Rahim ağzı kanseri, taramayla kanser öncesi aşamada yakalanabilen ve aşıyla büyük ölçüde önlenebilen kanserlerden biridir; buna karşın tanı aldığında tedavi süreci pek çok soruyu beraberinde getirir. Bu sayfa Çekmeköy ve çevresinden bilgi arayan kadınlar için hazırlandı. Prof. Dr. Meral Günaldı, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde iç hastalıkları ve tıbbi onkoloji alanında hastaları değerlendirmektedir. Buradaki bilgiler genel niteliktedir; size uygun tedavi hekim muayenesi ve tetkiklerle belirlenir.
Çekmeköy, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
HPV ile Rahim Ağzı Arasındaki Bağlantı
Rahim ağzı kanserlerinin hemen hepsinin arkasında insan papilloma virüsü (HPV) bulunur. HPV, cinsel temasla bulaşan ve cinsel olarak aktif kişilerin çoğunun yaşamının bir döneminde karşılaştığı yaygın bir virüstür. Enfeksiyonların büyük kısmı belirti vermez ve bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenir.
Sorun, yüksek riskli olarak adlandırılan HPV tiplerinden birinin uzun yıllar boyunca vücutta kalmasıyla başlar. Virüs, rahim ağzının dış yüzeyi ile kanalın birleştiği dönüşüm bölgesi denilen alandaki hücrelere yerleşir ve bu hücrelerin büyüme kontrolünü bozar. Önce kanser öncesi değişiklikler oluşur; bu değişikliklerin bir kısmı kendiliğinden geriler, bir kısmı ise tedavi edilmezse yıllar içinde kansere ilerleyebilir. Bu yavaş seyir, taramanın neden bu kadar işe yaradığını açıklar: Hastalık kanser hâline gelmeden önce uzun bir süre fark edilebilir bir aşamada kalır. HPV enfeksiyonu olan her kadında kanser gelişmez; virüs yalnızca hastalığın ortaya çıkması için gerekli zemini oluşturur.
Lokal İleri Hastalıkta Kemoradyoterapi
Tümör büyükse ya da rahim ağzının dışına, çevre dokulara veya lenf bezlerine uzanmışsa, standart yaklaşım ameliyat yerine kemoradyoterapidir. Bu tedavide dışarıdan uygulanan ışın tedavisi ile aynı dönemde düşük dozda kemoterapi verilir. Kemoterapi burada esas olarak ışının tümör hücreleri üzerindeki etkisini artırma görevi üstlenir; en sık kullanılan ilaç sisplatindir ve genellikle haftalık olarak uygulanır.
Dış ışın tedavisinin ardından ya da sonlarına doğru brakiterapi yapılır. Bu yöntemde ışın kaynağı özel bir aplikatörle doğrudan rahim ağzına ve tümörün yakınına yerleştirilir; böylece tümöre yüksek doz verilirken mesane ve bağırsak daha iyi korunur. Brakiterapi, rahim ağzı kanserinde ışın tedavisinin vazgeçilmez bir parçası kabul edilir. Tıbbi onkoloğun bu süreçteki rolü, kemoterapinin güvenli şekilde verilmesi, böbrek fonksiyonları ve kan değerlerinin izlenmesi ile seçilmiş yüksek riskli hastalarda immünoterapinin tedaviye eklenip eklenmeyeceğinin değerlendirilmesidir. Tüm tedavinin aksamadan ve planlanan sürede tamamlanması, sonucu etkileyen önemli bir unsurdur.
Gebelikte Rahim Ağzı Kanseri Tanısı
Gebelik sırasında saptanabilen kanserler arasında rahim ağzı kanseri de yer alır. Gebeliğin ilk muayenelerinde yapılan smear ya da gebelikte görülen ve başka nedene bağlanamayan kanama, tanıya giden yolu açabilir. Gebelikte kolposkopi güvenle yapılabilir; biyopsi ise gerektiğinde dikkatle alınır.
Bu durumda tedavi planı tek bir hekimin değil, kadın hastalıkları ve doğum, perinatoloji, jinekolojik onkoloji, radyasyon onkolojisi, tıbbi onkoloji ve çocuk hekimlerinden oluşan bir ekibin işidir. Kararda şu sorular belirleyici olur:
- Gebeliğin kaçıncı döneminde olunduğu
- Tümörün boyutu, evresi ve lenf bezi durumu
- Annenin gebeliği sürdürme isteği
Bazı durumlarda tedavi doğum sonrasına ertelenebilir, bazı durumlarda ise gebeliğin ilerleyen döneminde bebeğe güvenli kabul edilen kemoterapiler kullanılabilir. Gebelikte ışın tedavisi bebeğe zarar vereceği için uygulanmaz. Her durum kendi koşulları içinde değerlendirilir ve annenin sağlığı ile bebeğin gelişimi birlikte gözetilir. Doğum şekli de, tümörün durumuna göre ekip tarafından önceden planlanır.
Çekmeköy ve Çevresinden Gelen Hastalar İçin Tedavi Sonrası Takip
Tedavinin tamamlanmasından sonra düzenli kontroller başlar. Kontrollerin ilk yıllarda daha sık yapılması, zamanla aralıkların açılması yaygın bir uygulamadır; size uygun takvimi hekiminiz belirler. Her kontrolde yakınmalar sorgulanır ve jinekolojik muayene yapılır. Görüntüleme ise herkese rutin olarak değil, belirtilere ve hastalığın başlangıçtaki risk düzeyine göre planlanır.
Işın tedavisi almış kadınlarda vajina zamanla daralabilir ve esnekliğini yitirebilir. Bunu önlemek için vajinal dilatör kullanımı önerilir; bu basit araç hem muayenelerin rahat yapılmasına hem de cinsel yaşamın sürdürülmesine yardımcı olur. Işın tedavisi yumurtalık işlevini sonlandırabildiği için genç kadınlarda erken menopoz belirtileri görülebilir; bu durumda hormon kullanımının uygun olup olmadığı hekimle konuşulur.
Şu belirtiler kontrol tarihini beklemeden bildirilmelidir:
- Yeni başlayan vajinal kanama ya da akıntı
- Bel, kalça veya bacakta geçmeyen ağrı
- Bacakta şişlik
- Süregen öksürük ve açıklanamayan kilo kaybı
- İdrar ya da dışkıda kan görülmesi
Tedavi sonrasında da sigarayı bırakmak ve genel sağlık kontrollerini sürdürmek, uzun dönem sağlığınızı destekler.
Çekmeköy Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Çekmeköy bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.