Kolon (kalın bağırsak) kanseri, tarama yöntemleriyle henüz belirti vermeden fark edilebilen kanserlerden biridir. Tanı konduğunda ise cerrahi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin doğru sırayla planlanması gerekir. Kadıköy ve çevresinden gelen hastalar, Prof. Dr. Meral Günaldı'nın Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji değerlendirmesi için randevu alabilir. Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; tedavi kararları her hasta için ayrı ayrı verilir.
Kadıköy, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Ameliyat ve Stoma Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Kolon kanserinin yayılmadığı durumlarda ameliyat, tümörün bulunduğu bağırsak bölümünün, besleyici damarları ve çevresindeki lenf bezleriyle birlikte çıkarılmasını kapsar. Ardından kalan bağırsak uçları birbirine dikilerek bağırsak devamlılığı sağlanır. Uygun hastalarda ameliyat laparoskopik, yani küçük kesilerden kamerayla yapılan yöntemle gerçekleştirilebilir.
Bazı durumlarda bağırsağın bir ucu karın duvarına ağızlaştırılır; buna stoma denir ve dışkı karın üzerindeki bir torbada toplanır. Stoma çoğu zaman, dikiş hattının iyileşmesini beklemek için açılan geçici bir önlemdir ve aylar sonra yapılan küçük bir ameliyatla kapatılır. Makata çok yakın yerleşen bazı rektum tümörlerinde ise sürekli olarak kalması gerekebilir. Stoma bakımı başlangıçta zor görünse de stoma hemşiresinin eğitimiyle zamanla öğrenilir; uygun ürünlerle duş almak, çalışmak, seyahat etmek ve spor yapmak mümkündür. Ameliyat sonrası ilk haftalarda kolay sindirilen besinlerle başlanıp beslenme kademeli olarak genişletilir. Ameliyatın kapsamı ve stoma ihtiyacı önceden cerrahınızla konuşulur; aklınıza takılan soruları ameliyat öncesinde sormanız sürece hazırlanmayı kolaylaştırır.
Ameliyat Sonrası (Adjuvan) Kemoterapi
Lenf bezlerine yayılım gösteren kolon kanserinde, ameliyat sonrası verilen kemoterapi hastalığın geri dönme riskini azaltmak için standart yaklaşımdır. Lenf bezi tutulumu olmayan ama tümörün duvarı aştığı hastalarda ise karar daha bireyseldir; bağırsak tıkanıklığı ya da delinmesiyle başvurmak, yetersiz sayıda lenf bezi incelenmiş olması, damar içine yayılım ve yüksek derece gibi risk özellikleri tartılır. DNA onarım bozukluğu taşıyan bu evredeki tümörlerde kemoterapiden beklenen yarar sınırlı olabilir.
Kullanılan ilaçlar genellikle floropirimidin grubundan bir ilaç ile oksaliplatin adlı ilacın birleşimidir. Floropirimidin damar yoluyla ya da tablet şeklinde verilebilir. Tedavinin süresi, hastalığın risk düzeyine ve kullanılan kombinasyona göre birkaç ay olacak şekilde planlanır. Kemoterapiye, ameliyat yarası iyileşip hasta toparlandığında başlanması hedeflenir. İleri yaştaki ya da ek hastalıkları olan kişilerde ilaç seçimi ve doz, genel duruma göre uyarlanır; bazı hastalarda tek ilaçla tedavi tercih edilebilir. Her kür öncesinde kan değerleri kontrol edilir.
Yayılmış Kolon Kanserinde İlaç Tedavisi
Hastalık karaciğer, akciğer ya da karın zarı gibi organlara yayıldığında tedavinin temelini sistemik, yani tüm vücudu etkileyen ilaçlar oluşturur. Amaç hastalığı küçültmek ya da durdurmak, belirtileri azaltmak ve yaşam kalitesini koruyarak süreyi uzatmaktır. Bazı hastalarda ise ilaçla küçülen metastazların ameliyatla çıkarılması mümkün hâle gelebilir.
Tedavide kemoterapi ilaçları, hedefe yönelik ilaçlarla birlikte kullanılır. Tümörü besleyen yeni damarların oluşumunu engelleyen ilaçlar ile RAS değişikliği taşımayan tümörlerde EGFR'yi hedefleyen antikorlar başlıca seçeneklerdir. İlk basamak tedaviye yanıt alındıktan sonra, yan etki yükünü azaltmak için ilaçların bir kısmı bırakılıp daha hafif bir idame tedavisine geçilebilir. Hastalık ilerlediğinde sonraki basamaklarda farklı kemoterapi kombinasyonları, tablet şeklindeki yeni ilaçlar ve moleküler özelliklere göre seçilen hedefli tedaviler kullanılır. Her basamakta seçim; tümörün biyolojisi, önceki tedavilere yanıt, hastanın genel durumu ve tercihleri birlikte değerlendirilerek yapılır. Yanıt, düzenli aralıklarla yapılan tomografilerle izlenir.
Kalıtsal Kolon Kanseri Sendromları ve Genetik Danışmanlık
Hastaların küçük bir bölümünde kalın bağırsak kanseri, aileden aktarılan gen değişiklikleriyle ortaya çıkar. Bunların en sık görüleni Lynch sendromudur; DNA onarım genlerindeki bir değişiklikten kaynaklanır ve kolonun yanı sıra rahim iç zarı, yumurtalık, mide ve idrar yolları kanserleri riskini de artırır. Ailesel adenomatöz polipozis (FAP) ise bağırsakta çok sayıda polip gelişmesiyle karakterize, daha nadir bir durumdur.
Genç yaşta kolon kanseri tanısı almak, ailede birden fazla kuşakta kolon ya da rahim kanseri bulunması, aynı kişide birden fazla Lynch ile ilişkili kanser gelişmesi ve tümörde DNA onarım bozukluğu saptanması genetik değerlendirme için ipuçlarıdır. Günümüzde tüm kolon kanserlerinde tümör dokusunda DNA onarım proteinlerinin incelenmesi önerilmektedir; bu inceleme hem tedaviye hem de kalıtsal riskin araştırılmasına yön verir. Kalıtsal bir sendrom saptandığında yakın akrabalara genetik test önerilebilir ve taşıyıcılar için daha erken başlayan, daha sık kolonoskopi programları planlanır. Genetik danışmanlık, sonuçların aile içinde nasıl paylaşılacağı konusunda da yol gösterir.
Kadıköy Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Kadıköy bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.