Meme kanseri tanısı aldığınızda ilk haftalar çoğu zaman soru işaretleriyle geçer: hangi tetkik gerekli, tedavi hangi sırayla ilerleyecek, günlük hayat nasıl etkilenecek? Fenerbahçe ve çevresinden gelen hastalar, Prof. Dr. Meral Günaldı'nın Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji değerlendirmesi için randevu alabilir. Bu sayfada tanıdan takibe kadar sürecin farklı aşamalarına dair genel bilgileri bulabilirsiniz; size özel kararlar her zaman muayene ve tetkik sonuçlarına göre verilir.
Fenerbahçe, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda, Kadıköy ilçesinde yer alır.
Meme Kanseri Riskini Etkileyen Faktörler
Meme kanseri riskini artıran etkenlerin bir kısmı kişinin kontrolü dışındadır. Kadın olmak ve yaşın ilerlemesi bunların başında gelir. Yakın akrabalarda meme ya da yumurtalık kanseri bulunması, BRCA gibi kalıtsal gen değişikliklerini taşımak, daha önce göğüs bölgesine radyoterapi almış olmak ve mamografide meme dokusunun yoğun görünmesi de riski yükseltebilir. Adetlerin erken başlaması, menopozun geç gelmesi ve hiç doğum yapmamış olmak, östrojene uzun süre maruz kalmayla ilişkilendirilen durumlardır.
Yaşam tarzına bağlı etkenler ise değiştirilebilir. Menopoz sonrasında kilo fazlalığı, düzenli alkol kullanımı ve hareketsiz bir yaşam riskle bağlantılı bulunmuştur. Menopoz döneminde uzun süreli kombine hormon tedavisi kullanımı da hekimle birlikte tartılması gereken bir konudur. Risk faktörü taşımak kanser gelişeceği anlamına gelmez; hiçbir risk faktörü olmayan kadınlarda da hastalık görülebilir. Bu yüzden kişisel risk değerlendirmesini aile öyküsüyle birlikte hekiminizle konuşmak, tarama planını da buna göre şekillendirmeyi sağlar.
Ameliyat Sonrası Kemoterapi Kararı
Tümör ameliyatla bütünüyle çıkarılmış olsa bile, kan ya da lenf yoluyla vücuda dağılmış ve tetkiklerle görülemeyen hücreler bulunabilir. Ameliyat sonrası verilen ve adjuvan adı verilen tedavinin amacı bu hücreleri yok ederek hastalığın geri dönme riskini azaltmaktır. Kemoterapinin bu aşamada gerekip gerekmediğine; tümör boyutu, lenf bezi tutulumu, tümör derecesi, alt tip, hastanın yaşı ve genel sağlığı birlikte değerlendirilerek karar verilir.
Hormon reseptörü pozitif ve HER2 negatif bazı erken evre tümörlerde, tümör dokusunda yapılan genomik testler kemoterapiden beklenen katkıyı tahmin etmeye yardımcı olabilir. Böylece bir kısım hasta gereksiz kemoterapiden korunabilir. Kemoterapi genellikle kür adı verilen, belirli aralıklarla tekrarlanan dönemler hâlinde ve damar yoluyla uygulanır; hangi ilaçların, kaç kür ve hangi sıklıkla verileceği kişiye göre planlanır. Bu süreçte kan değerleri her kür öncesinde kontrol edilir ve gerekirse doz ya da zamanlama değiştirilir. Başlamadan önce kalp fonksiyonları ve eşlik eden hastalıklar da gözden geçirilir.
Tedavi Sırasında Yan Etkilerle Baş Etmek
Yan etkilerin türü ve şiddeti, kullanılan ilaca ve kişinin vücut yapısına göre değişir. Kemoterapi döneminde sık karşılaşılan sorunlar arasında yorgunluk, bulantı, ağız içinde yaralar, saç dökülmesi ve kan değerlerinde düşme sayılabilir. Günümüzde bulantıyı önleyen ilaçlar kür öncesinde rutin olarak verilir ve bu şikâyet çoğu hastada kontrol altına alınabilir. Bazı ilaçlar el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma yapabilir; bu belirti ilerlemeden bildirilirse doz düzenlemesi düşünülebilir.
Kemoterapi sırasında ateş yükselmesi ciddiye alınması gereken bir durumdur; beyaz kan hücreleri düşük olabileceğinden ateşiniz çıktığında tedavi ekibinize vakit kaybetmeden ulaşmalısınız. Koltuk altı lenf bezlerinin alındığı hastalarda kolda şişlik, yani lenfödem gelişebilir; cilt bakımı, kolun aşırı zorlanmaması ve gerekirse fizyoterapi bu riski yönetmeye yardımcı olur. Saç dökülmesini azaltmak için bazı durumlarda saçlı deriyi soğutma yöntemleri uygulanabilir. Yaşadığınız her şikâyeti not almanız ve kontrollerde paylaşmanız, tedavinin size göre ayarlanmasını sağlar.
Genç Hastalarda Doğurganlık ve Gebelik Konuları
Doğurganlık çağındaki kadınlarda tedavi planlanırken çocuk sahibi olma isteği mutlaka konuşulmalıdır. Kemoterapi yumurtalık rezervini azaltabilir ve bazı hastalarda adetlerin kesilmesine yol açabilir. Bu nedenle tedavi başlamadan önce üreme tıbbıyla ilgilenen bir hekime yönlendirme yapılarak yumurta ya da embriyo dondurma gibi seçenekler değerlendirilebilir. Kemoterapi sırasında yumurtalıkları geçici olarak dinlendiren ilaçlar da bazı hastalarda koruyucu amaçla kullanılır.
Tedavi sürecinde gebelik önerilmez; kullanılan ilaçlar bebeğe zarar verebilir. Hormon tedavisi alan kadınlarda hormon içeren doğum kontrol yöntemleri genellikle uygun değildir, bu yüzden hormon içermeyen yöntemler tercih edilir. Tedavi bittikten sonra gebelik planlamak mümkün olabilir; zamanlama, tümörün özellikleri ve hormon tedavisinin süresi dikkate alınarak hekimle birlikte kararlaştırılır. Gebelik sırasında meme kanseri tanısı alınması nadir de olsa görülür; bu durumda gebeliğin dönemine göre bazı tedaviler uygulanabilirken bazıları doğum sonrasına bırakılır. Bu konuları tedavi öncesinde açıkça konuşmak, ileride seçeneklerin daralmasının önüne geçer.
Fenerbahçe Bölgesinden Randevu
Fenerbahçe ve çevresinden gelen hastalar, Meme Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.