Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı Erken tanı, tedavide başarı şansını artırır Güncel ve kanıta dayalı tedavi yaklaşımı Randevu ve bilgi için arayabilirsiniz
Ulus, Beşiktaş · İstanbul

Şile'de Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Tedavisi ve Onkoloji Takibi

Şile onkoloji doktoru — Rahim Ağzı Kanseri tanı ve tedavisi. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Günaldı. Randevu: 0553 747 02 12.

Rahim ağzı kanseri çoğu zaman genç ve orta yaştaki kadınlarda görüldüğü için tanı; iş, aile ve çocuk sahibi olma planlarını da doğrudan etkiler. Şile çevresinde yaşayan ve bu konuda anlaşılır bilgi arayan kadınlar, aşağıdaki bölümlerde tarama, tanı, evreleme ve tedavi seçeneklerine dair ayrıntıları bulabilir. Prof. Dr. Meral Günaldı, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde iç hastalıkları ve tıbbi onkoloji alanında hizmet vermektedir. Okuduklarınızı muayenede sormak istediklerinizi belirlemek için kullanabilirsiniz.

Şile, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.

Rahim Ağzı Kanseri Riskini Artıran Etkenler

Temel neden uzun süre devam eden HPV enfeksiyonu olsa da, virüsün vücuttan temizlenmesini zorlaştıran ya da hücre hasarını kolaylaştıran başka etkenler de vardır. Bunlar şöyle sıralanabilir:

  • Sigara: Tütündeki zararlı maddeler rahim ağzı hücrelerine ulaşır ve bağışıklığın virüsle mücadelesini zayıflatır.
  • Bağışıklığın baskılanması: HIV enfeksiyonu, organ nakli sonrası kullanılan ilaçlar ya da uzun süreli bağışıklık baskılayıcı tedaviler
  • Cinsel yaşamla ilgili etkenler: Erken yaşta başlayan cinsel yaşam ve çok sayıda partner, HPV ile karşılaşma olasılığını artırır.
  • Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımı
  • Çok sayıda doğum
  • Düzenli tarama yaptırmamış olmak

Taramaya hiç katılmamış ya da uzun süredir smear testi yaptırmamış kadınlar, tanı aldığında hastalığın daha ileri evrede olma olasılığı yüksek olan grubu oluşturur. Sigarayı bırakmak ve taramaya düzenli katılmak, kişinin kendi elindeki en somut adımlardır. Risk etkenlerinden hiçbirine sahip olmayan kadınlarda da hastalık görülebileceği için tarama herkes için geçerlidir.

Erken Evrede Cerrahi ve Doğurganlığı Koruma

Tümör küçük ve rahim ağzıyla sınırlıysa tedavide cerrahi ön plana çıkar. Çok erken, mikroskobik düzeydeki tümörlerde konizasyon ya da basit histerektomi yeterli olabilir. Biraz daha büyük ancak hâlâ rahim ağzında sınırlı tümörlerde ise radikal histerektomi uygulanır; bu ameliyatta rahimle birlikte rahim ağzının çevresindeki bağ dokusu, vajinanın üst kısmı ve leğen kemiği içindeki lenf bezleri çıkarılır.

Çocuk sahibi olmak isteyen ve tümörü küçük olan genç kadınlar için radikal trakelektomi bir seçenek olabilir. Bu ameliyatta rahim ağzı ve çevresi alınır, rahmin gövdesi yerinde bırakılır; böylece ileride gebelik mümkün olabilir. Ancak bu tür gebelikler erken doğum açısından yakın izlem gerektirir. Hangi hastanın bu yaklaşıma uygun olduğu; tümörün boyutu, alt tipi ve lenf bezlerinin durumu değerlendirilerek jinekolojik onkoloji cerrahı tarafından belirlenir. Ameliyat sonrası patolojide risk taşıyan bulgular saptanırsa ek olarak ışın tedavisi ya da kemoradyoterapi gündeme gelebilir.

Yayılmış ya da Tekrarlayan Hastalıkta İlaç Tedavisi

Hastalık tanı anında uzak organlara yayılmışsa ya da tedaviden sonra tekrarlamışsa, tedavinin temelini sistemik yani tüm vücuda etki eden ilaçlar oluşturur. Bu durumda en sık kullanılan kemoterapi, platin grubundan bir ilaç (sisplatin ya da karboplatin) ile paklitakselin birlikte verilmesidir.

Bu temel kemoterapiye uygun hastalarda şu ilaçlar eklenebilir:

  • Bevacizumab: Tümörün beslenmesi için yeni damar oluşumunu engelleyen bir antikor
  • Pembrolizumab: Tümör dokusunda belirli bir bağışıklık belirteci saptanan hastalarda bağışıklık sistemini harekete geçiren bir ilaç

Bevacizumab kullanımı sırasında tansiyon yükselmesi, idrarda protein kaçağı ve özellikle daha önce ışın almış bölgede bağırsakla vajina ya da mesane arasında anormal bağlantı (fistül) gelişme riski izlenir. Daha önce tedavi görmüş hastalarda ikinci basamak seçenekler arasında farklı kemoterapi ilaçları ve tisotumab vedotin gibi antikor-ilaç birleşimleri yer alır. