Prostat kanseri tanısı, yalnızca tedavi seçimini değil idrar kontrolü, cinsel yaşam, kemik sağlığı ve ruh hâli gibi pek çok konuyu da gündeme getirir. Bu sayfadaki başlıklar, tedavi seçeneklerinin yanı sıra bu gündelik soruların yanıtlarına da yer veriyor. Esenyurt bölgesinde yaşayan ve tıbbi onkoloji görüşü almak isteyen hastalar, Prof. Dr. Meral Günaldı'nın Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesine başvurabilir. Size özel plan, tetkikleriniz incelendikten sonra konuşulur.
Esenyurt, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Aktif İzlem ile Gözlem Arasındaki Fark
Her prostat kanseri tanısı hemen ameliyat ya da ışın tedavisi gerektirmez. Düşük riskli ve bazı seçilmiş olumlu orta riskli hastalarda aktif izlem önerilebilir. Bu yaklaşımda tümör tedavi edilmeden yakından takip edilir: Belirli aralıklarla PSA ölçülür, MR çekilir ve gerektiğinde biyopsi tekrarlanır. Takip sırasında tümörün daha saldırgan bir hâle geçtiğine dair işaretler görülürse, iyileştirme amaçlı tedaviye geçilir. Böylece yavaş seyirli tümörü olan erkekler, ameliyat ve ışın tedavisinin idrar ve cinsel işlev üzerindeki olası etkilerinden gereksiz yere etkilenmemiş olur.
Gözlem ya da bekle-gör yaklaşımı ise farklı bir amaca hizmet eder. Genellikle ileri yaşta olan ya da ciddi başka hastalıkları bulunan, prostat kanserinin yaşamını etkileme olasılığı düşük görülen erkeklerde tercih edilir. Burada düzenli biyopsi yapılmaz; tedaviye yalnızca belirti ortaya çıktığında, çoğunlukla hormon tedavisiyle başlanır. Hangi yaklaşımın uygun olduğu, kişinin genel sağlığı ve tercihleriyle birlikte değerlendirilir.
Hormon Tedavisi Nasıl Çalışır?
Erkeklik hormonları, yani androjenler, prostattaki kanser hücrelerinin büyük çoğunluğu için başlıca büyüme uyarısıdır. Bu özellik, hormon tedavisinin, tıbbi adıyla androjen baskılama tedavisinin temelini oluşturur. Amaç, vücuttaki testosteron düzeyini çok düşük seviyelere indirerek kanser hücrelerinin büyüme uyarısını ortadan kaldırmaktır. Bu etki farklı yollarla sağlanabilir:
- LHRH agonistleri: deri altına ya da kas içine belirli aralıklarla yapılan iğnelerdir. İlk haftalarda testosteronda geçici bir yükselme yapabildikleri için başlangıçta kısa süreli antiandrojen hap eklenir.
- LHRH antagonistleri: testosteronu ilk yükselme olmadan hızla düşürür; iğne ya da ağızdan alınan formları vardır.
- Cerrahi yöntem: testislerin hormon üreten dokusunun çıkarılması; günümüzde daha seyrek tercih edilir.
Hormon tedavisi, radyoterapiyle birlikte belirli bir süre verilebileceği gibi, yayılmış hastalıkta uzun süreli tedavinin temelini de oluşturur. Tedavinin etkinliği PSA ve testosteron düzeyleriyle izlenir. İğnelerin zamanında yapılması, testosteronun baskılanmış düzeyde kalması için gereklidir; bu nedenle uygulama tarihlerinin bir yere not edilmesi ve tatil ya da seyahat dönemlerinde önceden planlanması önerilir.
Hormon Tedavisinin Yan Etkileri ve Kemik Sağlığı
Testosteronun baskılanması kanser hücrelerini kontrol altına alırken vücudun başka sistemlerini de etkiler. Sıcak basmaları, cinsel istekte azalma ve sertleşme sorunları, yorgunluk, kas kütlesinde azalma, kilo artışı ve meme dokusunda hassasiyet sık karşılaşılan yan etkilerdir. Uzun süreli tedavide kan şekeri, kolesterol ve tansiyon değerleri bozulabilir; kalp ve damar sağlığının bu nedenle izlenmesi gerekir. Bazı hastalar ruh hâlinde değişiklik ve dikkat dağınıklığı da tarif eder.
Kemik kaybı, en az fark edilen ama uzun vadede sorun yaratabilecek yan etkidir. Testosteron eksikliği kemik yoğunluğunu azaltarak kırık riskini artırabilir. Bu nedenle tedavinin başında ve belirli aralıklarla kemik yoğunluğu ölçümü yapılır, kalsiyum ve D vitamini düzeyleri kontrol edilir. Direnç egzersizleri ve düzenli yürüyüş, hem kas hem kemik sağlığına katkı sağlar. Kemik kaybı belirginse kemik koruyucu ilaçlar başlanabilir. Sigarayı bırakmak ve alkolü sınırlamak da kemikleri ve damarları koruyan adımlardır. Yan etkilerin hekimle açıkça konuşulması, birçoğu için uygun çözümler bulunmasını sağlar.
Yeni Kuşak Hormonal İlaçlar
Klasik hormon tedavisi testosteron üretimini büyük ölçüde baskılasa da kanser hücreleri, androjen sinyalini farklı yollardan sürdürmeyi öğrenebilir. Yeni kuşak hormonal ilaçlar, bu yolları hedef alan ağızdan alınan tedavilerdir ve iki ana grupta toplanır. Abirateron, böbrek üstü bezleri ve tümör dokusunda androjen yapımını engeller; düşük doz kortizon türevi bir ilaçla birlikte kullanılır. Enzalutamid, apalutamid ve darolutamid ise androjenin hücre içindeki reseptörüne bağlanmasını engelleyen androjen reseptör inhibitörleridir.
Bu ilaçlar başlangıçta yalnızca klasik hormon tedavisine direnç geliştiğinde kullanılırken, günümüzde hormona duyarlı yayılmış hastalıkta ve bazı yayılmamış ama riskli durumlarda da standart hormon tedavisine eklenebilmektedir. Hangi ilacın seçileceği; hastalığın evresi, eşlik eden hastalıklar ve diğer ilaçlarla etkileşimler dikkate alınarak hekim tarafından belirlenir. Tedavi süresince tansiyon, potasyum, karaciğer değerleri, yorgunluk ve düşme riski gibi konular takip edilir. Kullanılan diğer ilaçların listesinin paylaşılması, etkileşimlerin önlenmesi açısından gereklidir.
Esenyurt Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Prostat Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Esenyurt bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.