Mide kanseri, belirtileri çoğu zaman sıradan hazımsızlıkla karışan ve tanı sürecinde birçok uzmanın birlikte çalışmasını gerektiren bir hastalıktır. Bu sayfada tanı yöntemlerinden ameliyat sonrası beslenmeye kadar farklı konuları bulacaksınız. Prof. Dr. Meral Günaldı, tıbbi onkoloji alanında sindirim sistemi tümörlerinde ilaç tedavisinin planlanması ve izlemiyle ilgilenmektedir; Büyükçekmece bölgesinden ve İstanbul'un farklı semtlerinden gelen hastalar Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede değerlendirilir.
Büyükçekmece, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Gözden Kaçabilen İlk Şikâyetler
Erken dönem mide kanseri çoğu kişide hiçbir yakınmaya yol açmaz ya da günlük hayatta sık rastlanan sindirim sorunlarından ayırt edilemeyecek kadar silik belirtiler verir. Yemekten sonra midede dolgunluk, az yemekle çabuk doyma, şişkinlik, geğirme ve mide ağzında yanma bunlara örnektir. Bu yakınmaların büyük çoğunluğu gastrit, reflü ya da fonksiyonel dispepsi gibi iyi huylu durumlardan kaynaklanır.
Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, şikâyetin seyridir. Haftalar boyunca geçmeyen, kullanılan mide ilaçlarına rağmen tekrarlayan ya da yeni ortaya çıkıp giderek artan hazımsızlık bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Özellikle ileri yaşta ilk kez başlayan sindirim yakınmaları, ailede mide kanseri bulunan kişilerdeki şikâyetler ve kansızlığın eşlik ettiği durumlar, endoskopi gerekip gerekmediğine karar verilirken göz önünde tutulur. Kendi kendine uzun süre mide koruyucu ilaç kullanmak, altta yatan sorunu maskeleyerek tanının gecikmesine neden olabilir; bu yüzden ilaçla geçmeyen yakınmalar için hekime başvurmak yerinde olur.
Cerrahi ve Endoskopik Tedavi Seçenekleri
Hastalık mideyle ve çevresindeki lenf bezleriyle sınırlıysa, tedavinin merkezinde tümörün çıkarılması yer alır. Çok erken evrede, yalnızca en iç katmanla sınırlı ve belirli özellikleri taşıyan küçük tümörler karın açılmadan endoskopik yöntemlerle çıkarılabilir. Endoskopik submukozal diseksiyon adı verilen bu teknikte tümör, altındaki dokudan ayrılarak tek parça hâlinde alınır ve mide korunur.
Daha derine ilerlemiş tümörlerde genel cerrahi uzmanı tarafından gastrektomi yapılır. Tümörün yerine göre midenin bir bölümü (subtotal gastrektomi) ya da tamamı (total gastrektomi) çıkarılır. Ameliyatta mideyle birlikte çevredeki lenf bezleri de sistematik olarak temizlenir; bu işlem hem hastalığın kontrolü hem de doğru evreleme için gereklidir. Ameliyat açık ya da laparoskopik yöntemle yapılabilir. Ameliyat sonrası birkaç gün hastanede kalınır ve beslenmeye sıvı gıdalarla, kademeli olarak geçilir. Uzak organlara yayılmış hastalıkta ameliyat çoğu zaman ilk seçenek değildir; ancak kanama ya da mide çıkışında tıkanma gibi sorunları gidermek için girişimler gündeme gelebilir. Tıbbi onkoloji hekimi, ameliyat öncesi ve sonrası ilaç tedavisini cerrahi ekiple birlikte planlar.
Büyükçekmece ve Çevresinden Başvuran Hastalarda Tümör Konseyi ve İkinci Görüş
Bir hastanın tedavi yolu belirlenirken genel cerrahi, gastroenteroloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji hekimlerinin bakış açısına ihtiyaç duyulur. Multidisipliner tümör konseyi, bu uzmanların hastanın görüntülerini, patoloji sonuçlarını ve genel durumunu birlikte değerlendirdiği toplantıdır. Ameliyatın zamanlaması, ameliyat öncesi tedavinin gerekip gerekmediği ya da radyoterapinin bir rolü olup olmadığı gibi sorular burada ortak bir bakışla ele alınır.
Tanısı yeni konmuş ya da kendisine tedavi planı önerilmiş bir hasta, kararını vermeden önce başka bir hekimin değerlendirmesini almak isteyebilir. İkinci görüş, mevcut planı sorgulamak için değil, kişinin seçeneklerini anlamasına destek olmak için alınır. Bu değerlendirme için endoskopi ve patoloji raporları, tomografi ve varsa PET-BT görüntülerinin dijital kopyaları, kan tahlilleri, ameliyat notu ve kullanılan ilaçların listesi gerekir. Patoloji preparatlarının ayrıca incelenmesi de istenebilir. Belgelerin eksiksiz getirilmesi, değerlendirmenin tek görüşmede tamamlanmasını kolaylaştırır. Görüşme sonunda varılan öneriler, mevcut tedavi ekibinizle paylaşılabilecek biçimde yazılı olarak da aktarılabilir.
Büyükçekmece Bölgesinden Gelen Hastalar İçin Tedavi Sonrası İzlem
Ameliyat ve planlanan ilaç tedavisi tamamlandıktan sonra izlem dönemi başlar. Bu dönemde hekim muayenesi, kan tahlilleri ve gerektiğinde tomografi ile hastalığın geri dönüp dönmediği takip edilir. Kontrollerin sıklığı ve hangi tetkiklerin isteneceği, hastalığın başlangıçtaki evresine ve uygulanan tedaviye göre kişiye özel belirlenir; ilk yıllarda daha sık, sonrasında daha seyrek görüşmeler planlanır.
İzlem yalnızca tümör kontrolünden ibaret değildir. Mide ameliyatı geçirmiş kişilerde kilo, vitamin ve mineral düzeyleri, kemik sağlığı ve kansızlık açısından değerlendirme sürdürülür. Midenin bir kısmı korunmuşsa, kalan mide dokusunun durumunu görmek için endoskopi istenebilir. Kemoterapiye bağlı el ve ayak uyuşukluğu gibi uzun süren yan etkiler, uyku düzeni, ruh hâli ve işe dönüş planı da bu görüşmelerde ele alınır. Sigarayı bırakmak ve düzenli hareket etmek, genel sağlığı destekleyen adımlar olarak önerilir. Yeni başlayan ve geçmeyen ağrı, kusma, iştahsızlık ya da kilo kaybı gibi yakınmalar, bir sonraki kontrol tarihi beklenmeden tedavi ekibiyle paylaşılmalıdır.
Büyükçekmece Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Mide Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Büyükçekmece bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.