Rahim ağzı kanseri çoğu zaman genç ve orta yaştaki kadınlarda görüldüğü için tanı; iş, aile ve çocuk sahibi olma planlarını da doğrudan etkiler. Beykoz çevresinde yaşayan ve bu konuda anlaşılır bilgi arayan kadınlar, aşağıdaki bölümlerde tarama, tanı, evreleme ve tedavi seçeneklerine dair ayrıntıları bulabilir. Prof. Dr. Meral Günaldı, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde iç hastalıkları ve tıbbi onkoloji alanında hizmet vermektedir. Okuduklarınızı muayenede sormak istediklerinizi belirlemek için kullanabilirsiniz.
Beykoz, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Evreleme: MR ve PET-BT Neyi Gösterir?
Tedavi planlamasının ilk basamağı olan evre, hastalığın yalnızca rahim ağzında mı kaldığını, çevre dokulara, vajinaya, leğen kemiği duvarına, mesane veya bağırsağa uzanıp uzanmadığını ve uzak organlara yayılıp yayılmadığını tanımlar. Uluslararası FIGO sistemi güncel hâliyle muayene bulgularına ek olarak görüntüleme ve patoloji sonuçlarını da evrelemeye dahil eder.
Evreleme sürecinde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:
- Pelvik muayene: Tümörün boyutu ve çevreye uzanımı hakkında ilk bilgiyi verir.
- Pelvik MR: Tümörün büyüklüğünü, rahim ağzı çevresindeki dokulara (parametrium) uzanımını ve vajinaya yayılımını ayrıntılı gösterir.
- PET-BT: Leğen kemiği ve aort çevresindeki lenf bezlerini ve uzak yayılımı değerlendirmede yararlıdır.
- Sistoskopi ve rektoskopi: Mesane ya da bağırsak tutulumundan şüphelenildiğinde yapılabilir.
Lenf bezlerinin durumu, özellikle ışın tedavisi alanının belirlenmesinde belirleyicidir. Doğru evreleme, ameliyat ile kemoradyoterapi arasındaki tercihin temelini oluşturur. Evreleme tetkikleri tamamlanmadan tedavi türüne karar verilmemesi, gereksiz ya da yetersiz tedaviden kaçınmayı sağlar.
Yayılmış ya da Tekrarlayan Hastalıkta İlaç Tedavisi
Hastalık tanı anında uzak organlara yayılmışsa ya da tedaviden sonra tekrarlamışsa, tedavinin temelini sistemik yani tüm vücuda etki eden ilaçlar oluşturur. Bu durumda en sık kullanılan kemoterapi, platin grubundan bir ilaç (sisplatin ya da karboplatin) ile paklitakselin birlikte verilmesidir.
Bu temel kemoterapiye uygun hastalarda şu ilaçlar eklenebilir:
- Bevacizumab: Tümörün beslenmesi için yeni damar oluşumunu engelleyen bir antikor
- Pembrolizumab: Tümör dokusunda belirli bir bağışıklık belirteci saptanan hastalarda bağışıklık sistemini harekete geçiren bir ilaç
Bevacizumab kullanımı sırasında tansiyon yükselmesi, idrarda protein kaçağı ve özellikle daha önce ışın almış bölgede bağırsakla vajina ya da mesane arasında anormal bağlantı (fistül) gelişme riski izlenir. Daha önce tedavi görmüş hastalarda ikinci basamak seçenekler arasında farklı kemoterapi ilaçları ve tisotumab vedotin gibi antikor-ilaç birleşimleri yer alır. Yalnızca leğen bölgesinde sınırlı nükslerde ise ışın tedavisi ya da geniş cerrahi yeniden değerlendirilebilir.
Beykoz ve Çevresinden Gelen Hastalar İçin Tedavi Sonrası Takip
Tedavinin tamamlanmasından sonra düzenli kontroller başlar. Kontrollerin ilk yıllarda daha sık yapılması, zamanla aralıkların açılması yaygın bir uygulamadır; size uygun takvimi hekiminiz belirler. Her kontrolde yakınmalar sorgulanır ve jinekolojik muayene yapılır. Görüntüleme ise herkese rutin olarak değil, belirtilere ve hastalığın başlangıçtaki risk düzeyine göre planlanır.
Işın tedavisi almış kadınlarda vajina zamanla daralabilir ve esnekliğini yitirebilir. Bunu önlemek için vajinal dilatör kullanımı önerilir; bu basit araç hem muayenelerin rahat yapılmasına hem de cinsel yaşamın sürdürülmesine yardımcı olur. Işın tedavisi yumurtalık işlevini sonlandırabildiği için genç kadınlarda erken menopoz belirtileri görülebilir; bu durumda hormon kullanımının uygun olup olmadığı hekimle konuşulur.
Şu belirtiler kontrol tarihini beklemeden bildirilmelidir:
- Yeni başlayan vajinal kanama ya da akıntı
- Bel, kalça veya bacakta geçmeyen ağrı
- Bacakta şişlik
- Süregen öksürük ve açıklanamayan kilo kaybı
- İdrar ya da dışkıda kan görülmesi
Tedavi sonrasında da sigarayı bırakmak ve genel sağlık kontrollerini sürdürmek, uzun dönem sağlığınızı destekler.
Tümör Konseyi, İkinci Görüş ve Psikolojik Destek
Ameliyat mı yoksa kemoradyoterapi mi seçileceği, tedavinin tümüyle farklı yönlere gitmesine neden olan bir karardır. Bu nedenle olguların jinekolojik onkoloji cerrahı, radyasyon onkoloğu, tıbbi onkolog, radyolog ve patoloğun bir araya geldiği multidisipliner tümör konseyinde tartışılması yaygın kabul gören bir yaklaşımdır. Ameliyat ile ışın tedavisinin aynı hastada gereksiz yere art arda uygulanmasından kaçınmak, yan etki yükünü azaltmak açısından da önem taşır.
Tedaviye başlamadan önce ikinci bir hekim görüşü almak, hastanın kendi hakkıdır ve tedaviyi geciktirmeyecek biçimde planlandığında karar sürecine katkı sağlayabilir. Bunun için patoloji raporları, görüntüleme kayıtları ve muayene bulguları yeterlidir.
Tanı çoğu zaman aile kurma, çocuk sahibi olma ve cinsellikle ilgili planların yoğun olduğu bir dönemde geldiği için duygusal yük de ağırdır. Kaygı, üzüntü, beden algısında değişiklik ve eşle iletişim güçlükleri olağan tepkilerdir. Psikolog ya da psikiyatri desteği, cinsel sağlık danışmanlığı ve hasta destek grupları bu süreçte yararlı olabilir.
Beykoz Bölgesinden Randevu
Beykoz ve çevresinden gelen hastalar, Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.