Güngören ve çevresinden mide kanseri tanısı almış ya da bu olasılıkla ilgili soru işaretleri taşıyan kişiler için bu sayfa, hastalığın farklı yönlerini sade bir dille ele alıyor. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve tıbbi onkoloji alanında hizmet veren bir hekim olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde kabul ediyor. Aşağıdaki bölümlerde tanıdan tedavi sonrası yaşama uzanan başlıkları bulabilir, hekiminizle yapacağınız görüşmeye hazırlanırken bunlardan yararlanabilirsiniz.
Güngören, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Mide Kanseri Hangi Aşamalardan Geçerek Gelişir?
Mide kanserlerinin büyük kısmı, midenin en iç katmanı olan mukozadan, yani salgı yapan örtü dokusundan köken alır ve adenokarsinom adını taşır. Bu tümörler çoğunlukla bir gecede ortaya çıkmaz; uzun yıllara yayılan bir değişim zincirinin ucunda belirir. Süreç sıklıkla kronik gastritle, yani mide iç yüzeyinin süregen iltihabıyla başlar. Zamanla mide bezleri incelir (atrofi), ardından mide dokusu bağırsak dokusuna benzer bir görünüm kazanır; buna intestinal metaplazi denir.
Sonraki basamak displazidir: hücreler mikroskop altında düzensiz görünmeye başlar ama henüz derin katmanlara ilerlememiştir. Her gastrit ya da metaplazi kansere dönüşmez; bu değişiklikler yalnızca zemini hazırlayan bulgulardır. Yine de endoskopide metaplazi ya da displazi saptanan kişilerde gastroenteroloji hekiminin önerdiği aralıklarla kontrol yapılması, olası bir ilerlemenin fark edilmesine yardımcı olur. Mideden köken alan lenfoma ve GIST gibi daha seyrek tümörler farklı hücrelerden gelişir ve tedavileri de ayrı planlanır.
Mide Kanserine Zemin Hazırlayan Etkenler
Mide kanseri tek bir nedene bağlanamaz; çoğu zaman birden fazla etkenin uzun süre bir arada bulunması rol oynar. Bu etkenlerin bir kısmı değiştirilebilir, bir kısmı ise kişinin elinde değildir. Tıbbi kaynaklarda kabul gören başlıca risk unsurları şöyle sıralanabilir:
- Helicobacter pylori: mideye yerleşen ve uzun süreli iltihaba yol açan bir bakteri
- Tuzlu, salamura, tütsülenmiş ve işlenmiş gıdaların sık tüketimi
- Sigara kullanımı
- İleri yaş ve erkek cinsiyet
- Birinci derece akrabalarda mide kanseri öyküsü
- Geçmişte mide ameliyatı geçirmiş olmak
- Pernisiyöz anemi ve atrofik gastrit
- Fazla kilo; özellikle mide ile yemek borusunun birleşim yerindeki tümörlerde
Risk etkeni taşımak hastalığın kesin olarak gelişeceği anlamına gelmez; hiçbir risk etkeni olmayan kişilerde de mide kanseri görülebilir. Sigarayı bırakmak, taze sebze ve meyveye ağırlık veren bir beslenme düzeni kurmak ve hekim önerisiyle H. pylori tedavisi almak, kişinin kendi elindeki adımlar arasında yer alır.
Tümörün Biyolojik Özelliklerini Ortaya Koyan Testler
Tedavi seçimi artık yalnızca evreye göre yapılmıyor; tümör dokusunda yapılan bazı ek testler, hangi ilaçlardan yarar görülebileceğine yön veriyor. Bu testler çoğunlukla biyopsi ya da ameliyatla alınmış dokunun üzerinde, patoloji laboratuvarında çalışılır.
- HER2: hücre yüzeyindeki bir büyüme reseptörüdür. Fazla miktarda bulunduğunda bu reseptörü hedefleyen ilaçlar kemoterapiye eklenebilir.
- PD-L1 proteini: bağışıklık sisteminin tümörü tanımasını baskılayan bir proteindir; düzeyi immünoterapi kararında dikkate alınır.
- MSI ve MMR durumu: DNA onarım sistemindeki bozuklukları gösterir. Bu bozukluğu taşıyan tümörler immünoterapiye daha duyarlı olabilir; bulgu ayrıca kalıtsal bir sendromun ipucu olabilir.
- Claudin ailesinden bir yüzey proteini: bu proteini hedefleyen ilaçlara uygunluğu değerlendirmek amacıyla incelenebilir.
Testlerin hangilerinin ne zaman isteneceği, hastalığın evresine ve tedavinin hangi aşamada olduğuna göre hekim tarafından belirlenir. Sonuçlar, ilk tedavi planının yanı sıra ileride gündeme gelebilecek seçenekler için de saklanır. Doku örneği yetersiz kalırsa testlerin tamamlanması amacıyla yeni bir biyopsi istenebilir.
Tedavi Yan Etkileriyle Baş Etmek
Kemoterapi ilaçlarının yan etkileri ilaçtan ilaca ve kişiden kişiye değişir; aynı ilacı alan iki hasta bile çok farklı deneyimler yaşayabilir. Bazı hastalar tedaviyi görece hafif yakınmalarla geçirirken bazılarında doz ayarı gerekebilir. Sık karşılaşılan durumlar ve genel yaklaşımlar şunlardır:
- Bulantı: tedavi öncesi ve sonrasında verilen bulantı önleyici ilaçlarla çoğunlukla kontrol altına alınır.
- Soğuğa duyarlılık ve uyuşma: oksaliplatin gibi ilaçlar el ve ayaklarda karıncalanmaya, soğuk içecek ya da soğuk havayla tetiklenen boğazda sıkışma hissine yol açabilir.
- Ağız yaraları ve ishal: ağız bakımı, yeterli sıvı alımı ve gerektiğinde ilaçla yönetilir.
- Kan değerlerinde düşüş: enfeksiyona yatkınlık yaratabileceğinden ateş yükselmesi ciddiye alınmalıdır.
- Yorgunluk: hafif tempolu yürüyüş ve dinlenme dengesiyle hafifletilebilir.
Tedavi sırasında yüksek ateş, durdurulamayan ishal, kusma nedeniyle sıvı alamama ya da nefes darlığı gelişirse tedavi ekibine haber vermek gerekir. Yan etkilerin açıkça paylaşılması, doz ve zamanlamanın kişiye göre ayarlanmasını sağlar.
Güngören Bölgesinden Randevu
Mide Kanseri için değerlendirme yaptırmak isteyen Güngören bölgesindeki hastalar, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede Prof. Dr. Meral Günaldı'dan randevu alabilir. İletişim: 0553 747 02 12.