Akciğer kanseri tanısı, hem hasta hem de yakınları için pek çok yeni kavramla tanışmak demektir: hücre tipi, evre, gen testleri, akıllı ilaçlar... Maltepe ve çevresinden gelen hastalar, Prof. Dr. Meral Günaldı'nın Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji değerlendirmesi için başvurabilir. Bu sayfa, akciğer kanserinde ilaç tedavilerine ve tedavi sürecine dair genel bir çerçeve sunar; kişiye özel kararlar her zaman muayene ve tetkik sonuçlarına dayanır.
Maltepe, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Maltepe Bölgesinden Gelen Hastalar İçin Biyopsi Seçenekleri
Görüntülemede şüpheli bir kitle saptandığında, tanıyı kesinleştirmek ve tedaviyi planlamak için doku örneği gerekir. Örneğin hangi yolla alınacağı, kitlenin akciğerdeki yerine, büyüklüğüne ve göğüs ortasındaki lenf bezlerinin durumuna göre seçilir. Amaç, en az girişimle hem tanıyı hem de evreyi aynı anda gösterebilecek örneğe ulaşmaktır.
- Bronkoskopi: ince ve bükülebilir bir kameranın hava yollarından ilerletilmesiyle merkezi yerleşimli tümörlere ulaşılır.
- Endobronşiyal ultrason (EBUS): bronkoskobun ucundaki ultrasonla, hava yolu duvarının ötesindeki lenf bezlerinden iğne ile örnek alınır.
- Tomografi eşliğinde iğne biyopsisi: akciğerin dış kısımlarındaki kitlelere göğüs duvarından ulaşılır.
- Cerrahi yöntemler: diğer yollar yetersiz kaldığında kapalı (torakoskopik) yöntemle örnek alınabilir.
Akciğer zarları arasında sıvı birikmişse, sıvının boşaltılması sırasında hücre incelemesi de yapılabilir. Alınan dokunun hem patoloji hem de gen testleri için yeterli olması, sonraki adımları hızlandırır ve tekrar biyopsi gereksinimini azaltır. Hangi yöntemin seçileceği, göğüs hastalıkları ve girişimsel radyoloji ekibiyle birlikte belirlenir.
Tümörde Gen Testleri ve Sıvı Biyopsi
Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde, özellikle adenokarsinomda, tümörün büyümesini yönlendiren sürücü gen değişikliklerinin araştırılması tedavi planının ayrılmaz bir parçasıdır. Doku örneğinde EGFR, ALK, BRAF, KRAS, MET ve RET gibi genlerdeki değişiklikler ile diğer bazı gen birleşmeleri incelenir. Bu analizler giderek artan biçimde, çok sayıda geni aynı anda tarayan yeni nesil dizileme yöntemleriyle yapılmaktadır.
Aynı örnekte, bağışıklık sistemini frenleyen bir proteinin tümör hücrelerindeki düzeyi de boyamayla ölçülür; bu sonuç immünoterapinin nasıl kullanılacağına dair yol gösterir. Doku miktarı yetersiz kaldığında ya da yeni biyopsi riskli olduğunda, kandaki serbest tümör DNA'sının incelendiği sıvı biyopsi bir seçenek olabilir. Sıvı biyopsinin olumsuz sonucu her zaman değişiklik olmadığı anlamına gelmez; bu durumda doku testi yeniden düşünülebilir. Sonuçların gelmesi zaman alabileceği için, hastanın durumu izin veriyorsa ilaç seçimi genellikle bu sonuçlar beklenerek yapılır. Test raporlarınızın bir kopyasını saklamak, ileride tedavi değişikliği gündeme geldiğinde işinize yarar.
Lokal İleri Evrede Kemoradyoterapi
Hastalık göğüs içindeki lenf bezlerine yayılmış ancak uzak organlara ulaşmamışsa ve ameliyat uygun değilse, tedavinin omurgasını kemoterapi ile radyoterapinin eş zamanlı verilmesi oluşturur. Kemoradyoterapi adı verilen bu yaklaşımda kemoterapi, ışının tümör üzerindeki etkisini güçlendirir. Tedavi birkaç hafta sürer ve radyoterapi hafta içi her gün kısa seanslar hâlinde uygulanır.
Kemoradyoterapiyi tamamlayan ve hastalığı ilerlemeyen uygun hastalarda, ardından bir süre immünoterapi verilmesi standart yaklaşımlar arasındadır; EGFR değişikliği olan seçilmiş hastalarda ise bu aşamada hedefe yönelik ilaç tercih edilebilir. Bu dönemde yemek borusunun tahrişine bağlı yutkunma güçlüğü ve radyasyona bağlı akciğer iltihabı (radyasyon pnömoniti) gelişebilir. Yeni başlayan öksürük, ateş ya da artan nefes darlığı ekibe bildirilmelidir. Hastanın genel durumu eş zamanlı tedaviyi kaldıramayacak düzeydeyse, kemoterapi ve radyoterapi ardışık olarak da planlanabilir. Bu süreçte yumuşak kıvamlı besinler ve bol sıvı, yutkunma güçlüğünü hafifletmeye yardımcı olur. Işınlanan bölgedeki ciltte kızarıklık ve kuruluk da görülebilir.
Maltepe Bölgesinden Gelen Hastalar İçin Tedavi Sonrası Takip
Ameliyat ya da radyoterapiyle, hastalığı ortadan kaldırma amacı taşıyan tedavi tamamlandıktan sonra düzenli izlem başlar. Takipte amaç, hastalığın geri dönüşünü ya da tütünle ilişkili yeni bir akciğer tümörünü erken fark etmek ve tedaviye bağlı uzun dönem sorunları yönetmektir. İlk yıllarda kontroller daha sık aralıklarla yapılır; muayene ile birlikte göğüs tomografisi izlemin temel aracıdır. Aralar zamanla açılır ve uzun dönemde düşük doz tomografiyle izlem sürdürülebilir.
Hedefe yönelik ilaç ya da immünoterapi almaya devam eden hastalarda takip, tedavinin etkisini ve yan etkileri izlemeye yöneliktir; görüntüleme aralıkları hekim tarafından belirlenir. Kontroller arasında yeni başlayan kemik ağrısı, baş ağrısı, görme ya da konuşma bozukluğu, kanlı balgam ya da belirgin nefes darlığı ortaya çıkarsa randevu tarihini beklemeden hekime başvurmak gerekir. Grip ve zatürre aşılarının güncellenmesi de akciğer sağlığını korumanın bir parçası olarak hekiminizle konuşulabilir. Takip sürecinde sigaradan uzak durmak, yeni bir akciğer tümörü riskini azaltmanın başlıca yollarından biridir.
Maltepe Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Akciğer Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Maltepe bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.