Kolon (kalın bağırsak) kanseri, tarama yöntemleriyle henüz belirti vermeden fark edilebilen kanserlerden biridir. Tanı konduğunda ise cerrahi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin doğru sırayla planlanması gerekir. Esenler ve çevresinden gelen hastalar, Prof. Dr. Meral Günaldı'nın Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji değerlendirmesi için randevu alabilir. Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; tedavi kararları her hasta için ayrı ayrı verilir.
Esenler, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Kolon Kanseri Riskini Artıran Durumlar
Kolon kanseri riski yaşla birlikte belirgin şekilde artar ve hastaların çoğu orta yaşın ilerisindedir. Bununla birlikte son yıllarda genç erişkinlerde görülen vakalar da dikkat çekmektedir. Değiştirilemeyen risk etkenleri arasında yakın akrabalarda kolon kanseri ya da ileri polip öyküsü, kişinin daha önce polip veya kolon kanseri geçirmiş olması, uzun süredir devam eden ülseratif kolit ya da Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalıkları ve kalıtsal kanser sendromları sayılabilir.
Yaşam tarzıyla ilgili etkenler ise önemli ölçüde değiştirilebilir. Kırmızı etin ve salam, sucuk gibi işlenmiş et ürünlerinin sık tüketimi, lif açısından fakir beslenme, fazla kilo ve özellikle bel çevresinde yağlanma, hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımı riskle ilişkilendirilmiştir. Erişkin tipi şeker hastalığı da risk etkenleri arasında yer alır. Bu etkenlerin varlığı hastalığın mutlaka gelişeceğini göstermez; ancak tarama programına başlama zamanı ve sıklığı belirlenirken dikkate alınır. Kendi risk durumunuzu aile öykünüzle birlikte hekiminizle değerlendirmeniz, size uygun planı netleştirir.
Polipten Kansere: Hastalık Nasıl Gelişir?
Kolon kanserlerinin büyük kısmı, bağırsak duvarının iç yüzeyinde başlangıçta iyi huylu olan küçük çıkıntılardan, yani poliplerden gelişir. Adenom adı verilen polip türü, yıllar içinde hücrelerinde biriken gen değişiklikleriyle kötü huylu bir tümöre dönüşebilir. Bu dönüşüm genellikle yavaş ilerler ve bu yavaşlık, kolon kanserini taramayla önlenebilir kanserler arasına sokar.
Kolonoskopi sırasında görülen polipler çoğu zaman aynı işlemde çıkarılabilir. Böylece hem patolojik incelemeyle polipin türü belirlenir hem de kansere dönüşme ihtimali taşıyan doku ortadan kaldırılmış olur. Polipin boyutu, sayısı ve mikroskop altındaki özellikleri, bir sonraki kolonoskopinin ne zaman yapılacağını belirler. Tüm poliplerin kanser riski aynı değildir; hiperplastik denilen bazı küçük polipler genellikle zararsızdır, buna karşın büyük, düz ya da tırtıklı (serrated) yapıdaki polipler daha yakından izlenir. Polipler çoğunlukla belirti vermediği için, şikâyet olmadan yapılan tarama bu aşamada yakalamanın başlıca yoludur. Polip çıkarılan kişilerin kontrol takvimine uyması, yeni gelişebilecek poliplerin de zamanında görülmesini sağlar.
Kolon Kanserinde İmmünoterapi Kimlere Uygun?
İmmünoterapi, kolon kanserli hastaların tamamında değil, belirli bir biyolojik özelliğe sahip tümörlerde etkilidir. DNA'daki hataları onaran sistemi bozuk olan, yani yüksek mikrosatellit instabilitesi gösteren tümörlerde çok sayıda anormal protein oluşur. Bu proteinler bağışıklık sisteminin tümörü yabancı olarak tanımasını kolaylaştırır; bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri de bu tanımayı engelleyen frenleri kaldırarak etki gösterir.
Bu özelliği taşıyan yayılmış hastalıkta immünoterapi, ilk basamakta kemoterapinin yerine kullanılabilen bir seçenek hâline gelmiştir. Ameliyat öncesi dönemde, özellikle rektum yerleşimli bu tür tümörlerde immünoterapinin kullanımı araştırılmakta ve bazı hastalarda uygulanmaktadır. Buna karşılık DNA onarım sistemi sağlam olan tümörlerde, yani hastaların büyük çoğunluğunda, immünoterapinin tek başına etkisi sınırlıdır. Yan etkiler bağışıklık sisteminin sağlıklı dokulara yönelmesine bağlıdır; tiroit sorunları, ishal, cilt döküntüsü ve karaciğer enzimlerinde yükselme görülebilir ve erken bildirildiğinde yönetilmesi kolaylaşır. Bu nedenle immünoterapiye başlamadan önce tümörün DNA onarım durumunun mutlaka bilinmesi gerekir; test yapılmamışsa öncelikle bu eksik tamamlanır.
Kalıtsal Kolon Kanseri Sendromları ve Genetik Danışmanlık
Hastaların küçük bir bölümünde kalın bağırsak kanseri, aileden aktarılan gen değişiklikleriyle ortaya çıkar. Bunların en sık görüleni Lynch sendromudur; DNA onarım genlerindeki bir değişiklikten kaynaklanır ve kolonun yanı sıra rahim iç zarı, yumurtalık, mide ve idrar yolları kanserleri riskini de artırır. Ailesel adenomatöz polipozis (FAP) ise bağırsakta çok sayıda polip gelişmesiyle karakterize, daha nadir bir durumdur.
Genç yaşta kolon kanseri tanısı almak, ailede birden fazla kuşakta kolon ya da rahim kanseri bulunması, aynı kişide birden fazla Lynch ile ilişkili kanser gelişmesi ve tümörde DNA onarım bozukluğu saptanması genetik değerlendirme için ipuçlarıdır. Günümüzde tüm kolon kanserlerinde tümör dokusunda DNA onarım proteinlerinin incelenmesi önerilmektedir; bu inceleme hem tedaviye hem de kalıtsal riskin araştırılmasına yön verir. Kalıtsal bir sendrom saptandığında yakın akrabalara genetik test önerilebilir ve taşıyıcılar için daha erken başlayan, daha sık kolonoskopi programları planlanır. Genetik danışmanlık, sonuçların aile içinde nasıl paylaşılacağı konusunda da yol gösterir.
Esenler Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Esenler bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.