Memede fark edilen bir değişiklik, beklenmedik bir mamografi sonucu ya da yeni konmuş bir tanı... Hangi noktada olursanız olun, doğru bilgi kaygıyı yönetmeyi kolaylaştırır. Bu sayfa, Nişantaşı bölgesinden bilgi arayan okurlar için meme kanserinin tıbbi onkoloji boyutunu özetler. Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Burada yer alan bilgiler genel niteliktedir ve hekim muayenesinin yerini tutmaz; tedavi planı kişiye göre belirlenir.
Nişantaşı, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Şişli ilçesinde yer alır.
Patoloji Raporu ve Meme Kanserinin Alt Tipleri
Biyopsi sonucu yalnızca kanserin varlığını göstermekle kalmaz, tümörün kimliğini de ortaya koyar. Patolog; hücrelerin hangi yapıdan geliştiğini (çoğunlukla süt kanallarından köken alan duktal ya da süt bezciklerinden köken alan lobüler tip), ne kadar farklılaştığını gösteren dereceyi ve özel boyamaların sonuçlarını raporlar. Tedaviyi en çok etkileyen bilgiler bu boyamalardan elde edilir:
- Hormon reseptörleri: östrojen ve progesteron reseptörlerinin varlığı, tümörün hormonlardan beslenip beslenmediğini gösterir.
- HER2 durumu: hücre yüzeyindeki bu büyüme reseptörünün fazla bulunması, ona özel ilaçların kullanılabileceğini düşündürür.
- Çoğalma belirteçleri: hücrelerin ne hızla bölündüğüne dair fikir verir.
Bu sonuçlara göre meme kanseri hormon reseptörü pozitif, HER2 pozitif ve üçlü negatif gibi alt gruplara ayrılır. Üçlü negatif tümörlerde östrojen, progesteron ve HER2 hedeflerinin hiçbiri bulunmaz. Aynı evredeki iki hastanın farklı tedavi alması çoğunlukla bu biyolojik farktan kaynaklanır. Patoloji raporunuzun bir kopyasını saklamanız, ileride başka bir hekime danışırken de işinize yarar.
Evreleme Neyi Anlatır?
Evre, hastalığın vücutta ne kadar yer kapladığını özetleyen ortak bir dildir. Meme kanserinde evrelemede üç temel bilgi kullanılır: tümörün boyutu ve deri ya da göğüs duvarı gibi çevre dokulara uzanıp uzanmadığı, koltuk altı ve çevresindeki lenf bezlerinde tutulum olup olmadığı ve uzak organlara yayılım bulunup bulunmadığı. Bu üç bileşen TNM sistemi olarak bilinir. Günümüzde evre belirlenirken hormon reseptörleri, HER2 durumu ve tümör derecesi gibi biyolojik özellikler de hesaba katılır.
Evre sıfır olarak adlandırılan durumda kanser hücreleri süt kanalının içinde sınırlıdır ve çevreye yayılmamıştır. Erken evrelerde hastalık meme ve yakın lenf bezleriyle sınırlıyken, lokal ileri evrede tümör büyük ya da lenf bezi tutulumu yaygındır. Uzak organlara yayılmış hastalık metastatik meme kanseri olarak tanımlanır. Ameliyat öncesi yapılan klinik evreleme ile ameliyat sonrası patolojiye dayanan evre farklı çıkabilir; tedavi planı en güncel bilgiye göre gözden geçirilir.
Ameliyattan Önce İlaç Tedavisi (Neoadjuvan Yaklaşım)
Bazı hastalarda ilaç tedavisi ameliyattan önce başlatılır. Neoadjuvan tedavi olarak adlandırılan bu yaklaşım, özellikle tümörün büyük olduğu, koltuk altı lenf bezlerinin tutulduğu ya da HER2 pozitif ve üçlü negatif gibi ilaçlara iyi yanıt verme eğilimi taşıyan alt tiplerde gündeme gelir. Amaç, tümörü küçülterek daha sınırlı bir ameliyatı mümkün kılmak ve vücutta görüntülemeyle saptanamayan hücreleri erkenden hedeflemektir.
Bu yaklaşımın bir başka yararı, tümörün ilaca verdiği yanıtın doğrudan izlenebilmesidir. Tedavi sırasında muayene ve görüntülemeyle küçülme takip edilir. Ameliyatta çıkarılan dokuda hiç canlı kanser hücresi kalmamışsa buna patolojik tam yanıt denir; geride hücre kalmışsa ameliyat sonrasında tedaviyi değiştirmek ya da yeni bir ilaç eklemek gerekebilir. Neoadjuvan tedavinin uygun olup olmadığı tümörün özelliklerine, hastanın genel durumuna ve cerrahi ekibin görüşüne göre belirlenir; her hastada ilk adım ameliyat olmayabileceği gibi, ilaçla başlamak da herkes için geçerli değildir.
Ameliyat Sonrası Kemoterapi Kararı
Tümör ameliyatla bütünüyle çıkarılmış olsa bile, kan ya da lenf yoluyla vücuda dağılmış ve tetkiklerle görülemeyen hücreler bulunabilir. Ameliyat sonrası verilen ve adjuvan adı verilen tedavinin amacı bu hücreleri yok ederek hastalığın geri dönme riskini azaltmaktır. Kemoterapinin bu aşamada gerekip gerekmediğine; tümör boyutu, lenf bezi tutulumu, tümör derecesi, alt tip, hastanın yaşı ve genel sağlığı birlikte değerlendirilerek karar verilir.
Hormon reseptörü pozitif ve HER2 negatif bazı erken evre tümörlerde, tümör dokusunda yapılan genomik testler kemoterapiden beklenen katkıyı tahmin etmeye yardımcı olabilir. Böylece bir kısım hasta gereksiz kemoterapiden korunabilir. Kemoterapi genellikle kür adı verilen, belirli aralıklarla tekrarlanan dönemler hâlinde ve damar yoluyla uygulanır; hangi ilaçların, kaç kür ve hangi sıklıkla verileceği kişiye göre planlanır. Bu süreçte kan değerleri her kür öncesinde kontrol edilir ve gerekirse doz ya da zamanlama değiştirilir. Başlamadan önce kalp fonksiyonları ve eşlik eden hastalıklar da gözden geçirilir.
Nişantaşı Bölgesinden Randevu
Nişantaşı ve çevresinden gelen hastalar, Meme Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.