Memede fark edilen bir değişiklik, beklenmedik bir mamografi sonucu ya da yeni konmuş bir tanı... Hangi noktada olursanız olun, doğru bilgi kaygıyı yönetmeyi kolaylaştırır. Bu sayfa, Küçükçekmece bölgesinden bilgi arayan okurlar için meme kanserinin tıbbi onkoloji boyutunu özetler. Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Burada yer alan bilgiler genel niteliktedir ve hekim muayenesinin yerini tutmaz; tedavi planı kişiye göre belirlenir.
Küçükçekmece, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Mamografi ve Düzenli Tarama
Tarama, hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde hastalığı henüz belirti vermeden yakalamayı amaçlar. Meme kanserinde bu amaçla kullanılan temel yöntem mamografidir; düşük doz X ışınıyla memenin farklı açılardan görüntülenmesine dayanır. Mamografi, ele gelmeyecek kadar küçük kitleleri ve kanserin habercisi olabilen mikrokalsifikasyonları (kum tanesi büyüklüğündeki kireçlenmeler) gösterebilir.
Hangi yaşta başlanacağı ve hangi aralıkla tekrarlanacağı, ülkelerin tarama programlarına ve kişinin risk düzeyine göre değişir. Aile öyküsü güçlü olan ya da kalıtsal gen değişikliği taşıyan kadınlarda taramaya daha erken başlanabilir ve programa meme MR eklenebilir. Meme dokusu yoğun olanlarda ultrason tamamlayıcı olarak kullanılabilir. Kadınların kendi memelerini tanıması, yani dokunun olağan hâlini bilip değişiklikleri fark edebilmesi de faydalıdır; ancak bu farkındalık mamografinin yerine geçmez. Size uygun tarama planını aile hekiminiz ya da kadın sağlığıyla ilgilenen hekiminizle belirleyebilirsiniz. Taramada bir bulgu nedeniyle ek çekim istenmesi sık yaşanan bir durumdur ve çoğu zaman kanser anlamına gelmez.
Patoloji Raporu ve Meme Kanserinin Alt Tipleri
Biyopsi sonucu yalnızca kanserin varlığını göstermekle kalmaz, tümörün kimliğini de ortaya koyar. Patolog; hücrelerin hangi yapıdan geliştiğini (çoğunlukla süt kanallarından köken alan duktal ya da süt bezciklerinden köken alan lobüler tip), ne kadar farklılaştığını gösteren dereceyi ve özel boyamaların sonuçlarını raporlar. Tedaviyi en çok etkileyen bilgiler bu boyamalardan elde edilir:
- Hormon reseptörleri: östrojen ve progesteron reseptörlerinin varlığı, tümörün hormonlardan beslenip beslenmediğini gösterir.
- HER2 durumu: hücre yüzeyindeki bu büyüme reseptörünün fazla bulunması, ona özel ilaçların kullanılabileceğini düşündürür.
- Çoğalma belirteçleri: hücrelerin ne hızla bölündüğüne dair fikir verir.
Bu sonuçlara göre meme kanseri hormon reseptörü pozitif, HER2 pozitif ve üçlü negatif gibi alt gruplara ayrılır. Üçlü negatif tümörlerde östrojen, progesteron ve HER2 hedeflerinin hiçbiri bulunmaz. Aynı evredeki iki hastanın farklı tedavi alması çoğunlukla bu biyolojik farktan kaynaklanır. Patoloji raporunuzun bir kopyasını saklamanız, ileride başka bir hekime danışırken de işinize yarar.
Hormon Tedavisi Nasıl Çalışır?
Hormon reseptörü pozitif tümörlerde kanser hücreleri büyümek için östrojenden yararlanır. Hormon tedavisi (endokrin tedavi) bu sinyali keserek hücrelerin çoğalmasını yavaşlatmayı amaçlar. Kullanılan ilaçlar iki temel mekanizmayla çalışır: tamoksifen gibi ilaçlar östrojenin reseptöre bağlanmasını engeller; aromataz inhibitörleri ise menopoz sonrasında yağ dokusundaki östrojen üretimini azaltır. Menopoz öncesindeki kadınlarda yumurtalık işlevini geçici olarak baskılayan iğneler de plana eklenebilir.
Hormon tedavisi genellikle ağızdan alınan tabletlerle ve yıllar süren bir dönem boyunca uygulanır. Sıcak basması, eklem ağrıları, vajinal kuruluk ve ruh hâli değişiklikleri sık bildirilen yan etkilerdir. Aromataz inhibitörleri kemik yoğunluğunu azaltabildiği için kemik ölçümü takip edilir; tamoksifen ise rahim iç zarında değişikliklere ve pıhtı oluşumuna yol açabileceğinden anormal kanama gibi belirtiler hekime bildirilmelidir. İlaçların düzenli kullanılması tedavinin etkisini doğrudan belirler; yan etkiler nedeniyle ilacı kendiliğinden bırakmak yerine çözüm aramak için hekimle konuşmak gerekir. Tedavinin toplam süresi, hastalığın risk özelliklerine göre hekim tarafından belirlenir.
Hedefe Yönelik Tedaviler ve İmmünoterapi
Hedefe yönelik tedaviler, kanser hücresine özgü bir yapıyı ya da sinyal yolunu tanıyarak etki eder. Meme kanserinde bu alanın bilinen örnekleri, HER2 pozitif tümörlerde bu reseptörü bloke eden antikor ilaçlardır. Bu ilaçlar kemoterapiyle birlikte ya da tek başına, damar yoluyla veya deri altından uygulanabilir. Kalp fonksiyonu üzerinde etki gösterebildikleri için tedavi süresince kalp ultrasonu (ekokardiyografi) ile izlem yapılır. Antikora kemoterapi ilacının bağlandığı yeni nesil ilaçlar da seçilmiş hastalarda kullanılmaktadır.
Hormon reseptörü pozitif hastalıkta, hücre döngüsünü düzenleyen enzimleri baskılayan ilaçlar hormon tedavisiyle birlikte verilebilir. BRCA gen değişikliği taşıyan bazı hastalarda PARP inhibitörleri adı verilen ilaçlar seçenekler arasına girer. İmmünoterapi ise bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını kolaylaştırır; meme kanserinde başlıca üçlü negatif alt tipte, belirli koşullarda kemoterapiyle birlikte kullanılır. Bu tedavilerin hangisinin uygun olduğu patoloji ve gerekiyorsa genetik test sonuçlarına göre belirlenir; tedavi boyunca etki ve yan etkiler düzenli kontrollerle izlenir.
Küçükçekmece Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Meme Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Küçükçekmece bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.