloji raporu, tedavi planının dayandığı belgedir. Raporda öncelikle tümörün türü belirtilir; mide kanserlerinin çoğu adenokarsinomdur. Lauren sınıflamasına göre tümör intestinal tip ya da diffüz tip olarak tanımlanabilir. İntestinal tip daha düzenli bez yapıları oluşturur ve sıklıkla kronik gastrit zemininde gelişir. Diffüz tip ise hücrelerin tek tek ya da küçük gruplar hâlinde mide duvarına dağıldığı, daha genç yaşta da görülebilen bir biçimdir; taşlı yüzük hücreli kanser bu grubun bir örneğidir.

Ameliyat materyalinin raporunda bunlara ek olarak tümörün mide duvarında ne kadar derine indiği, cerrahi sınırlarda tümör kalıp kalmadığı, çıkarılan lenf bezlerinden kaçında tutulum olduğu, damar ve sinir çevresi yayılım bulunup bulunmadığı yazılır. Ameliyat öncesinde kemoterapi verilmişse tümörün bu tedaviye ne ölçüde yanıt verdiği de raporlanır. Raporda anlamadığınız noktalar için hekiminizden açıklama istemek, tedavi kararlarına katılımınızı kolaylaştırır.

Tümörün Biyolojik Özelliklerini Ortaya Koyan Testler

Tedavi seçimi artık yalnızca evreye göre yapılmıyor; tümör dokusunda yapılan bazı ek testler, hangi ilaçlardan yarar görülebileceğine yön veriyor. Bu testler çoğunlukla biyopsi ya da ameliyatla alınmış dokunun üzerinde, patoloji laboratuvarında çalışılır.

  • HER2: hücre yüzeyindeki bir büyüme reseptörüdür. Fazla miktarda bulunduğunda bu reseptörü hedefleyen ilaçlar kemoterapiye eklenebilir.
  • PD-L1 proteini: bağışıklık sisteminin tümörü tanımasını baskılayan bir proteindir; düzeyi immünoterapi kararında dikkate alınır.
  • MSI ve MMR durumu: DNA onarım sistemindeki bozuklukları gösterir. Bu bozukluğu taşıyan tümörler immünoterapiye daha duyarlı olabilir; bulgu ayrıca kalıtsal bir sendromun ipucu olabilir.
  • Claudin ailesinden bir yüzey proteini: bu proteini hedefleyen ilaçlara uygunluğu değerlendirmek amacıyla incelenebilir.

Testlerin hangilerinin ne zaman isteneceği, hastalığın evresine ve tedavinin hangi aşamada olduğuna göre hekim tarafından belirlenir. Sonuçlar, ilk tedavi planının yanı sıra ileride gündeme gelebilecek seçenekler için de saklanır. Doku örneği yetersiz kalırsa testlerin tamamlanması amacıyla yeni bir biyopsi istenebilir.

Ailesel Mide Kanseri ve Genetik Danışmanlık

Kalıtsal yatkınlık, mide kanserlerinin yalnızca küçük bir bölümünde rol oynar; bu grupta ailede kuşaktan kuşağa geçen bir gen değişikliği bulunur. Ailede birden fazla kişide mide kanseri görülmesi, genç yaşta tanı konması, ailede lobüler tip meme kanserinin bulunması ya da kolon ve rahim kanserlerinin eşlik etmesi bu olasılığı düşündürür.

  • CDH1 geni: kalıtsal diffüz mide kanseri sendromuyla ilişkilidir.
  • Lynch sendromu: DNA onarım genlerindeki değişikliklerle ortaya çıkar; kolon, rahim ve mide kanseri riskini artırabilir.
  • Ailesel adenomatöz polipozis ve Peutz-Jeghers sendromu gibi polip sendromları

Bu özellikleri taşıyan ailelerde genetik danışmanlık, hangi testin kime yapılacağını ve sonucun ne anlama geldiğini açıklar. Bir gen değişikliği saptanırsa aile bireyleri için endoskopik izlem ya da koruyucu cerrahi gibi seçenekler ilgili uzmanlarca konuşulur. Mide kanseri tanısı almış kişilerin birinci derece yakınlarında H. pylori araştırılması ve bakteri saptanırsa tedavi edilmesi de önerilen yaklaşımlar arasındadır.

Beşiktaş Bölgesinden Randevu

Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Mide Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Beşiktaş bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.

Son güncelleme: 23 Oct 2026
Bu içerik faydalı oldu mu?

Beşiktaş bölgesi için SSS

Mide kanseri bulaşıcı mı?
Hayır, mide kanseri bir kişiden diğerine geçmez; hastayla aynı sofrayı paylaşmak, aynı evde yaşamak ya da temas etmek risk oluşturmaz. Karışıklık genellikle Helicobacter pylori bakterisinden kaynaklanır. Bu bakteri aile içinde bulaşabilir ve uzun vadede mide kanseri riskini artıran etkenlerden biridir; ancak bakteriyi taşıyanların yalnızca küçük bir kısmında kanser gelişir. Bakteri saptanırsa uygun antibiyotik tedavisiyle ortadan kaldırılabilir.
H. pylori tedavisi mide kanseri riskini azaltır mı?
Araştırmalar, H. pylori bakterisinin tedavi edilmesinin mide kanseri riskini azalttığını göstermektedir; mide dokusunda ileri değişiklikler gelişmeden yapılan tedavinin etkisi daha belirgindir. Tedavi genellikle birkaç antibiyotik ile mide asidini azaltan bir ilacın birlikte kullanılmasından oluşur. Tedavi bittikten bir süre sonra bakterinin gerçekten yok olduğunu doğrulamak için nefes ya da dışkı testi yapılması önerilir.
Midem tamamen alınırsa nasıl beslenirim?
Midenin tamamı alındığında yemek borusu doğrudan ince bağırsağa bağlanır ve vücut bu yeni düzene zamanla uyum sağlar. Başlangıçta az miktarda yiyecekle doyma, şişkinlik ve kilo kaybı sık görülür. Gün içinde birçok küçük öğün yemek, sıvıları öğün aralarında içmek ve protein ağırlıklı beslenmek yardımcı olur. Vitamin desteği ve diyetisyen önerileriyle çoğu kişi zamanla günlük yaşamına uygun bir beslenme düzeni oluşturur.
Kemoterapi sırasında çalışmaya devam edebilir miyim?
Pek çok hasta, tedavinin yoğunluğuna ve işinin niteliğine bağlı olarak çalışma hayatını belli ölçüde sürdürebilir. Kemoterapi günleri ve sonrasındaki birkaç gün yorgunluk daha belirgin olabilir; bu dönemlerde esnek çalışma ya da izin planlamak işinizi kolaylaştırır. Ağır fiziksel güç gerektiren ya da enfeksiyon riskinin yüksek olduğu ortamlarda çalışıyorsanız bunu hekiminizle paylaşmanız, kan değerlerinize göre doğru önlemlerin alınmasını sağlar.
Mide Kanseri randevusu için Beşiktaş bölgesinden nereye başvurmalıyım?
Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilir ya da iletişim sayfasındaki formu doldurabilirsiniz.
Ara WhatsApp