Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı Erken tanı, tedavide başarı şansını artırır Güncel ve kanıta dayalı tedavi yaklaşımı Randevu ve bilgi için arayabilirsiniz
Ulus, Beşiktaş · İstanbul

Şile Onkoloji Uzmanı — Prostat Kanseri Tedavisi

Şile onkoloji doktoru — Prostat Kanseri tanı ve tedavisi. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı. Randevu: 0553 747 02 12.

Şile bölgesinden başvuran pek çok erkek, PSA değerinin yüksek çıkması ya da biyopsi sonucunun ardından prostat kanseriyle ilgili ilk bilgilerini aramaya başlar. Gleason skoru, aktif izlem, hormon tedavisi gibi kavramlar ilk bakışta karmaşık görünebilir. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve tıbbi onkoloji alanında hizmet veren bir hekimdir; muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Bu sayfa, söz konusu kavramları sade bir dille açıklamayı amaçlıyor.

Şile, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.

Prostat Bezi ve Kanserin Farklı Seyirleri

Prostat, erkeklerde mesanenin hemen altında yer alan, idrar kanalını halka gibi saran ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Ürettiği sıvı meninin bir bölümünü oluşturur ve büyümesi erkeklik hormonu testosteronun etkisi altındadır. Prostat kanserlerinin hemen hepsi bezin salgı hücrelerinden gelişen adenokarsinomlardır ve çoğunlukla bezin dış kısımlarında başlar.

Bu hastalığı diğer pek çok kanserden ayıran özellik, davranışındaki geniş yelpazedir. Bazı tümörler o kadar yavaş büyür ki kişinin yaşamı boyunca hiçbir soruna yol açmayabilir. Bazıları ise daha saldırgan bir seyir izleyerek lenf bezlerine ve kemiklere yayılabilir. Tedavi kararlarının temelinde, tümörün bu yelpazenin neresinde durduğunu doğru tahmin etmek yatar. Yaşla birlikte sık görülen iyi huylu prostat büyümesi ise kanserden farklı bir durumdur; bezin iç kısmında gelişir, idrar yakınmalarına yol açar ve kansere dönüşmez. Ancak iki durum aynı kişide bir arada bulunabileceği için yakınmaların doğru değerlendirilmesi gerekir. Bu ayrımı yapmak, gereksiz kaygının da önüne geçer.

Risk Profili: Kimler Daha Dikkatli Olmalı?

Prostat kanseri riskini belirleyen en güçlü etken yaştır; hastalık genç erkeklerde nadirdir, ilerleyen yaşla birlikte belirgin şekilde artar. Bunun yanında bazı gruplar daha yüksek risk taşır:

  • Aile öyküsü: babası ya da erkek kardeşi prostat kanseri olan erkekler; özellikle aileden birinde genç yaşta tanı konmuşsa
  • Kalıtsal gen değişiklikleri: BRCA genlerinde değişiklik taşıyanlar ve Lynch sendromu olan aileler. Ailede meme, yumurtalık ya da pankreas kanseri görülmesi de bu yönde ipucu olabilir.
  • Etnik köken: Afrika kökenli erkeklerde hastalık daha sık görülür ve daha erken yaşta ortaya çıkabilir.

Fazla kilonun, hastalığın daha saldırgan formlarıyla ilişkili olabileceğine dair veriler bulunur. Risk taşımak, kanserin kesin olarak gelişeceği anlamına gelmez; ancak bu gruptaki erkeklerin PSA testi ve kontrollerin zamanlaması konusunu kendi hekimleriyle daha erken konuşmaları önerilir. Sigaradan uzak durmak ve hareketli bir yaşam sürmek, genel sağlığa katkısı nedeniyle her durumda desteklenen alışkanlıklardır.

İdrar Yakınmaları ve Hastalığın İleri Dönem Belirtileri

Erken evre prostat kanseri genellikle hiçbir belirti vermez; çünkü tümör çoğunlukla bezin idrar kanalından uzak dış bölümünde gelişir. Sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar akımının zayıflaması ya da idrarı tam boşaltamama hissi gibi yakınmaların en sık nedeni iyi huylu prostat büyümesidir. Bu yakınmalar kanser anlamına gelmese de ürolojik değerlendirme gerektirir; muayene sırasında hekim, gerekli görürse PSA testi ve prostat muayenesini de değerlendirmeye ekler. Hastalık ilerlediğinde ortaya çıkabilecek belirtiler farklıdır:

  • Bel, kalça, kaburga ya da sırtta, özellikle gece artan ve dinlenmekle geçmeyen kemik ağrısı
  • İdrarda ya da menide kan görülmesi
  • Halsizlik, iştahsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı
  • Lenf bezlerinin büyümesine bağlı bacaklarda şişlik

Omurgaya yayılmış hastalıkta, bacaklarda yeni başlayan güçsüzlük, uyuşma ya da idrar ve dışkı kontrolünde bozulma omurilik basısının işareti olabilir. Bu durum acil değerlendirme gerektirir ve vakit kaybetmeden bir acil servise başvurulmalıdır. Tanısı bilinen hastaların bu uyarı işaretlerini önceden öğrenmesi, gerektiğinde doğru adımı atmalarını kolaylaştırır.

