Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı Erken tanı, tedavide başarı şansını artırır Güncel ve kanıta dayalı tedavi yaklaşımı Randevu ve bilgi için arayabilirsiniz
Ulus, Beşiktaş · İstanbul

Beykoz'da Akciğer Kanseri Tedavisi ve Onkoloji Takibi

Beykoz onkoloji doktoru — Akciğer Kanseri tanı ve tedavisi. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı. Randevu: 0553 747 02 12.

Uzun süren bir öksürük, akciğer filminde tesadüfen görülen bir gölge ya da yeni konmuş bir tanı... Akciğer kanseriyle ilgili bilgi ararken doğru ve anlaşılır kaynaklara ihtiyaç duyulur. Bu sayfa, Beykoz bölgesinden bilgi arayan okurlar için akciğer kanserinin tıbbi onkoloji yönünü özetler. Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Buradaki içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesiyle verilir.

Beykoz, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.

Hiç Sigara İçmemiş Kişilerde Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri yalnızca sigara içenlerin hastalığı değildir. Hiç tütün kullanmamış kişilerde de görülebilir ve bu grupta kadınlara daha sık rastlanır. Bu hastalarda en sık karşılaşılan tip, akciğerin salgı bezi hücrelerinden gelişen adenokarsinomdur. Pasif içicilik, radon, hava kirliliği ve mesleki maruziyetler olası nedenler arasında sayılsa da çoğu hastada belirgin bir tetikleyici bulunamaz.

Sigara içmeyenlerde gelişen akciğer kanserinin biyolojisi çoğu zaman farklıdır. Tümör dokusunda EGFR, ALK gibi sürücü gen değişikliklerine daha sık rastlanır. Bu değişiklikler tablet şeklinde alınan hedefe yönelik ilaçlarla tedavi imkânı sunduğu için moleküler testlerin eksiksiz yapılması bu hasta grubunda özellikle belirleyicidir. Öte yandan sigara içmeyen kişilerde inatçı öksürük ya da nefes darlığı, kanser olasılığı akla gelmediği için uzun süre astım veya bronşit gibi değerlendirilebilir. Geçmeyen solunum şikâyetlerinde, sigara öyküsü olmasa bile, akciğer görüntülemesinin istenmesi tanıda gecikmeyi önleyebilir. Bu nedenle sigara içmiyor olmak, uzun süren şikâyetlerin araştırılmasını ertelemek için bir gerekçe sayılmamalıdır.

Tümörde Gen Testleri ve Sıvı Biyopsi

Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde, özellikle adenokarsinomda, tümörün büyümesini yönlendiren sürücü gen değişikliklerinin araştırılması tedavi planının ayrılmaz bir parçasıdır. Doku örneğinde EGFR, ALK, BRAF, KRAS, MET ve RET gibi genlerdeki değişiklikler ile diğer bazı gen birleşmeleri incelenir. Bu analizler giderek artan biçimde, çok sayıda geni aynı anda tarayan yeni nesil dizileme yöntemleriyle yapılmaktadır.

Aynı örnekte, bağışıklık sistemini frenleyen bir proteinin tümör hücrelerindeki düzeyi de boyamayla ölçülür; bu sonuç immünoterapinin nasıl kullanılacağına dair yol gösterir. Doku miktarı yetersiz kaldığında ya da yeni biyopsi riskli olduğunda, kandaki serbest tümör DNA'sının incelendiği sıvı biyopsi bir seçenek olabilir. Sıvı biyopsinin olumsuz sonucu her zaman değişiklik olmadığı anlamına gelmez; bu durumda doku testi yeniden düşünülebilir. Sonuçların gelmesi zaman alabileceği için, hastanın durumu izin veriyorsa ilaç seçimi genellikle bu sonuçlar beklenerek yapılır. Test raporlarınızın bir kopyasını saklamak, ileride tedavi değişikliği gündeme geldiğinde işinize yarar.

İmmünoterapi: Bağışıklık Sistemini Harekete Geçirmek

Kanser hücreleri, bağışıklık sisteminin frenleme mekanizmalarını kullanarak saldırıdan kaçabilir. İmmünoterapide kullanılan bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri bu frenleri kaldırır ve vücudun kendi savunma hücrelerinin tümörü tanımasına yardımcı olur. Akciğer kanserinde bu ilaçlar yaygın evrede tek başına ya da kemoterapiyle birlikte, lokal ileri evrede kemoradyoterapi sonrasında ve erken evrede ameliyat çevresinde kullanılabilir. Tümörde sürücü gen değişikliği olan hastalarda ise ilk tercih genellikle immünoterapi değil, hedefe yönelik ilaçlardır.

