Dışkıda kan, bağırsak alışkanlığında değişiklik ya da kolonoskopide çıkan bir sonuç... Kolon kanseriyle ilgili sorular çoğu zaman bu noktada başlar. Bu sayfa, Ortaköy bölgesinden bilgi arayan okurlar için kalın bağırsak kanserinin tıbbi onkoloji yönünü sade bir dille anlatır. Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Buradaki içerik hekim muayenesinin yerini tutmaz; tanı ve tedavi kararı kişisel değerlendirmeyle verilir.
Ortaköy, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Beşiktaş ilçesinde yer alır. Muayenehane de Beşiktaş ilçesinde, Ulus'tadır.
Polipten Kansere: Hastalık Nasıl Gelişir?
Kolon kanserlerinin büyük kısmı, bağırsak duvarının iç yüzeyinde başlangıçta iyi huylu olan küçük çıkıntılardan, yani poliplerden gelişir. Adenom adı verilen polip türü, yıllar içinde hücrelerinde biriken gen değişiklikleriyle kötü huylu bir tümöre dönüşebilir. Bu dönüşüm genellikle yavaş ilerler ve bu yavaşlık, kolon kanserini taramayla önlenebilir kanserler arasına sokar.
Kolonoskopi sırasında görülen polipler çoğu zaman aynı işlemde çıkarılabilir. Böylece hem patolojik incelemeyle polipin türü belirlenir hem de kansere dönüşme ihtimali taşıyan doku ortadan kaldırılmış olur. Polipin boyutu, sayısı ve mikroskop altındaki özellikleri, bir sonraki kolonoskopinin ne zaman yapılacağını belirler. Tüm poliplerin kanser riski aynı değildir; hiperplastik denilen bazı küçük polipler genellikle zararsızdır, buna karşın büyük, düz ya da tırtıklı (serrated) yapıdaki polipler daha yakından izlenir. Polipler çoğunlukla belirti vermediği için, şikâyet olmadan yapılan tarama bu aşamada yakalamanın başlıca yoludur. Polip çıkarılan kişilerin kontrol takvimine uyması, yeni gelişebilecek poliplerin de zamanında görülmesini sağlar.
Tarama Yöntemleri: Kolonoskopi ve Gaitada Gizli Kan Testi
Ortalama risk taşıyan erişkinlerde kolon kanseri taraması belirli bir yaştan itibaren önerilir; başlangıç yaşı ülkelerin programlarına göre değişebilir. Ülkemizdeki ulusal tarama programında gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi kullanılmaktadır. Gaitada gizli kan testi, dışkıda gözle görülmeyen kanı araştırır; evde alınan küçük bir örnekle yapılır ve belirli aralıklarla tekrarlanması gerekir. Test pozitif çıktığında kanamanın kaynağını bulmak için kolonoskopi yapılır.
Kolonoskopi, ucunda kamera bulunan ince bir tüple kalın bağırsağın tamamının görüntülenmesidir ve hem tanı hem de tedavi imkânı sunar: işlem sırasında görülen polipler çıkarılabilir. İşlem öncesinde bağırsak temizliği için özel solüsyonlar içilir ve işlem genellikle sedasyonla, yani hasta uyutularak yapılır. Ailesinde kolon kanseri olan, iltihabi bağırsak hastalığı bulunan ya da kalıtsal sendrom taşıyan kişilerde taramaya daha erken başlanır ve kolonoskopi daha sık tekrarlanır. Size uygun yöntemi ve zamanı hekiminizle belirleyebilirsiniz. Tarama yalnızca şikâyeti olmayan kişiler içindir; belirti varsa doğrudan tanısal inceleme planlanır.
Kolon Kanserinde İmmünoterapi Kimlere Uygun?
İmmünoterapi, kolon kanserli hastaların tamamında değil, belirli bir biyolojik özelliğe sahip tümörlerde etkilidir. DNA'daki hataları onaran sistemi bozuk olan, yani yüksek mikrosatellit instabilitesi gösteren tümörlerde çok sayıda anormal protein oluşur. Bu proteinler bağışıklık sisteminin tümörü yabancı olarak tanımasını kolaylaştırır; bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri de bu tanımayı engelleyen frenleri kaldırarak etki gösterir.
Bu özelliği taşıyan yayılmış hastalıkta immünoterapi, ilk basamakta kemoterapinin yerine kullanılabilen bir seçenek hâline gelmiştir. Ameliyat öncesi dönemde, özellikle rektum yerleşimli bu tür tümörlerde immünoterapinin kullanımı araştırılmakta ve bazı hastalarda uygulanmaktadır. Buna karşılık DNA onarım sistemi sağlam olan tümörlerde, yani hastaların büyük çoğunluğunda, immünoterapinin tek başına etkisi sınırlıdır. Yan etkiler bağışıklık sisteminin sağlıklı dokulara yönelmesine bağlıdır; tiroit sorunları, ishal, cilt döküntüsü ve karaciğer enzimlerinde yükselme görülebilir ve erken bildirildiğinde yönetilmesi kolaylaşır. Bu nedenle immünoterapiye başlamadan önce tümörün DNA onarım durumunun mutlaka bilinmesi gerekir; test yapılmamışsa öncelikle bu eksik tamamlanır.
Karaciğer Metastazlarında Yerel Tedaviler
Karaciğer, kolon kanserinin en sık yayıldığı organdır; çünkü bağırsaktan gelen kan, kapı toplardamarı yoluyla doğrudan karaciğere ulaşır. Kolon kanserini diğer pek çok kanserden ayıran özellik, yayılım sınırlı sayıda odakla kısıtlı olduğunda bu odakların ameliyatla çıkarılmasının seçilmiş hastalarda uzun süreli hastalık kontrolü sağlayabilmesidir.
Metastazların çıkarılabilir olup olmadığı; odakların sayısı, yeri, büyük damarlarla ilişkisi ve geride yeterli sağlıklı karaciğer dokusu kalıp kalmayacağı değerlendirilerek belirlenir. Başlangıçta ameliyata uygun olmayan bazı hastalarda, ilaç tedavisiyle küçülen odaklar daha sonra çıkarılabilir hâle gelebilir. Ameliyatın dışında, ısı ile tümör dokusunu yok eden radyofrekans ya da mikrodalga ablasyon, hedefe odaklı yüksek doz radyoterapi ve karaciğer damarları yoluyla uygulanan bazı tedaviler de seçenekler arasındadır. Akciğerdeki sınırlı metastazlar için de benzer yerel yaklaşımlar düşünülebilir. Bu planlama karaciğer cerrahisi, girişimsel radyoloji ve tıbbi onkolojinin ortak değerlendirmesini gerektirir. Yerel tedavi uygulanan hastalarda da çoğu zaman öncesinde veya sonrasında ilaç tedavisi plana eklenir.
Ortaköy Bölgesinden Randevu
Ortaköy ve çevresinden gelen hastalar, Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.