Göktürk bölgesinden ulaşan pek çok kişinin ilk sorusu, mide kanseri tanısının ardından sürecin nasıl ilerleyeceğidir. Bu sorunun yanıtı; tümörün evresine, patoloji raporundaki ayrıntılara ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişir. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve tıbbi onkoloji hekimi olarak hastalarını Beşiktaş Ulus'taki muayenehanesinde görür. Aşağıdaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; size özel kararlar muayene ve tetkiklerle birlikte verilir.
Göktürk, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Eyüpsultan ilçesinde yer alır.
İlerlemiş Hastalıkta Ortaya Çıkan Belirtiler
Tümör büyüdükçe ya da çevreye yayıldıkça belirtiler daha belirgin hâle gelir. Hangi yakınmanın öne çıkacağı, tümörün midenin neresinde bulunduğuna ve nereye uzandığına bağlıdır.
- Kardia denilen üst bölümdeki tümörler yutma güçlüğüne, lokmanın takılması hissine yol açabilir.
- Mide çıkışını daraltan tümörler yemekten saatler sonra kusmaya neden olabilir.
- Tümörden sızan kan, dışkının siyah ve katran kıvamında olmasına ya da halsizlik yaratan demir eksikliği kansızlığına yol açabilir.
- İstemsiz kilo kaybı, iştahsızlık ve belirgin güçsüzlük sık görülür.
- Karın zarına yayılım, karında sıvı birikmesine (asit) ve şişliğe neden olabilir.
- Karaciğer tutulumunda sarılık, sol köprücük kemiği üstünde ele gelen sert lenf bezi gibi bulgular da görülebilir.
Bu belirtilerin her biri mide kanseri dışındaki hastalıklarda da ortaya çıkabilir; örneğin siyah dışkı kanamalı bir ülserin, sarılık ise safra taşının işareti olabilir. Ayırımı yapmak için muayene ve tetkik gerekir. Siyah dışkı, kanlı kusma veya kısa sürede belirgin kilo kaybı gibi bulgularda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Tümörün Biyolojik Özelliklerini Ortaya Koyan Testler
Tedavi seçimi artık yalnızca evreye göre yapılmıyor; tümör dokusunda yapılan bazı ek testler, hangi ilaçlardan yarar görülebileceğine yön veriyor. Bu testler çoğunlukla biyopsi ya da ameliyatla alınmış dokunun üzerinde, patoloji laboratuvarında çalışılır.
- HER2: hücre yüzeyindeki bir büyüme reseptörüdür. Fazla miktarda bulunduğunda bu reseptörü hedefleyen ilaçlar kemoterapiye eklenebilir.
- PD-L1 proteini: bağışıklık sisteminin tümörü tanımasını baskılayan bir proteindir; düzeyi immünoterapi kararında dikkate alınır.
- MSI ve MMR durumu: DNA onarım sistemindeki bozuklukları gösterir. Bu bozukluğu taşıyan tümörler immünoterapiye daha duyarlı olabilir; bulgu ayrıca kalıtsal bir sendromun ipucu olabilir.
- Claudin ailesinden bir yüzey proteini: bu proteini hedefleyen ilaçlara uygunluğu değerlendirmek amacıyla incelenebilir.
Testlerin hangilerinin ne zaman isteneceği, hastalığın evresine ve tedavinin hangi aşamada olduğuna göre hekim tarafından belirlenir. Sonuçlar, ilk tedavi planının yanı sıra ileride gündeme gelebilecek seçenekler için de saklanır. Doku örneği yetersiz kalırsa testlerin tamamlanması amacıyla yeni bir biyopsi istenebilir.
Cerrahi ve Endoskopik Tedavi Seçenekleri
Hastalık mideyle ve çevresindeki lenf bezleriyle sınırlıysa, tedavinin merkezinde tümörün çıkarılması yer alır. Çok erken evrede, yalnızca en iç katmanla sınırlı ve belirli özellikleri taşıyan küçük tümörler karın açılmadan endoskopik yöntemlerle çıkarılabilir. Endoskopik submukozal diseksiyon adı verilen bu teknikte tümör, altındaki dokudan ayrılarak tek parça hâlinde alınır ve mide korunur.
Daha derine ilerlemiş tümörlerde genel cerrahi uzmanı tarafından gastrektomi yapılır. Tümörün yerine göre midenin bir bölümü (subtotal gastrektomi) ya da tamamı (total gastrektomi) çıkarılır. Ameliyatta mideyle birlikte çevredeki lenf bezleri de sistematik olarak temizlenir; bu işlem hem hastalığın kontrolü hem de doğru evreleme için gereklidir. Ameliyat açık ya da laparoskopik yöntemle yapılabilir. Ameliyat sonrası birkaç gün hastanede kalınır ve beslenmeye sıvı gıdalarla, kademeli olarak geçilir. Uzak organlara yayılmış hastalıkta ameliyat çoğu zaman ilk seçenek değildir; ancak kanama ya da mide çıkışında tıkanma gibi sorunları gidermek için girişimler gündeme gelebilir. Tıbbi onkoloji hekimi, ameliyat öncesi ve sonrası ilaç tedavisini cerrahi ekiple birlikte planlar.
Göktürk ve Çevresinden Başvuran Hastalarda Tümör Konseyi ve İkinci Görüş
Bir hastanın tedavi yolu belirlenirken genel cerrahi, gastroenteroloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji hekimlerinin bakış açısına ihtiyaç duyulur. Multidisipliner tümör konseyi, bu uzmanların hastanın görüntülerini, patoloji sonuçlarını ve genel durumunu birlikte değerlendirdiği toplantıdır. Ameliyatın zamanlaması, ameliyat öncesi tedavinin gerekip gerekmediği ya da radyoterapinin bir rolü olup olmadığı gibi sorular burada ortak bir bakışla ele alınır.
Tanısı yeni konmuş ya da kendisine tedavi planı önerilmiş bir hasta, kararını vermeden önce başka bir hekimin değerlendirmesini almak isteyebilir. İkinci görüş, mevcut planı sorgulamak için değil, kişinin seçeneklerini anlamasına destek olmak için alınır. Bu değerlendirme için endoskopi ve patoloji raporları, tomografi ve varsa PET-BT görüntülerinin dijital kopyaları, kan tahlilleri, ameliyat notu ve kullanılan ilaçların listesi gerekir. Patoloji preparatlarının ayrıca incelenmesi de istenebilir. Belgelerin eksiksiz getirilmesi, değerlendirmenin tek görüşmede tamamlanmasını kolaylaştırır. Görüşme sonunda varılan öneriler, mevcut tedavi ekibinizle paylaşılabilecek biçimde yazılı olarak da aktarılabilir.
Göktürk Bölgesinden Randevu
Göktürk ve çevresinden gelen hastalar, Mide Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.