Meme dokusundaki hücrelerin denetimsiz çoğalmasıyla başlayan meme kanseri tek tip bir hastalık değildir; tümörün biyolojik özellikleri tedavi yolunu doğrudan belirler. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı olarak meme kanserinde ilaç tedavilerinin planlanması ve izlenmesiyle ilgilenir. Çekmeköy bölgesinden ulaşan hastalar muayene için Ulus, Beşiktaş'taki muayenehaneye başvurabilir. Aşağıdaki bölümler, sık merak edilen konuları sade bir dille ele alıyor.
Çekmeköy, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Memede Fark Edilebilecek Değişiklikler
Erken dönemdeki meme kanseri çoğu zaman hiçbir şikâyet oluşturmaz ve yalnızca görüntüleme sırasında saptanır. Yine de aşağıdaki değişikliklerden birini fark ettiğinizde bir hekime başvurmanız yerinde olur:
- Memede veya koltuk altında yeni ele gelen, çoğu zaman ağrı yapmayan bir sertlik
- Meme derisinde portakal kabuğunu andıran görünüm, çekinti ya da kızarıklık
- Meme başının içe dönmesi veya meme başında yara, kabuklanma
- Özellikle tek taraflı ve kendiliğinden gelen, kanlı ya da berrak akıntı
- İki meme arasında yeni ortaya çıkan boyut veya şekil farkı
Bu bulguların büyük kısmı kist ya da fibroadenom (düzgün sınırlı, iyi huylu bir doku büyümesi) gibi zararsız durumlardan kaynaklanır. Adet döngüsüne bağlı dolgunluk ve hassasiyet de sık yaşanır. Ancak bir değişikliğin iyi huylu olduğuna kendi başınıza karar vermek mümkün değildir; muayene ve gerekirse ultrason ya da mamografi, belirsizliği gidermenin yoludur. Ele gelen sertlik küçülmeden sürüyorsa beklemek yerine değerlendirme istemek doğru adımdır.
Patoloji Raporu ve Meme Kanserinin Alt Tipleri
Biyopsi sonucu yalnızca kanserin varlığını göstermekle kalmaz, tümörün kimliğini de ortaya koyar. Patolog; hücrelerin hangi yapıdan geliştiğini (çoğunlukla süt kanallarından köken alan duktal ya da süt bezciklerinden köken alan lobüler tip), ne kadar farklılaştığını gösteren dereceyi ve özel boyamaların sonuçlarını raporlar. Tedaviyi en çok etkileyen bilgiler bu boyamalardan elde edilir:
- Hormon reseptörleri: östrojen ve progesteron reseptörlerinin varlığı, tümörün hormonlardan beslenip beslenmediğini gösterir.
- HER2 durumu: hücre yüzeyindeki bu büyüme reseptörünün fazla bulunması, ona özel ilaçların kullanılabileceğini düşündürür.
- Çoğalma belirteçleri: hücrelerin ne hızla bölündüğüne dair fikir verir.
Bu sonuçlara göre meme kanseri hormon reseptörü pozitif, HER2 pozitif ve üçlü negatif gibi alt gruplara ayrılır. Üçlü negatif tümörlerde östrojen, progesteron ve HER2 hedeflerinin hiçbiri bulunmaz. Aynı evredeki iki hastanın farklı tedavi alması çoğunlukla bu biyolojik farktan kaynaklanır. Patoloji raporunuzun bir kopyasını saklamanız, ileride başka bir hekime danışırken de işinize yarar.
Hedefe Yönelik Tedaviler ve İmmünoterapi
Hedefe yönelik tedaviler, kanser hücresine özgü bir yapıyı ya da sinyal yolunu tanıyarak etki eder. Meme kanserinde bu alanın bilinen örnekleri, HER2 pozitif tümörlerde bu reseptörü bloke eden antikor ilaçlardır. Bu ilaçlar kemoterapiyle birlikte ya da tek başına, damar yoluyla veya deri altından uygulanabilir. Kalp fonksiyonu üzerinde etki gösterebildikleri için tedavi süresince kalp ultrasonu (ekokardiyografi) ile izlem yapılır. Antikora kemoterapi ilacının bağlandığı yeni nesil ilaçlar da seçilmiş hastalarda kullanılmaktadır.
Hormon reseptörü pozitif hastalıkta, hücre döngüsünü düzenleyen enzimleri baskılayan ilaçlar hormon tedavisiyle birlikte verilebilir. BRCA gen değişikliği taşıyan bazı hastalarda PARP inhibitörleri adı verilen ilaçlar seçenekler arasına girer. İmmünoterapi ise bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını kolaylaştırır; meme kanserinde başlıca üçlü negatif alt tipte, belirli koşullarda kemoterapiyle birlikte kullanılır. Bu tedavilerin hangisinin uygun olduğu patoloji ve gerekiyorsa genetik test sonuçlarına göre belirlenir; tedavi boyunca etki ve yan etkiler düzenli kontrollerle izlenir.
Cerrahi, Radyoterapi ve İlaç Tedavisinin Birlikte Planlanması
Tek bir uzmanlık alanı, meme kanseri tedavisinde bütün kararları tek başına vermez. Genel cerrahi ya da meme cerrahisi, radyasyon onkolojisi, tıbbi onkoloji, radyoloji, patoloji ve gerektiğinde plastik cerrahi bir araya gelerek tedavinin sırasını belirler. Bu toplantılar tümör konseyi olarak adlandırılır ve her hastanın görüntüleri ile patoloji sonuçları burada ortak değerlendirilir.
Meme koruyucu cerrahi yapılan hastaların çoğunda kalan meme dokusuna radyoterapi uygulanır; memenin tamamının alındığı bazı durumlarda da göğüs duvarı ve lenf bezi bölgeleri ışınlanabilir. Kemoterapi verilecekse radyoterapi genellikle onun ardından planlanır, hormon tedavisi ise radyoterapiyle aynı dönemde sürdürülebilir. Hedefe yönelik bazı ilaçlar radyoterapi sırasında kesintisiz devam edebilir. Bu sıralamanın doğru kurulması, hem tedavinin etkinliği hem de yan etkilerin üst üste binmemesi için gerekir. Sizin için çizilen yol haritasını, hangi tedavinin neden ve ne zaman verildiğini sorarak öğrenmeniz sürece katılımınızı kolaylaştırır. Planda bir değişiklik gerektiğinde bunun gerekçesi de sizinle paylaşılır.
Çekmeköy Bölgesinden Randevu
Meme Kanseri için değerlendirme yaptırmak isteyen Çekmeköy bölgesindeki hastalar, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede Prof. Dr. Meral Günaldı'dan randevu alabilir. İletişim: 0553 747 02 12.