Etiler ve çevresinden mide kanseri tanısı almış ya da bu olasılıkla ilgili soru işaretleri taşıyan kişiler için bu sayfa, hastalığın farklı yönlerini sade bir dille ele alıyor. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve tıbbi onkoloji alanında hizmet veren bir hekim olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde kabul ediyor. Aşağıdaki bölümlerde tanıdan tedavi sonrası yaşama uzanan başlıkları bulabilir, hekiminizle yapacağınız görüşmeye hazırlanırken bunlardan yararlanabilirsiniz.
Etiler, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Beşiktaş ilçesinde yer alır. Muayenehane de Beşiktaş ilçesinde, Ulus'tadır.
Hastalığın Yaygınlığı Nasıl Belirlenir?
Tanı konduktan sonraki adım evrelemedir; yani hastalığın midenin içinde mi kaldığını, lenf bezlerine ya da uzak organlara ulaşıp ulaşmadığını ortaya koymak. Evreleme, tedavinin ameliyatla mı, ameliyat öncesi ilaç tedavisiyle mi yoksa doğrudan sistemik tedaviyle mi başlayacağını belirler. Uluslararası kullanılan TNM sisteminde T tümörün duvar içindeki derinliğini, N lenf bezi tutulumunu, M uzak yayılımı ifade eder.
- Bilgisayarlı tomografi: göğüs, karın ve leğen bölgesindeki organları ve lenf bezlerini gösterir.
- Endoskopik ultrason: endoskopun ucundaki ultrason probuyla tümörün duvara ne kadar işlediği ayrıntılı değerlendirilir.
- PET-BT: seçilmiş hastalarda gizli yayılımı araştırmak için istenebilir.
- Tanısal laparoskopi: karın duvarından açılan küçük deliklerle karın zarı incelenir, gerekirse karın içinden sıvı örneği alınır.
Laparoskopi, tomografide görülemeyecek kadar küçük karın zarı yayılımlarını saptayabildiği için ameliyat düşünülen pek çok hastada planlamaya dahil edilir. Evreleme bir kez yapılıp bırakılmaz; ameliyat öncesi tedavi sonrasında görüntülemeler yinelenir ve son evre, ameliyat materyalinin incelenmesiyle netleşir.
Tümörün Biyolojik Özelliklerini Ortaya Koyan Testler
Tedavi seçimi artık yalnızca evreye göre yapılmıyor; tümör dokusunda yapılan bazı ek testler, hangi ilaçlardan yarar görülebileceğine yön veriyor. Bu testler çoğunlukla biyopsi ya da ameliyatla alınmış dokunun üzerinde, patoloji laboratuvarında çalışılır.
- HER2: hücre yüzeyindeki bir büyüme reseptörüdür. Fazla miktarda bulunduğunda bu reseptörü hedefleyen ilaçlar kemoterapiye eklenebilir.
- PD-L1 proteini: bağışıklık sisteminin tümörü tanımasını baskılayan bir proteindir; düzeyi immünoterapi kararında dikkate alınır.
- MSI ve MMR durumu: DNA onarım sistemindeki bozuklukları gösterir. Bu bozukluğu taşıyan tümörler immünoterapiye daha duyarlı olabilir; bulgu ayrıca kalıtsal bir sendromun ipucu olabilir.
- Claudin ailesinden bir yüzey proteini: bu proteini hedefleyen ilaçlara uygunluğu değerlendirmek amacıyla incelenebilir.
Testlerin hangilerinin ne zaman isteneceği, hastalığın evresine ve tedavinin hangi aşamada olduğuna göre hekim tarafından belirlenir. Sonuçlar, ilk tedavi planının yanı sıra ileride gündeme gelebilecek seçenekler için de saklanır. Doku örneği yetersiz kalırsa testlerin tamamlanması amacıyla yeni bir biyopsi istenebilir.
Cerrahi ve Endoskopik Tedavi Seçenekleri
Hastalık mideyle ve çevresindeki lenf bezleriyle sınırlıysa, tedavinin merkezinde tümörün çıkarılması yer alır. Çok erken evrede, yalnızca en iç katmanla sınırlı ve belirli özellikleri taşıyan küçük tümörler karın açılmadan endoskopik yöntemlerle çıkarılabilir. Endoskopik submukozal diseksiyon adı verilen bu teknikte tümör, altındaki dokudan ayrılarak tek parça hâlinde alınır ve mide korunur.
Daha derine ilerlemiş tümörlerde genel cerrahi uzmanı tarafından gastrektomi yapılır. Tümörün yerine göre midenin bir bölümü (subtotal gastrektomi) ya da tamamı (total gastrektomi) çıkarılır. Ameliyatta mideyle birlikte çevredeki lenf bezleri de sistematik olarak temizlenir; bu işlem hem hastalığın kontrolü hem de doğru evreleme için gereklidir. Ameliyat açık ya da laparoskopik yöntemle yapılabilir. Ameliyat sonrası birkaç gün hastanede kalınır ve beslenmeye sıvı gıdalarla, kademeli olarak geçilir. Uzak organlara yayılmış hastalıkta ameliyat çoğu zaman ilk seçenek değildir; ancak kanama ya da mide çıkışında tıkanma gibi sorunları gidermek için girişimler gündeme gelebilir. Tıbbi onkoloji hekimi, ameliyat öncesi ve sonrası ilaç tedavisini cerrahi ekiple birlikte planlar.
Etiler Bölgesinden Gelen Hastalar İçin Tedavi Sonrası İzlem
Ameliyat ve planlanan ilaç tedavisi tamamlandıktan sonra izlem dönemi başlar. Bu dönemde hekim muayenesi, kan tahlilleri ve gerektiğinde tomografi ile hastalığın geri dönüp dönmediği takip edilir. Kontrollerin sıklığı ve hangi tetkiklerin isteneceği, hastalığın başlangıçtaki evresine ve uygulanan tedaviye göre kişiye özel belirlenir; ilk yıllarda daha sık, sonrasında daha seyrek görüşmeler planlanır.
İzlem yalnızca tümör kontrolünden ibaret değildir. Mide ameliyatı geçirmiş kişilerde kilo, vitamin ve mineral düzeyleri, kemik sağlığı ve kansızlık açısından değerlendirme sürdürülür. Midenin bir kısmı korunmuşsa, kalan mide dokusunun durumunu görmek için endoskopi istenebilir. Kemoterapiye bağlı el ve ayak uyuşukluğu gibi uzun süren yan etkiler, uyku düzeni, ruh hâli ve işe dönüş planı da bu görüşmelerde ele alınır. Sigarayı bırakmak ve düzenli hareket etmek, genel sağlığı destekleyen adımlar olarak önerilir. Yeni başlayan ve geçmeyen ağrı, kusma, iştahsızlık ya da kilo kaybı gibi yakınmalar, bir sonraki kontrol tarihi beklenmeden tedavi ekibiyle paylaşılmalıdır.
Etiler Bölgesinden Randevu
Etiler ve çevresinden gelen hastalar, Mide Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.