Böbrek kanseri çoğu zaman hiçbir şikâyet yokken, başka bir nedenle çekilen bir ultrason ya da tomografide fark edilir. Böyle bir bulguyla karşılaşan kişilerin aklına pek çok soru gelir. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji açısından değerlendiriyor. Eyüpsultan ve çevresinden gelen hastalar için hazırlanan bu sayfa, tanı ve tedavi sürecine dair temel bilgileri bir araya getiriyor.
Eyüpsultan, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Tümörün Vücudun Başka Bölgelerinde Yarattığı Etkiler
Böbrek tümörleri bazen yerleştikleri bölgeden uzakta, kanda ya da diğer organlarda değişikliklere yol açar. Bunlara paraneoplastik sendrom adı verilir. Tümör hücrelerinin salgıladığı hormon benzeri maddeler ya da bağışıklık sisteminin tümöre verdiği yanıt bu tablonun ortaya çıkmasında rol oynar.
Böbrek kanserinde görülebilen başlıca uzak etkiler şunlardır:
- Kansızlık: Açıklanamayan yorgunluk ve solukluk ile kendini gösterebilir.
- Kırmızı kan hücresi fazlalığı: Bazı tümörler kan yapımını uyaran eritropoetin hormonunu fazla üretebilir.
- Kanda kalsiyum yüksekliği: Susama, kabızlık, bulantı ve zihin bulanıklığına neden olabilir.
- Ateş ve gece terlemesi: Enfeksiyon bulunmadan uzun süren ateş görülebilir.
- Karaciğer testlerinde bozulma: Karaciğere yayılım olmadan da karaciğer değerleri yükselebilir.
- Kilo kaybı ve iştahsızlık
Bu bulgular tümör tedavi edildiğinde çoğu zaman düzelme eğilimi gösterir. Tedaviden sonra yeniden ortaya çıkmaları, hekimin izlem sırasında dikkate aldığı ipuçlarından biridir. Kalsiyum yüksekliği gibi bazı durumlar ise tümör tedavisi beklenmeden ayrıca ele alınmayı gerektirebilir.
Böbrekteki Kitlenin Tomografi ve MR ile Değerlendirilmesi
Ultrason, böbrekteki bir oluşumun içi sıvı dolu basit bir kist mi yoksa katı bir kitle mi olduğunu ayırt etmede ilk basamaktır. Böbrek kistleri toplumda oldukça sık görülür ve büyük çoğunluğu zararsızdır. Görüntüsü şüpheli olan kistler ya da katı kitleler için ileri inceleme gerekir.
Kesin değerlendirmede en sık kullanılan yöntem, damardan kontrast madde verilerek çekilen bilgisayarlı tomografidir. Tümörün kontrast maddeyi tutma biçimi, boyutu, böbreğin hangi bölümünde yer aldığı ve böbrek toplardamarına uzanıp uzanmadığı bu çekimle ortaya konur. Kistik oluşumlar, duvar kalınlığı, iç bölmeler ve kontrast tutulumuna göre kategorilere ayrılır; bu sınıflama izlem ya da ameliyat kararına yön verir.
Böbrek fonksiyonları kontrast madde verilmesine uygun olmayan hastalarda ya da tomografi sonucunun net olmadığı durumlarda manyetik rezonans görüntüleme tercih edilebilir. Göğüs tomografisi ise akciğerlere yayılım olup olmadığını değerlendirmek için planlamaya eklenir. Çekim öncesinde böbrek değerlerine bakılması ve alerji öyküsünün sorgulanması olağan hazırlık adımlarıdır.
Küçük Kitlelerde Aktif İzlem ve Ablasyon Seçenekleri
Boyutu küçük olan böbrek kitlelerinin bir kısmı yıllar içinde çok yavaş büyür, bir kısmı ise iyi huylu çıkar. Özellikle ileri yaştaki ya da ameliyat riski yüksek olan kişilerde, her küçük kitlenin hemen çıkarılması gerekmeyebilir. Bu durumda iki yaklaşım öne çıkar.
Aktif izlem: Kitle belirli aralıklarla ultrason, tomografi ya da MR ile takip edilir. Büyüme hızında artış ya da görünümde değişiklik saptanırsa aktif tedaviye geçilir. Bu yol, hasta için tedavinin getireceği yük ile hastalığın yaratabileceği risk arasında bir denge kurmayı amaçlar.
Ablasyon: Ciltten iğne yardımıyla tümöre ulaşılarak dokunun ısı ya da soğukla yok edilmesidir. Radyofrekans, mikrodalga ve kriyoablasyon bu grupta yer alan yöntemlerdir. Genellikle girişimsel radyoloji hekimlerince, görüntüleme eşliğinde uygulanır ve çoğu zaman öncesinde biyopsi alınır.
Hangi yolun uygun olduğu, kitlenin boyutu ve yerleşimi, böbrek fonksiyonları, eşlik eden hastalıklar ve hastanın tercihleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Kısmi ve Radikal Nefrektomi Arasındaki Fark
Böbrekle sınırlı tümörlerde cerrahi, hastalığı kontrol altına almanın temel yöntemidir. Ameliyat türü seçilirken iki hedef birlikte gözetilir: tümörün eksiksiz çıkarılması ve mümkün olduğunca fazla sağlıklı böbrek dokusunun korunması.
- Kısmi nefrektomi: Yalnızca tümör ve çevresindeki ince bir sağlıklı doku halkası çıkarılır, böbreğin geri kalanı yerinde bırakılır. Teknik olarak uygun olan küçük tümörlerde, tek böbreği olan ya da her iki böbreğinde tümör bulunan hastalarda öncelikli olarak düşünülür.
- Radikal nefrektomi: Böbrek, çevresindeki yağ dokusu ile birlikte çıkarılır. Büyük ya da böbreğin merkezine yerleşmiş tümörlerde ve damar içine uzanım varlığında tercih edilir.
Her iki ameliyat da açık yöntemle, laparoskopik olarak ya da robot yardımıyla yapılabilir. Yöntemi; tümörün özellikleri, hastanın vücut yapısı ve cerrahi ekibin değerlendirmesi belirler. Ameliyattan sonra patoloji raporu, ek tedavi gerekip gerekmediğini tartışmak için tıbbi onkoloji ile paylaşılır. Hastanede kalış süresi ve iyileşme hızı, uygulanan yönteme ve kişinin genel durumuna göre değişir.
Eyüpsultan Bölgesinden Randevu
Böbrek Kanseri için değerlendirme yaptırmak isteyen Eyüpsultan bölgesindeki hastalar, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede Prof. Dr. Meral Günaldı'dan randevu alabilir. İletişim: 0553 747 02 12.