Uzun süren bir öksürük, akciğer filminde tesadüfen görülen bir gölge ya da yeni konmuş bir tanı... Akciğer kanseriyle ilgili bilgi ararken doğru ve anlaşılır kaynaklara ihtiyaç duyulur. Bu sayfa, Kadıköy bölgesinden bilgi arayan okurlar için akciğer kanserinin tıbbi onkoloji yönünü özetler. Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Buradaki içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesiyle verilir.
Kadıköy, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Hiç Sigara İçmemiş Kişilerde Akciğer Kanseri
Akciğer kanseri yalnızca sigara içenlerin hastalığı değildir. Hiç tütün kullanmamış kişilerde de görülebilir ve bu grupta kadınlara daha sık rastlanır. Bu hastalarda en sık karşılaşılan tip, akciğerin salgı bezi hücrelerinden gelişen adenokarsinomdur. Pasif içicilik, radon, hava kirliliği ve mesleki maruziyetler olası nedenler arasında sayılsa da çoğu hastada belirgin bir tetikleyici bulunamaz.
Sigara içmeyenlerde gelişen akciğer kanserinin biyolojisi çoğu zaman farklıdır. Tümör dokusunda EGFR, ALK gibi sürücü gen değişikliklerine daha sık rastlanır. Bu değişiklikler tablet şeklinde alınan hedefe yönelik ilaçlarla tedavi imkânı sunduğu için moleküler testlerin eksiksiz yapılması bu hasta grubunda özellikle belirleyicidir. Öte yandan sigara içmeyen kişilerde inatçı öksürük ya da nefes darlığı, kanser olasılığı akla gelmediği için uzun süre astım veya bronşit gibi değerlendirilebilir. Geçmeyen solunum şikâyetlerinde, sigara öyküsü olmasa bile, akciğer görüntülemesinin istenmesi tanıda gecikmeyi önleyebilir. Bu nedenle sigara içmiyor olmak, uzun süren şikâyetlerin araştırılmasını ertelemek için bir gerekçe sayılmamalıdır.
Evreleme ve Tedavi Kararına Etkisi
Tanı konduktan sonraki ikinci kritik soru, hastalığın ne kadar yayıldığıdır. Bu amaçla vücuttaki metabolik olarak aktif odakları gösteren PET-BT ve beyni değerlendirmek için kontrastlı beyin MR sık kullanılır. Göğüs ortasındaki lenf bezlerinde şüphe varsa, görüntülemeyle yetinilmeyip bu bezlerden örnek alınması evreyi netleştirir.
Elde edilen bilgiler, tedavinin amacını belirleyen geniş gruplar hâlinde düşünülebilir:
- Erken evre: tümör akciğerle sınırlıdır; tedavinin merkezinde ameliyat ya da ameliyata uygun olmayanlarda hedefe odaklı yüksek doz radyoterapi bulunur.
- Lokal ileri evre: göğüs içindeki lenf bezleri ya da çevre yapılar tutulmuştur; ilaç ve radyoterapinin birlikte kullanıldığı yaklaşımlar ön plandadır.
- Yaygın evre: hastalık uzak organlara ulaşmıştır; tedavi sistemik ilaçlarla yürütülür, belirli odaklara ek olarak ışın tedavisi uygulanabilir.
Evre tek başına yeterli değildir; hastanın genel durumu, eşlik eden hastalıkları ve akciğer fonksiyonlarıyla birlikte yorumlanır. Ameliyat sonrası patoloji sonucuna göre evre yeniden gözden geçirilebilir.
Akciğer Kanserinde Kemoterapinin Yeri
Hedefe yönelik ilaçların ve immünoterapinin gelişmesine karşın kemoterapi, akciğer kanseri tedavisinde hâlâ geniş bir kullanım alanına sahiptir. Erken evrede ameliyatı destekler, lokal ileri evrede radyoterapiyle birleştirilir, yaygın evrede ise çoğu zaman immünoterapiyle birlikte ilk basamak tedavinin parçası olur. Küçük hücreli akciğer kanserinde ise tedavinin temelidir.
Akciğer kanserinde kemoterapi genellikle platin grubundan bir ilaç ile ikinci bir ilacın birlikte verilmesi şeklinde planlanır. İkinci ilacın seçimi, tümörün skuamöz ya da adenokarsinom olmasına göre değişebilir. İlaçlar damar yoluyla, belirli haftalık aralıklarla kürler hâlinde uygulanır ve planlanan kürler tamamlandıktan sonra bazı hastalarda daha hafif bir idame tedavisiyle devam edilir. Her kür öncesinde kan sayımı, böbrek ve karaciğer testleri kontrol edilir. Tedaviye yanıt, birkaç kürden sonra yapılan tomografilerle değerlendirilir; yanıt ve tolerans durumuna göre planda değişiklik yapılabilir. Kür günlerinde bulantıyı önleyen ilaçlar rutin olarak verilir ve kür sonrası günlerde evde kullanılacak ilaçlar da reçete edilir.
Tanıdan Sonra Sigarayı Bırakmak
Kanser tanısı aldıktan sonra sigarayı bırakmanın artık bir şey değiştirmeyeceği düşüncesi yaygın ama yanlıştır. Tedavi döneminde sigaraya devam etmek ameliyat sonrası akciğer komplikasyonlarını ve yara iyileşmesi sorunlarını artırabilir, radyoterapinin yan etkilerini ağırlaştırabilir ve bazı ilaçların vücuttaki düzeyini etkileyebilir. Bırakmak; nefes alıp vermeyi kolaylaştırır, enfeksiyon eğilimini azaltır ve tütüne bağlı ikinci bir kanser gelişme riskini düşürür.
Sigarayı bırakmak yalnızca irade meselesi değildir; nikotin bağımlılığı tıbbi bir sorundur ve desteklenmesi gerekir. Sigara bırakma polikliniklerinden, davranışsal destekten ve hekimin uygun gördüğü durumlarda ilaç tedavilerinden yararlanılabilir. Aile bireylerinin evde sigara içmemesi, pasif maruziyeti ortadan kaldırarak hastaya destek olur. Ameliyat ya da kemoterapi öncesinde başlanan akciğer rehabilitasyonu, yani nefes egzersizleri ve kontrollü fiziksel aktivite programları, solunum kapasitesini korumaya ve tedaviye daha hazırlıklı girmeye katkı sağlayabilir. Bırakma denemesi başarısız olsa bile yeniden denemek mümkündür; birçok kişi ancak birkaç girişimden sonra sigarasız bir düzene geçebilir. Elektronik sigara gibi ürünlerin bırakma aracı olarak kullanılıp kullanılmayacağı da hekimle konuşulmalıdır.
Kadıköy Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Akciğer Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Kadıköy bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.