Mesane kanseri tanısı almak, pek çok yeni terimle aynı anda karşılaşmak demektir: sistoskopi, BCG, sistektomi, ürostomi gibi. Bu sayfa, Kadıköy bölgesinden ve İstanbul'un farklı semtlerinden gelen okurlar için bu kavramları açıklamayı amaçlıyor. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanıdır ve tıbbi onkoloji muayenelerini Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde yapar. Tedavi kararı, her hastanın kendi bulgularına göre hekim tarafından verilir.
Kadıköy, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Kas Tabakasına İlerleme ve Evrenin Belirlenmesi
Tedavi planlamasında en temel ayrım, tümörün kas tabakasına ulaşıp ulaşmadığıdır. Yüzeyel kalan hastalık çoğunlukla mesane içinden yapılan işlemler ve mesane içine verilen ilaçlarla yönetilirken, kasa ilerlemiş hastalık daha kapsamlı bir tedavi planı gerektirir.
Evreleme için uluslararası TNM sistemi kullanılır. Bu sistemde tümörün duvar içindeki derinliği, çevre lenf bezlerine yayılım olup olmadığı ve uzak organ tutulumu ayrı ayrı değerlendirilir. Kas invazyonu saptanan hastalarda karın ve pelvis tomografisi ya da manyetik rezonans ile göğüs tomografisi çekilir; şikâyete göre kemik taraması eklenebilir. Bazı hastalarda PET-BT de tercih edilebilir.
Evre, yalnızca hastalığın ne kadar yayıldığını anlatmaz; aynı zamanda hangi tedavinin hangi sırayla uygulanacağını belirleyen ana çerçeveyi oluşturur. Bu nedenle üroloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji ve radyoloji hekimlerinin birlikte katıldığı tümör konseylerinde görüntüler ve patoloji bulguları ortak biçimde ele alınır. Evreleme sonuçları açıklanırken hastanın soru sorması ve bulguların kendisi için ne ifade ettiğini öğrenmesi de sürecin doğal bir parçasıdır.
Mesaneyi Koruyan Üçlü Tedavi Yaklaşımı
Kasa ilerlemiş mesane kanserinde her hasta için tek seçenek mesanenin çıkarılması değildir. Seçilmiş hastalarda organı korumayı hedefleyen üçlü yaklaşım uygulanabilir. Bu yöntemin ilk adımında mümkün olduğunca kapsamlı bir TUR ile görünen tümör temizlenir; ardından radyoterapi, ışının etkisini artıran kemoterapi ile eşzamanlı olarak verilir. Radyoterapi genellikle birkaç hafta boyunca, hafta içi her gün kısa seanslar şeklinde uygulanır.
Bu yaklaşım için uygun aday sayılabilecek hastaların özellikleri genellikle şöyledir:
- Tek ve görece küçük bir tümör
- İdrar kanalının mesaneye açıldığı yerde tıkanıklık oluşturmayan bir yerleşim
- Yaygın karsinoma in situ bulunmaması
- İyi çalışan bir mesane kapasitesi
Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli sistoskopi ile mesanenin izlenmesi şarttır. Kontrol sırasında yeniden tümör saptanırsa, kurtarma amaçlı sistektomi yine bir seçenek olarak gündeme gelebilir. Ameliyat riski yüksek olan ya da mesanesini korumayı güçlü biçimde isteyen hastalarda bu yol, üroloji, radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkoloji hekimlerinin ortak değerlendirmesiyle ele alınır.
Antikor-İlaç Konjugatları ve Hedefe Yönelik Seçenekler
Son yıllarda mesane kanseri tedavisine katılan önemli bir ilaç grubu, antikor-ilaç konjugatlarıdır. Bu ilaçlarda tümör hücresinin yüzeyindeki belirli bir proteini tanıyan antikor, güçlü bir hücre öldürücü ajanla birleştirilmiştir. Antikor bir taşıyıcı gibi davranarak ilacı ağırlıklı olarak kanser hücresinin içine ulaştırır. Enfortumab vedotin bu gruptaki örneklerden biridir.
Hedefe yönelik tedavi tarafında ise tümör dokusunda yapılan moleküler testler yol gösterir. Bazı ürotelyal karsinomlarda FGFR adlı büyüme faktörü reseptörünün geninde değişiklikler saptanır. Bu değişikliği taşıyan ve önceki tedavilerden sonra hastalığı ilerleyen kişilerde, ağızdan kullanılan FGFR inhibitörleri bir seçenek olabilir. Moleküler testin yapılabilmesi için önceki biyopsi ya da ameliyat dokusunun patoloji arşivinden istenmesi gerekebilir.
Bu ilaçların kendine özgü yan etkileri vardır: antikor-ilaç konjugatlarında cilt döküntüsü, sinir uçlarında uyuşma ve kan şekerinde yükselme; FGFR inhibitörlerinde ise kandaki fosfor düzeyinde artış ve göz yüzeyiyle ilgili sorunlar izlenir. Tedavi sırasında düzenli kan tahlilleri ve gerektiğinde göz muayenesi planlanır.
Kadıköy Bölgesinden Gelen Hastalar İçin Tedavi Sonrası Takip
Mesane kanseri, tedavisi tamamlandıktan sonra da yeniden ortaya çıkma eğilimi gösterebilen bir hastalıktır. Bu yüzden izlem programı, tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir. Takibin içeriği, hastalığın kasa ilerleyip ilerlemediğine ve uygulanan tedavinin türüne göre belirgin biçimde değişir.
- Mesanesi korunmuş hastalarda düzenli aralıklarla sistoskopi ve gerektiğinde idrar sitolojisi yapılır. İlk yıllarda kontroller daha sıktır, zaman geçtikçe aralıklar uzayabilir.
- Aynı hücre tipinden gelişebilen böbrek havuzu ve idrar kanalı tümörlerini atlamamak için belirli aralıklarla üst idrar yollarını gösteren görüntülemeler planlanır.
- Sistektomi yapılmış hastalarda tomografi kontrollerinin yanında böbrek fonksiyonları, kobalamin adı verilen B grubu vitamininin düzeyi ve kanın asit-baz dengesi de izlenir. Böbreklerde genişleme ve taş oluşumu da kontrollerde göz önünde bulundurulur.
Kontrollere gelirken önceki sistoskopi raporlarının, patoloji sonuçlarının ve görüntüleme CD'lerinin getirilmesi, karşılaştırmalı değerlendirmeyi kolaylaştırır. Kontrol takvimi her hasta için hekim tarafından ayrıca belirlenir.
Kadıköy Bölgesinden Randevu
Mesane Kanseri için değerlendirme yaptırmak isteyen Kadıköy bölgesindeki hastalar, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede Prof. Dr. Meral Günaldı'dan randevu alabilir. İletişim: 0553 747 02 12.