Endometrium kanserinde tedavi artık yalnızca tümörün büyüklüğüne değil, patolojide saptanan alt tipe ve moleküler özelliklere göre de şekilleniyor. Çatalca çevresinde yaşayan ve bu konuda güncel, anlaşılır bilgi arayan hastalar için hazırlanan bu sayfada tanı yöntemlerinden ilaç tedavilerine kadar pek çok başlık bulacaksınız. Prof. Dr. Meral Günaldı, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde iç hastalıkları ve tıbbi onkoloji alanında hizmet vermektedir. Okuduklarınızı kendi durumunuzla ilgili sorular hazırlamak için kullanabilirsiniz.
Çatalca, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Endometrium Tabakası ve Hastalığın Başlangıcı
Rahim, kalın kas duvarı olan armut biçiminde bir organdır. Bu kas duvarının içini döşeyen ince zara endometrium denir. Doğurganlık yıllarında bu zar her ay östrojen ve progesteron hormonlarının etkisiyle kalınlaşır, gebelik oluşmazsa adet kanamasıyla dökülür. Hormonların bu dengeli döngüsü, zarın kontrolsüz büyümesini engelleyen doğal bir fren gibi çalışır.
Progesteronun karşılamadığı uzun süreli östrojen etkisi altında endometrium hücreleri gereğinden fazla çoğalabilir. Bu duruma endometrial hiperplazi, yani zarın aşırı kalınlaşması adı verilir. Hiperplazinin bir kısmı hücre düzeyinde düzensizlik (atipi) içerir ve zamanla kansere dönüşme eğilimi taşır; bu nedenle atipili hiperplazi kanser öncesi bir durum olarak kabul edilir ve hekim tarafından tedavi edilir. Hastalığın bazı alt tipleri ise hormonla ilişkisiz biçimde, çoğunlukla ileri yaşta ve ince bir endometrium zemininde gelişir. Bu iki farklı yol, ileride tedavinin neden kişiden kişiye değiştiğini anlamak için de iyi bir başlangıç noktasıdır.
Kemoterapi Süreci Nasıl İlerler?
Endometrium kanserinde en sık kullanılan kemoterapi, iki ilacın birlikte verildiği karboplatin ve paklitaksel kombinasyonudur. İlaçlar damar yoluyla, genellikle birkaç haftada bir tekrarlanan kürler hâlinde ayaktan uygulanır. Kür sayısı ve aralığı, tedavinin amacına ve hastanın tedaviyi nasıl tolere ettiğine göre hekim tarafından belirlenir.
Her kürden önce kan sayımı ile böbrek ve karaciğer testlerine bakılır; değerler uygun değilse tedavi ertelenebilir ya da doz ayarlanabilir. Bu kombinasyonla sık karşılaşılan yan etkiler arasında saç dökülmesi, yorgunluk, beyaz kan hücrelerinin düşmesine bağlı enfeksiyon eğilimi, el ve ayaklarda uyuşma (nöropati) ile eklem ve kas ağrıları sayılabilir. Bulantı genellikle tedavi öncesinde verilen ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Tedavi sırasında ateş yükselmesi, nefes darlığı ya da ağız içinde yaralar gibi durumlarda tedavi ekibine haber vermek gerekir. Kemoterapi; ileri evrede, hastalık nüks ettiğinde ya da ameliyat sonrası yüksek riskli durumlarda kullanılabilir.
İmmünoterapi ve Hedefe Yönelik İlaçlar
Bağışıklık sistemini kanser hücrelerini tanıyacak şekilde destekleyen immünoterapi, endometrium kanserinin ileri ve nüks eden formlarında önemli bir seçenek hâline geldi. Bu ilaçlar özellikle uyumsuzluk onarım eksikliği (dMMR) ya da mikrosatellit instabilitesi gösteren tümörlerde etkili olabilir. Pembrolizumab ve dostarlimab gibi ilaçlar, uygun hastalarda kemoterapiyle birlikte ya da tek başına kullanılabilmektedir.
Onarım sistemi sağlam olan bazı tümörlerde, immünoterapinin damar oluşumunu baskılayan lenvatinib adlı ağızdan alınan bir ilaçla birleştirilmesi seçenekler arasında yer alır. İmmünoterapi, kemoterapiden farklı bir yan etki profiline sahiptir: Bağışıklık sistemi zaman zaman sağlıklı organlara yönelebilir ve tiroid bezi, bağırsak, karaciğer, akciğer ya da cilt üzerinde iltihaplanmaya neden olabilir. Bu nedenle tedavi boyunca düzenli kan testleri yapılır ve yeni başlayan ishal, öksürük, aşırı yorgunluk gibi belirtiler gecikmeden bildirilmelidir. Hangi ilacın kime uygun olduğu, tümörün moleküler özellikleri ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Tedavi Bittikten Sonra İzlem: Çatalca ve Yakın Semtlerden Gelenler İçin
Tedavinin tamamlanması, düzenli kontrollerin başlangıcıdır. İzlem görüşmelerinde öncelikle hastanın yakınmaları dinlenir ve jinekolojik muayene yapılır; vajina tepesinin muayenesi, yerel nüksün fark edilmesinde değerli bir yöntemdir. Kan testleri ve görüntüleme ise rutin olarak herkese değil, belirtilere ve hastalığın başlangıçtaki risk düzeyine göre istenir.
Kontrol aralıkları, ilk yıllarda daha sık olup zamanla seyrekleşir; bu takvimi hekiminiz sizin durumunuza göre belirler. İki kontrol arasında aşağıdaki belirtileri fark ederseniz randevu tarihini beklemeden hekiminize haber vermeniz uygun olur:
- Vajinadan yeni başlayan kanama ya da kanlı akıntı
- Kasık, sırt veya karında geçmeyen ağrı
- Bacaklarda şişlik
- Açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık
- Süregen öksürük ya da nefes darlığı
Endometrium kanseri için toplumda uygulanan bir tarama testi bulunmadığından, izlem dönemindeki asıl dayanak hastanın kendi vücudundaki değişikliklere dikkat etmesi ve bunları paylaşmasıdır. Kontrollere gelirken aradaki dönemde yaşadığınız yakınmaları kısaca not almanız görüşmeyi kolaylaştırır.
Çatalca Bölgesinden Randevu
Rahim (Endometrium) Kanseri için değerlendirme yaptırmak isteyen Çatalca bölgesindeki hastalar, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede Prof. Dr. Meral Günaldı'dan randevu alabilir. İletişim: 0553 747 02 12.