Menopozdan sonra beklenmedik bir lekelenme ya da kanama fark etmek, pek çok kadında doğal olarak kaygı uyandırır. Bu sayfa, rahmin iç zarından gelişen endometrium kanserini merak eden Etiler ve çevresinden kadınlar ile yakınları için hazırlandı. Prof. Dr. Meral Günaldı, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde iç hastalıkları ve tıbbi onkoloji alanında hastaları değerlendirmektedir. Aşağıdaki bölümler hastalığın farklı yönlerini sade bir dille anlatır; kişisel tedavi kararı ise her zaman muayene ve tetkiklerle verilir.
Etiler, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Beşiktaş ilçesinde yer alır. Muayenehane de Beşiktaş ilçesinde, Ulus'tadır.
Riski Artırabilen Durumlar
Endometrium kanserinin risk faktörlerinin çoğu, vücudun uzun süre karşılanmamış östrojene maruz kalmasıyla ilişkilidir. Yağ dokusu menopozdan sonra da östrojen ürettiği için fazla kilo bu hastalıkta öne çıkan bir etkendir. Riski artırabilen başlıca durumlar şunlardır:
- Fazla kilo ve hareketsiz yaşam
- Tip iki diyabet ve insülin direnci
- Erken yaşta başlayan adet ya da geç gelen menopoz
- Hiç doğum yapmamış olmak
- Polikistik over sendromu gibi düzensiz yumurtlamaya yol açan durumlar
- Progesteron eklenmeden tek başına östrojen içeren hormon tedavisi
- Meme kanseri nedeniyle tamoksifen kullanımı
- Lynch sendromu gibi kalıtsal yatkınlıklar
Bu etkenlerden birine ya da birkaçına sahip olmak hastalığın kesin olarak gelişeceği anlamına gelmez; pek çok kadında risk faktörü olduğu hâlde kanser görülmez. Öte yandan kilo kontrolü, düzenli hareket ve kan şekerinin iyi yönetilmesi, değiştirilebilir etkenler arasında yer alır. Kendi risk durumunuzu merak ediyorsanız, aile öykünüzü ve kullandığınız ilaçları hekiminizle paylaşmanız iyi bir başlangıçtır.
Tanıya Giden Yol: Ultrason, Örnekleme ve Histeroskopi
Şüpheli bir kanamada ilk basamak genellikle jinekolojik muayene ve transvajinal ultrasondur; bu incelemede ince bir prob vajinadan yerleştirilerek endometriumun kalınlığı ve yapısı görüntülenir. Ultrason tek başına kanser tanısı koymaz, yalnızca doku örneği alınması gerekip gerekmediğine yol gösterir. Rahim içinde polip, miyom ya da sıvı birikimi gibi başka bulgular da bu incelemede ortaya çıkabilir.
Kesin tanı için endometriumdan doku alınması şarttır. Bu iş için birkaç yol vardır:
- Endometrial örnekleme (pipelle biyopsisi): İnce, esnek bir kanülle muayenehane koşullarında birkaç dakikada yapılabilen bir işlemdir.
- Histeroskopi: Rahim içine yerleştirilen ince bir kamera ile endometrium doğrudan görülür ve şüpheli alandan hedefli örnek alınır.
- Dilatasyon ve küretaj: Genellikle anestezi altında rahim içinin kazınarak örneklenmesidir.
Hangi yöntemin seçileceği; hastanın yaşı, ultrason bulguları ve ilk örneklemenin yeterli olup olmadığı gibi etkenlere göre kadın hastalıkları hekimi tarafından belirlenir. Kan sulandırıcı kullanıyorsanız işlem öncesinde bunu mutlaka belirtin.
Moleküler Sınıflama Tedaviyi Nasıl Değiştiriyor?
Son yıllarda endometrium kanserinin yalnızca mikroskop görüntüsüyle değil, tümörün genetik özellikleriyle de sınıflandırılabildiği anlaşıldı. Bu yaklaşımla hastalık dört ana moleküler gruba ayrılır:
- POLE mutasyonlu tümörler: Mikroskopta saldırgan görünseler bile genellikle iyi seyirlidir.
- Uyumsuzluk onarım eksikliği (dMMR) olan tümörler: Hücrenin DNA hatalarını düzelten sistemi bozuktur; bu durum Lynch sendromu açısından da ipucu olabilir.
- Kopya sayısı yüksek, seröz benzeri tümörler: Daha saldırgan seyre eğilimlidir.
- Belirgin moleküler özelliği olmayan grup: Seyri diğer bulgulara göre değişir.
Bu gruplama, uygun hastalarda ameliyat sonrası tedavinin azaltılabilmesine ya da yoğunlaştırılmasına imkân tanır. Özellikle uyumsuzluk onarım durumu, immünoterapinin kimlerde daha etkili olabileceğini öngörmede kullanılır. Moleküler testlerin her merkezde ve her hasta için aynı ölçüde yapılmadığını, hangi testin gerektiğine patoloji sonucuna göre karar verildiğini de bilmekte yarar var. Bu testlerin çoğu, ameliyatta ya da biyopside zaten alınmış doku üzerinde yapılır; ek bir işlem gerekmez.
Tedavi Bittikten Sonra İzlem: Etiler ve Yakın Semtlerden Gelenler İçin
Tedavinin tamamlanması, düzenli kontrollerin başlangıcıdır. İzlem görüşmelerinde öncelikle hastanın yakınmaları dinlenir ve jinekolojik muayene yapılır; vajina tepesinin muayenesi, yerel nüksün fark edilmesinde değerli bir yöntemdir. Kan testleri ve görüntüleme ise rutin olarak herkese değil, belirtilere ve hastalığın başlangıçtaki risk düzeyine göre istenir.
Kontrol aralıkları, ilk yıllarda daha sık olup zamanla seyrekleşir; bu takvimi hekiminiz sizin durumunuza göre belirler. İki kontrol arasında aşağıdaki belirtileri fark ederseniz randevu tarihini beklemeden hekiminize haber vermeniz uygun olur:
- Vajinadan yeni başlayan kanama ya da kanlı akıntı
- Kasık, sırt veya karında geçmeyen ağrı
- Bacaklarda şişlik
- Açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık
- Süregen öksürük ya da nefes darlığı
Endometrium kanseri için toplumda uygulanan bir tarama testi bulunmadığından, izlem dönemindeki asıl dayanak hastanın kendi vücudundaki değişikliklere dikkat etmesi ve bunları paylaşmasıdır. Kontrollere gelirken aradaki dönemde yaşadığınız yakınmaları kısaca not almanız görüşmeyi kolaylaştırır.
Etiler Bölgesinden Randevu
Etiler ve çevresinden gelen hastalar, Rahim (Endometrium) Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.