Smear sonucunuzda bir anormallik çıktıysa ya da rahim ağzından alınan biyopsi kanser tanısıyla sonuçlandıysa, sonraki adımları bilmek kaygıyı bir ölçüde hafifletebilir. Eyüpsultan bölgesinden hastalar ve yakınları için hazırlanan bu içerik, HPV ile başlayan süreçten tedavi sonrası yaşama kadar farklı başlıkları ele alır. Prof. Dr. Meral Günaldı, iç hastalıkları ve tıbbi onkoloji uzmanı olarak Ulus, Beşiktaş'ta hasta kabul etmektedir. Kişisel kararlar her zaman hekiminizle birlikte verilir.
Eyüpsultan, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Rahim Ağzı Kanseri Riskini Artıran Etkenler
Temel neden uzun süre devam eden HPV enfeksiyonu olsa da, virüsün vücuttan temizlenmesini zorlaştıran ya da hücre hasarını kolaylaştıran başka etkenler de vardır. Bunlar şöyle sıralanabilir:
- Sigara: Tütündeki zararlı maddeler rahim ağzı hücrelerine ulaşır ve bağışıklığın virüsle mücadelesini zayıflatır.
- Bağışıklığın baskılanması: HIV enfeksiyonu, organ nakli sonrası kullanılan ilaçlar ya da uzun süreli bağışıklık baskılayıcı tedaviler
- Cinsel yaşamla ilgili etkenler: Erken yaşta başlayan cinsel yaşam ve çok sayıda partner, HPV ile karşılaşma olasılığını artırır.
- Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımı
- Çok sayıda doğum
- Düzenli tarama yaptırmamış olmak
Taramaya hiç katılmamış ya da uzun süredir smear testi yaptırmamış kadınlar, tanı aldığında hastalığın daha ileri evrede olma olasılığı yüksek olan grubu oluşturur. Sigarayı bırakmak ve taramaya düzenli katılmak, kişinin kendi elindeki en somut adımlardır. Risk etkenlerinden hiçbirine sahip olmayan kadınlarda da hastalık görülebileceği için tarama herkes için geçerlidir.
Biyopsi, Patoloji ve Kanser Alt Tipleri
Kesin tanı, rahim ağzından alınan dokunun patolojik incelemesiyle konur. Gözle görülen bir kitle varsa doğrudan buradan biyopsi alınabilir; görünür bir lezyon yoksa kolposkopi eşliğinde biyopsi ya da konizasyonla daha geniş bir doku parçası incelenir. Konizasyon, özellikle tümörün ne kadar derine ilerlediğini anlamak açısından değerlidir.
Rahim ağzı kanserleri patolojide başlıca iki gruba ayrılır:
- Skuamöz hücreli karsinom: Rahim ağzının dış yüzeyini örten yassı hücrelerden gelişir ve en sık görülen tiptir.
- Adenokarsinom: Rahim ağzı kanalındaki salgı bezi hücrelerinden köken alır; kanal içinde yerleştiği için smearde fark edilmesi bazen daha zordur.
Bunların dışında adenoskuamöz karsinom ve nöroendokrin tümörler gibi daha nadir tipler de vardır; özellikle küçük hücreli nöroendokrin tümörler farklı bir tedavi yaklaşımı gerektirir. Patoloji raporunda tümörün derinliği, genişliği ve lenf ya da damar kanallarına girip girmediği gibi bilgiler de yer alır ve tedavi planına doğrudan yansır.
Lokal İleri Hastalıkta Kemoradyoterapi
Tümör büyükse ya da rahim ağzının dışına, çevre dokulara veya lenf bezlerine uzanmışsa, standart yaklaşım ameliyat yerine kemoradyoterapidir. Bu tedavide dışarıdan uygulanan ışın tedavisi ile aynı dönemde düşük dozda kemoterapi verilir. Kemoterapi burada esas olarak ışının tümör hücreleri üzerindeki etkisini artırma görevi üstlenir; en sık kullanılan ilaç sisplatindir ve genellikle haftalık olarak uygulanır.
Dış ışın tedavisinin ardından ya da sonlarına doğru brakiterapi yapılır. Bu yöntemde ışın kaynağı özel bir aplikatörle doğrudan rahim ağzına ve tümörün yakınına yerleştirilir; böylece tümöre yüksek doz verilirken mesane ve bağırsak daha iyi korunur. Brakiterapi, rahim ağzı kanserinde ışın tedavisinin vazgeçilmez bir parçası kabul edilir. Tıbbi onkoloğun bu süreçteki rolü, kemoterapinin güvenli şekilde verilmesi, böbrek fonksiyonları ve kan değerlerinin izlenmesi ile seçilmiş yüksek riskli hastalarda immünoterapinin tedaviye eklenip eklenmeyeceğinin değerlendirilmesidir. Tüm tedavinin aksamadan ve planlanan sürede tamamlanması, sonucu etkileyen önemli bir unsurdur.
Gebelikte Rahim Ağzı Kanseri Tanısı
Gebelik sırasında saptanabilen kanserler arasında rahim ağzı kanseri de yer alır. Gebeliğin ilk muayenelerinde yapılan smear ya da gebelikte görülen ve başka nedene bağlanamayan kanama, tanıya giden yolu açabilir. Gebelikte kolposkopi güvenle yapılabilir; biyopsi ise gerektiğinde dikkatle alınır.
Bu durumda tedavi planı tek bir hekimin değil, kadın hastalıkları ve doğum, perinatoloji, jinekolojik onkoloji, radyasyon onkolojisi, tıbbi onkoloji ve çocuk hekimlerinden oluşan bir ekibin işidir. Kararda şu sorular belirleyici olur:
- Gebeliğin kaçıncı döneminde olunduğu
- Tümörün boyutu, evresi ve lenf bezi durumu
- Annenin gebeliği sürdürme isteği
Bazı durumlarda tedavi doğum sonrasına ertelenebilir, bazı durumlarda ise gebeliğin ilerleyen döneminde bebeğe güvenli kabul edilen kemoterapiler kullanılabilir. Gebelikte ışın tedavisi bebeğe zarar vereceği için uygulanmaz. Her durum kendi koşulları içinde değerlendirilir ve annenin sağlığı ile bebeğin gelişimi birlikte gözetilir. Doğum şekli de, tümörün durumuna göre ekip tarafından önceden planlanır.
Eyüpsultan Bölgesinden Randevu
Eyüpsultan ve çevresinden gelen hastalar, Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.