Aktif İzlem ile Gözlem Arasındaki Fark

Her prostat kanseri tanısı hemen ameliyat ya da ışın tedavisi gerektirmez. Düşük riskli ve bazı seçilmiş olumlu orta riskli hastalarda aktif izlem önerilebilir. Bu yaklaşımda tümör tedavi edilmeden yakından takip edilir: Belirli aralıklarla PSA ölçülür, MR çekilir ve gerektiğinde biyopsi tekrarlanır. Takip sırasında tümörün daha saldırgan bir hâle geçtiğine dair işaretler görülürse, iyileştirme amaçlı tedaviye geçilir. Böylece yavaş seyirli tümörü olan erkekler, ameliyat ve ışın tedavisinin idrar ve cinsel işlev üzerindeki olası etkilerinden gereksiz yere etkilenmemiş olur.

Gözlem ya da bekle-gör yaklaşımı ise farklı bir amaca hizmet eder. Genellikle ileri yaşta olan ya da ciddi başka hastalıkları bulunan, prostat kanserinin yaşamını etkileme olasılığı düşük görülen erkeklerde tercih edilir. Burada düzenli biyopsi yapılmaz; tedaviye yalnızca belirti ortaya çıktığında, çoğunlukla hormon tedavisiyle başlanır. Hangi yaklaşımın uygun olduğu, kişinin genel sağlığı ve tercihleriyle birlikte değerlendirilir.

Şile Bölgesinden Randevu

Prostat Kanseri için değerlendirme yaptırmak isteyen Şile bölgesindeki hastalar, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede Prof. Dr. Meral Günaldı'dan randevu alabilir. İletişim: 0553 747 02 12.

Son güncelleme: 23 Oct 2026
Bu içerik faydalı oldu mu?

Şile bölgesi için SSS

Aktif izlemde kalmak tedaviyi geciktirmek anlamına mı gelir?
Aktif izlem, tedaviyi ihmal etmek değil, yavaş seyirli bir tümörü yakından takip ederek gereksiz tedavinin yan etkilerinden korunmayı amaçlayan bir stratejidir. Düzenli PSA, MR ve gerektiğinde biyopsi ile tümörün davranışı izlenir. Tümörün daha saldırgan hâle geçtiğine dair bir işaret görülürse, iyileştirme amaçlı tedaviye geçilir. Bu yaklaşım yalnızca uygun risk grubundaki hastalara önerilir.
Biyopsi kanserin yayılmasına neden olur mu?
Prostat biyopsisinin kanseri yaydığına dair bir kanıt yoktur; bu, sık duyulan ama doğrulanmamış bir endişedir. Biyopsinin asıl riskleri enfeksiyon, idrarda ya da menide geçici kanama ve nadiren idrar yapamamadır. Enfeksiyon riskini azaltmak için işlem öncesinde antibiyotik verilir ve bazı merkezlerde cilt yoluyla yapılan teknik tercih edilir. İşlem sonrası ateş yükselirse hekime başvurmak gerekir.
Babamda prostat kanseri vardı, ne zaman kontrol olmalıyım?
Babası ya da erkek kardeşi prostat kanseri olan erkeklerin, PSA testi konusunu genel topluma göre daha erken yaşta kendi hekimleriyle konuşmaları önerilir. Ailede genç yaşta prostat kanseri, ayrıca meme, yumurtalık ya da pankreas kanseri görülmüşse kalıtsal bir gen değişikliği olasılığı da değerlendirilmelidir. Test sıklığı ve başlama zamanı, kişisel risk profilinize göre hekiminizle birlikte belirlenir.
Beslenme düzenim prostat kanserini etkiler mi?
Tek bir besinin prostat kanserini önlediği ya da iyileştirdiği gösterilmemiştir. Bununla birlikte sebze, meyve, tam tahıl ve baklagillerden zengin, işlenmiş et ve doymuş yağdan fakir bir beslenme düzeni genel sağlığı destekler. Hormon tedavisi alan erkeklerde kilo kontrolü, kalp ve kemik sağlığı açısından ayrıca değer taşır. Yüksek doz takviyeleri kullanmadan önce hekiminize danışmanız önerilir.
Şile bölgesinden Prostat Kanseri için nasıl randevu alabilirim?
0553 747 02 12 numaralı telefondan ya da sitedeki iletişim formundan randevu oluşturabilirsiniz. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; varsa önceki tetkik ve raporlarınızı getirmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Ara WhatsApp