Sarıyer bölgesinden başvuran hastaların sık sorduğu konulardan biri, idrarda kan görüldükten sonra hangi adımların izleneceğidir. Mesane kanserinde tanıyı genellikle üroloji koyar; ilaç tedavilerinin planlanması ise tıbbi onkolojinin alanına girer. Prof. Dr. Meral Günaldı, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde kemoterapi, immünoterapi ve diğer sistemik tedavilerle ilgili değerlendirme yapıyor. Aşağıdaki bölümler, sürecin her aşamasını sade bir dille anlatmak için hazırlandı.
Sarıyer, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
İdrarda Kan Görüldüğünde Ne Düşünülmeli?
Mesane kanserinin en tipik ilk işareti, idrarın pembe, kırmızı ya da kola rengine dönmesidir. Bu kanama çoğu zaman ağrı eşlik etmeden ortaya çıkar ve birkaç gün sonra kendiliğinden kaybolabilir. Kanamanın durması, sorunun geçtiği anlamına gelmez; kaynağı mutlaka araştırılmalıdır.
Bazen kan gözle fark edilmez, yalnızca rutin idrar tahlilinde mikroskop altında görülür. Bu bulgu da tek başına kanser anlamına gelmese de nedenini açıklamak için değerlendirme gerektirir. Kanamaya şu şikâyetler eşlik edebilir:
- Sık idrara çıkma ve idrarı tutmakta zorlanma
- İdrar yaparken yanma
- Mesane tam boşalmamış gibi bir his
Bu belirtiler idrar yolu enfeksiyonu, taş ya da prostat büyümesi gibi çok daha yaygın durumlarla da karışabilir. Özellikle antibiyotik tedavisine rağmen geçmeyen yakınmalar ya da tekrarlayan kanama varsa bir hekime başvurmak yerinde olur. Değerlendirme genellikle bir üroloji uzmanı tarafından başlatılır. Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde de kanama yalnızca ilaca bağlanmamalı, altta yatan neden araştırılmalıdır.
Sistoskopi, İdrar Sitolojisi ve Görüntüleme
Mesanenin içini doğrudan görmenin yolu sistoskopidir. Bu işlemde ucunda kamera bulunan ince bir alet idrar kanalından mesaneye ilerletilir ve iç yüzey ekranda incelenir. Esnek aletlerle yapılan tanısal sistoskopi çoğu zaman lokal uyuşturucu jel ile, kısa sürede tamamlanır. İşlem sırasında hafif bir yanma hissedilebilir. Sistoskopi tek başına kesin tanı koydurmaz; şüpheli bir alan görülürse doku örneği için ayrı bir işlem planlanır.
İdrar sitolojisi, idrarla dökülen hücrelerin patolog tarafından mikroskopta incelenmesidir. Özellikle yüksek dereceli tümörleri ve mesane yüzeyinde yassı yayılan karsinoma in situ adı verilen erken lezyonları göstermede yardımcı olur; ancak normal çıkması hastalığı dışlamaz.
Görüntüleme tarafında ilk sırada genellikle ultrason ve bilgisayarlı tomografi yer alır. Damardan ilaç verilerek çekilen BT ürografi, böbreklerin içindeki toplayıcı sistemi ve idrar kanallarını da gösterir. Bu inceleme, aynı hücre tipinden gelişebilen üst idrar yolu tümörlerini araştırmak açısından değerlidir. Sonuçların birlikte yorumlanması, hangi işlemin sıradaki adım olacağını belirler.
Kas Tabakasına İlerleme ve Evrenin Belirlenmesi
Tedavi planlamasında en temel ayrım, tümörün kas tabakasına ulaşıp ulaşmadığıdır. Yüzeyel kalan hastalık çoğunlukla mesane içinden yapılan işlemler ve mesane içine verilen ilaçlarla yönetilirken, kasa ilerlemiş hastalık daha kapsamlı bir tedavi planı gerektirir.
Evreleme için uluslararası TNM sistemi kullanılır. Bu sistemde tümörün duvar içindeki derinliği, çevre lenf bezlerine yayılım olup olmadığı ve uzak organ tutulumu ayrı ayrı değerlendirilir. Kas invazyonu saptanan hastalarda karın ve pelvis tomografisi ya da manyetik rezonans ile göğüs tomografisi çekilir; şikâyete göre kemik taraması eklenebilir. Bazı hastalarda PET-BT de tercih edilebilir.
Evre, yalnızca hastalığın ne kadar yayıldığını anlatmaz; aynı zamanda hangi tedavinin hangi sırayla uygulanacağını belirleyen ana çerçeveyi oluşturur. Bu nedenle üroloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji ve radyoloji hekimlerinin birlikte katıldığı tümör konseylerinde görüntüler ve patoloji bulguları ortak biçimde ele alınır. Evreleme sonuçları açıklanırken hastanın soru sorması ve bulguların kendisi için ne ifade ettiğini öğrenmesi de sürecin doğal bir parçasıdır.
Mesane İçine Verilen Tedaviler: BCG ve İlaç Yıkamaları
Kas tabakasına ulaşmamış tümörlerde TUR sonrasında hastalığın geri gelme olasılığı belirli ölçüde devam eder. Bu olasılığı azaltmak için ilaçlar sonda yoluyla doğrudan mesanenin içine verilebilir. Böylece ilaç, tümörün çıktığı yüzeyle yakın temas kurarken vücudun geri kalanı daha az etkilenir.
Bu amaçla kullanılan iki ana yöntem vardır:
- BCG uygulaması: Zayıflatılmış bir bakteri suşu mesaneye verilir ve bölgedeki bağışıklık yanıtını uyararak kanser hücrelerine karşı tepki oluşturur. Genellikle haftalık bir başlangıç döneminin ardından belirli aralıklarla sürdürülen idame dozları planlanır.
- Mesane içi kemoterapi: Mitomisin ya da gemsitabin gibi ilaçlar, TUR sonrasında tek doz ya da kür şeklinde verilebilir.
Hangi yöntemin seçileceği; tümörün derecesi, sayısı, boyutu ve karsinoma in situ bulunup bulunmadığına göre kişiye özel belirlenir. Uygulama sonrasında idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma görülebilir. Yüksek ateş, titreme ya da günlerce süren halsizlik gibi durumlarda tedaviyi yürüten hekime haber verilmelidir.
Sarıyer Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Mesane Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Sarıyer bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.