Prostat kanseri tanısı, yalnızca tedavi seçimini değil idrar kontrolü, cinsel yaşam, kemik sağlığı ve ruh hâli gibi pek çok konuyu da gündeme getirir. Bu sayfadaki başlıklar, tedavi seçeneklerinin yanı sıra bu gündelik soruların yanıtlarına da yer veriyor. Fenerbahçe bölgesinde yaşayan ve tıbbi onkoloji görüşü almak isteyen hastalar, Prof. Dr. Meral Günaldı'nın Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesine başvurabilir. Size özel plan, tetkikleriniz incelendikten sonra konuşulur.
Fenerbahçe, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda, Kadıköy ilçesinde yer alır.
Risk Profili: Kimler Daha Dikkatli Olmalı?
Prostat kanseri riskini belirleyen en güçlü etken yaştır; hastalık genç erkeklerde nadirdir, ilerleyen yaşla birlikte belirgin şekilde artar. Bunun yanında bazı gruplar daha yüksek risk taşır:
- Aile öyküsü: babası ya da erkek kardeşi prostat kanseri olan erkekler; özellikle aileden birinde genç yaşta tanı konmuşsa
- Kalıtsal gen değişiklikleri: BRCA genlerinde değişiklik taşıyanlar ve Lynch sendromu olan aileler. Ailede meme, yumurtalık ya da pankreas kanseri görülmesi de bu yönde ipucu olabilir.
- Etnik köken: Afrika kökenli erkeklerde hastalık daha sık görülür ve daha erken yaşta ortaya çıkabilir.
Fazla kilonun, hastalığın daha saldırgan formlarıyla ilişkili olabileceğine dair veriler bulunur. Risk taşımak, kanserin kesin olarak gelişeceği anlamına gelmez; ancak bu gruptaki erkeklerin PSA testi ve kontrollerin zamanlaması konusunu kendi hekimleriyle daha erken konuşmaları önerilir. Sigaradan uzak durmak ve hareketli bir yaşam sürmek, genel sağlığa katkısı nedeniyle her durumda desteklenen alışkanlıklardır.
PSA Testi: Ne Anlatır, Nelere Dikkat Edilmeli?
PSA, yani prostata özgü antijen, prostat hücrelerinin ürettiği ve kanda ölçülebilen bir proteindir. Adı kansere özgüymüş gibi algılansa da aslında prostata özgüdür; değeri yükseldiğinde bunun nedeni kanser olabileceği gibi iyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu, yakın zamanda yapılan sonda ya da prostat muayenesi de olabilir. Test öncesindeki günlerde cinsel ilişki ya da uzun bisiklet sürüşü de değeri etkileyebilir.
Belirtisi olmayan erkeklerde PSA testi yapılması, yararları ve olası dezavantajlarıyla birlikte hekimle konuşularak verilmesi gereken bir karardır. Test, ileride sorun yaratabilecek tümörlerin erken saptanmasına katkı sağlayabilir; öte yandan hiçbir zaman zarar vermeyecek yavaş tümörlerin de bulunmasına ve gereksiz işlemlere yol açabilir. Bu nedenle tek bir yüksek değere göre karar verilmez: Test tekrarlanır, zaman içindeki değişim, prostat hacmine göre değerlendirme ve serbest PSA oranı gibi ek bilgiler göz önünde tutulur. Gerekirse sonraki adım MR görüntülemesidir.
Aktif İzlem ile Gözlem Arasındaki Fark
Her prostat kanseri tanısı hemen ameliyat ya da ışın tedavisi gerektirmez. Düşük riskli ve bazı seçilmiş olumlu orta riskli hastalarda aktif izlem önerilebilir. Bu yaklaşımda tümör tedavi edilmeden yakından takip edilir: Belirli aralıklarla PSA ölçülür, MR çekilir ve gerektiğinde biyopsi tekrarlanır. Takip sırasında tümörün daha saldırgan bir hâle geçtiğine dair işaretler görülürse, iyileştirme amaçlı tedaviye geçilir. Böylece yavaş seyirli tümörü olan erkekler, ameliyat ve ışın tedavisinin idrar ve cinsel işlev üzerindeki olası etkilerinden gereksiz yere etkilenmemiş olur.
Gözlem ya da bekle-gör yaklaşımı ise farklı bir amaca hizmet eder. Genellikle ileri yaşta olan ya da ciddi başka hastalıkları bulunan, prostat kanserinin yaşamını etkileme olasılığı düşük görülen erkeklerde tercih edilir. Burada düzenli biyopsi yapılmaz; tedaviye yalnızca belirti ortaya çıktığında, çoğunlukla hormon tedavisiyle başlanır. Hangi yaklaşımın uygun olduğu, kişinin genel sağlığı ve tercihleriyle birlikte değerlendirilir.
Yeni Kuşak Hormonal İlaçlar
Klasik hormon tedavisi testosteron üretimini büyük ölçüde baskılasa da kanser hücreleri, androjen sinyalini farklı yollardan sürdürmeyi öğrenebilir. Yeni kuşak hormonal ilaçlar, bu yolları hedef alan ağızdan alınan tedavilerdir ve iki ana grupta toplanır. Abirateron, böbrek üstü bezleri ve tümör dokusunda androjen yapımını engeller; düşük doz kortizon türevi bir ilaçla birlikte kullanılır. Enzalutamid, apalutamid ve darolutamid ise androjenin hücre içindeki reseptörüne bağlanmasını engelleyen androjen reseptör inhibitörleridir.
Bu ilaçlar başlangıçta yalnızca klasik hormon tedavisine direnç geliştiğinde kullanılırken, günümüzde hormona duyarlı yayılmış hastalıkta ve bazı yayılmamış ama riskli durumlarda da standart hormon tedavisine eklenebilmektedir. Hangi ilacın seçileceği; hastalığın evresi, eşlik eden hastalıklar ve diğer ilaçlarla etkileşimler dikkate alınarak hekim tarafından belirlenir. Tedavi süresince tansiyon, potasyum, karaciğer değerleri, yorgunluk ve düşme riski gibi konular takip edilir. Kullanılan diğer ilaçların listesinin paylaşılması, etkileşimlerin önlenmesi açısından gereklidir.
Fenerbahçe Bölgesinden Randevu
Fenerbahçe ve çevresinden gelen hastalar, Prostat Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.