Uzun süren bir öksürük, akciğer filminde tesadüfen görülen bir gölge ya da yeni konmuş bir tanı... Akciğer kanseriyle ilgili bilgi ararken doğru ve anlaşılır kaynaklara ihtiyaç duyulur. Bu sayfa, Çekmeköy bölgesinden bilgi arayan okurlar için akciğer kanserinin tıbbi onkoloji yönünü özetler. Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Buradaki içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesiyle verilir.
Çekmeköy, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Hangi Şikâyetler Değerlendirilmeli?
Erken dönemde çoğunlukla sessiz seyreden akciğer kanserinde belirtiler genellikle tümör büyüdüğünde, bir hava yolunu daralttığında ya da yayıldığında ortaya çıkar. Şikâyetler soğuk algınlığı veya sigaraya bağlı öksürük gibi sıradan nedenlere kolayca yorulabildiği için dikkat edilmesi gereken nokta, alışılmış örüntüdeki değişikliktir.
- Uzun süredir var olan öksürüğün karakterinin değişmesi ya da yeni başlayan öksürüğün geçmemesi
- Balgamla birlikte kan gelmesi
- Merdiven çıkarken ya da yürürken öncekine göre daha çabuk nefes nefese kalmak
- Aynı bölgede tekrarlayan ya da tedaviye yanıt vermeyen akciğer enfeksiyonları
- Açıklanamayan iştahsızlık ve kilo kaybı
Yayılmış hastalıkta kemiklerde ağrı, baş ağrısı ya da denge sorunları, boyunda şişlik ve yüzde ödem gibi belirtiler görülebilir. Bu şikâyetlerin hiçbiri tek başına kanser anlamına gelmez; ancak birkaç haftayı aşan ya da giderek artan yakınmalarda bir hekime başvurmak ve gerekirse akciğer görüntülemesi yaptırmak doğru yaklaşımdır. Sigara içen ya da geçmişte içmiş kişilerde bu eşik daha da düşük tutulmalıdır.
Lokal İleri Evrede Kemoradyoterapi
Hastalık göğüs içindeki lenf bezlerine yayılmış ancak uzak organlara ulaşmamışsa ve ameliyat uygun değilse, tedavinin omurgasını kemoterapi ile radyoterapinin eş zamanlı verilmesi oluşturur. Kemoradyoterapi adı verilen bu yaklaşımda kemoterapi, ışının tümör üzerindeki etkisini güçlendirir. Tedavi birkaç hafta sürer ve radyoterapi hafta içi her gün kısa seanslar hâlinde uygulanır.
Kemoradyoterapiyi tamamlayan ve hastalığı ilerlemeyen uygun hastalarda, ardından bir süre immünoterapi verilmesi standart yaklaşımlar arasındadır; EGFR değişikliği olan seçilmiş hastalarda ise bu aşamada hedefe yönelik ilaç tercih edilebilir. Bu dönemde yemek borusunun tahrişine bağlı yutkunma güçlüğü ve radyasyona bağlı akciğer iltihabı (radyasyon pnömoniti) gelişebilir. Yeni başlayan öksürük, ateş ya da artan nefes darlığı ekibe bildirilmelidir. Hastanın genel durumu eş zamanlı tedaviyi kaldıramayacak düzeydeyse, kemoterapi ve radyoterapi ardışık olarak da planlanabilir. Bu süreçte yumuşak kıvamlı besinler ve bol sıvı, yutkunma güçlüğünü hafifletmeye yardımcı olur. Işınlanan bölgedeki ciltte kızarıklık ve kuruluk da görülebilir.
İmmünoterapi: Bağışıklık Sistemini Harekete Geçirmek
Kanser hücreleri, bağışıklık sisteminin frenleme mekanizmalarını kullanarak saldırıdan kaçabilir. İmmünoterapide kullanılan bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri bu frenleri kaldırır ve vücudun kendi savunma hücrelerinin tümörü tanımasına yardımcı olur. Akciğer kanserinde bu ilaçlar yaygın evrede tek başına ya da kemoterapiyle birlikte, lokal ileri evrede kemoradyoterapi sonrasında ve erken evrede ameliyat çevresinde kullanılabilir. Tümörde sürücü gen değişikliği olan hastalarda ise ilk tercih genellikle immünoterapi değil, hedefe yönelik ilaçlardır.
İmmünoterapinin yan etkileri, bağışıklık sisteminin sağlıklı organlara yönelmesinden kaynaklanır. Tiroit bezinde işlev bozukluğu, ciltte kaşıntı ve döküntü, ishal ile birlikte bağırsak iltihabı, karaciğer iltihabı ve akciğer iltihabı görülebilir. Bu etkiler tedavinin herhangi bir döneminde, hatta tedavi bittikten sonra bile başlayabilir. Erken fark edildiğinde çoğu zaman kortizon gibi ilaçlarla kontrol altına alınır; bu nedenle yeni ortaya çıkan her şikâyeti, küçük görünse de, onkoloji ekibine iletmek gerekir. İlaçlar genellikle belirli haftalık aralıklarla, damar yoluyla ve kısa süreli infüzyonlar şeklinde uygulanır.
Tanıdan Sonra Sigarayı Bırakmak
Kanser tanısı aldıktan sonra sigarayı bırakmanın artık bir şey değiştirmeyeceği düşüncesi yaygın ama yanlıştır. Tedavi döneminde sigaraya devam etmek ameliyat sonrası akciğer komplikasyonlarını ve yara iyileşmesi sorunlarını artırabilir, radyoterapinin yan etkilerini ağırlaştırabilir ve bazı ilaçların vücuttaki düzeyini etkileyebilir. Bırakmak; nefes alıp vermeyi kolaylaştırır, enfeksiyon eğilimini azaltır ve tütüne bağlı ikinci bir kanser gelişme riskini düşürür.
Sigarayı bırakmak yalnızca irade meselesi değildir; nikotin bağımlılığı tıbbi bir sorundur ve desteklenmesi gerekir. Sigara bırakma polikliniklerinden, davranışsal destekten ve hekimin uygun gördüğü durumlarda ilaç tedavilerinden yararlanılabilir. Aile bireylerinin evde sigara içmemesi, pasif maruziyeti ortadan kaldırarak hastaya destek olur. Ameliyat ya da kemoterapi öncesinde başlanan akciğer rehabilitasyonu, yani nefes egzersizleri ve kontrollü fiziksel aktivite programları, solunum kapasitesini korumaya ve tedaviye daha hazırlıklı girmeye katkı sağlayabilir. Bırakma denemesi başarısız olsa bile yeniden denemek mümkündür; birçok kişi ancak birkaç girişimden sonra sigarasız bir düzene geçebilir. Elektronik sigara gibi ürünlerin bırakma aracı olarak kullanılıp kullanılmayacağı da hekimle konuşulmalıdır.
Çekmeköy Bölgesinden Randevu
Çekmeköy ve çevresinden gelen hastalar, Akciğer Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.