İmmünoterapinin yan etkileri, bağışıklık sisteminin sağlıklı organlara yönelmesinden kaynaklanır. Tiroit bezinde işlev bozukluğu, ciltte kaşıntı ve döküntü, ishal ile birlikte bağırsak iltihabı, karaciğer iltihabı ve akciğer iltihabı görülebilir. Bu etkiler tedavinin herhangi bir döneminde, hatta tedavi bittikten sonra bile başlayabilir. Erken fark edildiğinde çoğu zaman kortizon gibi ilaçlarla kontrol altına alınır; bu nedenle yeni ortaya çıkan her şikâyeti, küçük görünse de, onkoloji ekibine iletmek gerekir. İlaçlar genellikle belirli haftalık aralıklarla, damar yoluyla ve kısa süreli infüzyonlar şeklinde uygulanır.

Beykoz ve Çevresinden Gelen Hastalarda Belirtilerin Kontrolü ve Destek Tedavisi

Tedavi yalnızca tümöre değil, hastanın gün içinde yaşadığı şikâyetlere de odaklanmalıdır. Destek (palyatif) bakım, hastalığın her döneminde onkolojik tedaviyle birlikte yürütülebilen ve yaşam kalitesini korumayı amaçlayan bir yaklaşımdır; yalnızca hastalığın son dönemi için ayrılmış değildir.

  • Nefes darlığında altta yatan nedene göre akciğer zarları arasındaki sıvının boşaltılması, daralan hava yolunun açılması ya da ilaç tedavisi uygulanabilir.
  • Kemiğe yayılıma bağlı ağrıda ağrı kesiciler, kemiği güçlendiren ilaçlar ve kısa süreli radyoterapi birlikte kullanılabilir.
  • İştahsızlık ve kilo kaybı için diyetisyen desteği ve gerekirse ek beslenme ürünleri değerlendirilir.
  • Öksürük ve balgamda kan, nedenine yönelik tedavilerle hafifletilebilir.

Kaygı, uykusuzluk ve yorgunluk da bedensel belirtiler kadar dikkate alınmalıdır. Şikâyetlerin açıkça dile getirilmesi, ekibin müdahale edebilmesinin ön koşuludur; ağrıya katlanmaya çalışmak tedaviye uyumu da olumsuz etkiler. Hasta yakınlarının da bu süreçte destek alabileceğini unutmamak gerekir; bakım veren kişinin tükenmemesi, hastanın bakımını da doğrudan etkiler.

Beykoz Bölgesinden Randevu

Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Akciğer Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Beykoz bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.

Son güncelleme: 23 Oct 2026
Bu içerik faydalı oldu mu?

Beykoz bölgesi için SSS

Akıllı ilaç tedavisi her hastaya uygulanabilir mi?
Hayır. Hedefe yönelik ilaçlar, tümörde belirli bir gen değişikliği saptanan hastalarda etkilidir. Bu nedenle önce biyopsi dokusunda ya da kanda moleküler testler yapılır. Değişiklik bulunmayan hastalarda bu ilaçlardan yarar beklenmez; tedavi kemoterapi ve immünoterapi seçenekleriyle planlanır. Test sonucunun ne gösterdiğini ve sizin için hangi seçeneklerin geçerli olduğunu hekiminize sorabilirsiniz.
Akciğer kanseri tedavisi ne kadar sürer?
Süre, kanserin tipine, evresine ve seçilen tedaviye göre değişir. Ameliyat sonrası verilen kemoterapi genellikle birkaç ay içinde tamamlanır. Kemoradyoterapi birkaç haftalık bir dönemi kapsar ve ardından immünoterapi aylarca sürebilir. Yaygın evrede ise ilaç tedavisi, etkili olduğu ve tolere edildiği sürece devam eder; bazı akıllı ilaçlar yıllarca kullanılabilir.
İleri yaştaki hastalara kemoterapi verilebilir mi?
Yaş tek başına tedaviye engel değildir. Karar verilirken takvim yaşından çok kişinin günlük işlerini ne ölçüde yapabildiği, eşlik eden hastalıkları, böbrek ve kalp fonksiyonları ile beslenme durumu dikkate alınır. Gerekli görülürse doz ayarlamaları, daha hafif ilaç kombinasyonları ya da uygun hastalarda hedefe yönelik veya immünoterapi seçenekleri kullanılabilir. Tedavi planı, hastanın kendi tercihleri de gözetilerek birlikte belirlenir.
Tedavi sırasında egzersiz yapabilir miyim?
Genel durumunuz uygunsa hafif ve düzenli egzersiz önerilir. Kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri ve hafif kas güçlendirme hareketleri yorgunluğu azaltmaya ve solunum kapasitesini korumaya yardımcı olabilir. Kan değerlerinin düşük olduğu dönemlerde, ateş ya da belirgin nefes darlığı varken egzersizi ertelemek gerekir. Kemiğe yayılımı olan hastalarda hangi hareketlerin uygun olduğu hekimle belirlenmelidir.
Akciğer Kanseri randevusu için Beykoz bölgesinden nereye başvurmalıyım?
Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilir ya da iletişim sayfasındaki formu doldurabilirsiniz.
Ara WhatsApp