Böbrek kanseri tek tip bir hastalık değildir; alt tipi, evresi ve kişinin genel durumu tedavi yolunu belirgin biçimde değiştirir. Prof. Dr. Meral Günaldı, tıbbi onkoloji alanında bu farklılıklara göre şekillenen ilaç tedavilerini hastayla birlikte planlar; muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Pendik ve yakın semtlerden gelen okurlar için hazırlanan bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel hekim değerlendirmesinin yerini tutmaz.
Pendik, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Böbrekteki Kitlenin Tomografi ve MR ile Değerlendirilmesi
Ultrason, böbrekteki bir oluşumun içi sıvı dolu basit bir kist mi yoksa katı bir kitle mi olduğunu ayırt etmede ilk basamaktır. Böbrek kistleri toplumda oldukça sık görülür ve büyük çoğunluğu zararsızdır. Görüntüsü şüpheli olan kistler ya da katı kitleler için ileri inceleme gerekir.
Kesin değerlendirmede en sık kullanılan yöntem, damardan kontrast madde verilerek çekilen bilgisayarlı tomografidir. Tümörün kontrast maddeyi tutma biçimi, boyutu, böbreğin hangi bölümünde yer aldığı ve böbrek toplardamarına uzanıp uzanmadığı bu çekimle ortaya konur. Kistik oluşumlar, duvar kalınlığı, iç bölmeler ve kontrast tutulumuna göre kategorilere ayrılır; bu sınıflama izlem ya da ameliyat kararına yön verir.
Böbrek fonksiyonları kontrast madde verilmesine uygun olmayan hastalarda ya da tomografi sonucunun net olmadığı durumlarda manyetik rezonans görüntüleme tercih edilebilir. Göğüs tomografisi ise akciğerlere yayılım olup olmadığını değerlendirmek için planlamaya eklenir. Çekim öncesinde böbrek değerlerine bakılması ve alerji öyküsünün sorgulanması olağan hazırlık adımlarıdır.
Küçük Kitlelerde Aktif İzlem ve Ablasyon Seçenekleri
Boyutu küçük olan böbrek kitlelerinin bir kısmı yıllar içinde çok yavaş büyür, bir kısmı ise iyi huylu çıkar. Özellikle ileri yaştaki ya da ameliyat riski yüksek olan kişilerde, her küçük kitlenin hemen çıkarılması gerekmeyebilir. Bu durumda iki yaklaşım öne çıkar.
Aktif izlem: Kitle belirli aralıklarla ultrason, tomografi ya da MR ile takip edilir. Büyüme hızında artış ya da görünümde değişiklik saptanırsa aktif tedaviye geçilir. Bu yol, hasta için tedavinin getireceği yük ile hastalığın yaratabileceği risk arasında bir denge kurmayı amaçlar.
Ablasyon: Ciltten iğne yardımıyla tümöre ulaşılarak dokunun ısı ya da soğukla yok edilmesidir. Radyofrekans, mikrodalga ve kriyoablasyon bu grupta yer alan yöntemlerdir. Genellikle girişimsel radyoloji hekimlerince, görüntüleme eşliğinde uygulanır ve çoğu zaman öncesinde biyopsi alınır.
Hangi yolun uygun olduğu, kitlenin boyutu ve yerleşimi, böbrek fonksiyonları, eşlik eden hastalıklar ve hastanın tercihleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Damar Oluşumunu Hedefleyen Tirozin Kinaz İnhibitörleri
Berrak hücreli böbrek kanserinin büyük bölümünde VHL adlı genin işlevini kaybetmesi, tümörün yeni kan damarları oluşturmasını uyaran sinyallerin aşırı çalışmasına yol açar. Tirozin kinaz inhibitörleri, bu sinyalleri ileten reseptörleri bloke ederek tümörün beslenmesini zorlaştırmayı amaçlar.
Bu gruptaki ilaçlar ağızdan, tablet ya da kapsül şeklinde kullanılır. Sunitinib, pazopanib, aksitinib, kabozantinib ve lenvatinib bu gruba örnek verilebilir. Günümüzde yayılmış berrak hücreli böbrek kanserinin ilk basamak tedavisinde bu ilaçlar çoğunlukla bir immünoterapi ilacıyla birlikte verilir; bazı hastalarda tek başına kullanımları da söz konusudur.
İlacın her gün aynı saatte, yemekle ilişkisine dair talimata uygun alınması, etkinlik ve yan etki kontrolü açısından belirleyicidir. Greyfurt suyu ve bazı bitkisel ürünler kandaki ilaç düzeyini değiştirebilir. Diğer ilaçlarla etkileşim olasılığı nedeniyle yeni bir ilaca başlamadan önce tedaviyi yürüten hekime danışılması gerekir. Daha sonraki basamaklarda mTOR inhibitörleri ya da HIF yolunu baskılayan belzutifan gibi farklı mekanizmalı ilaçlar gündeme gelebilir.
Pendik ve Çevresinden Gelen Hastalar İçin Tek Böbrekle Yaşam
Radikal nefrektomiden sonra geride kalan böbrek, zamanla işlevini artırarak iki böbreğin yükünü büyük ölçüde üstlenir. Çoğu kişi tek böbrekle olağan bir yaşam sürer. Bununla birlikte kalan böbreği korumaya yönelik bazı alışkanlıklar uzun vadede değer taşır.
- Tansiyonun ve kan şekerinin hedef aralıkta tutulması
- Kontrollerde kreatinin değeri ve idrarda protein kaybının izlenmesi
- Romatizma ve ağrı kesici grubundaki bazı ilaçların hekime danışmadan uzun süre kullanılmaması
- Ishal, kusma ya da sıcak havada aşırı sıvı kaybına karşı dikkatli olunması
- Kontrast maddeli tetkiklerden önce görüntüleme birimine tek böbrek durumunun bildirilmesi
- Hekim önermedikçe yüksek doz protein tozu ve bitkisel takviyelerden kaçınılması
Kısmi nefrektomi yapılan hastalarda da böbrek fonksiyonları izlenir. Mevcut kronik böbrek hastalığı olan kişilerde nefroloji ile birlikte takip yapılabilir. Fiziksel aktivite genellikle kısıtlanmaz; temas gerektiren bazı sporlar için ise hekimle konuşmak yerinde olur. Başka bir hekime ya da diş hekimine başvurulduğunda tek böbrek durumunun belirtilmesi, ilaç seçiminde dikkat edilmesini sağlar.
Pendik Bölgesinden Randevu
Pendik ve çevresinden gelen hastalar, Böbrek Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.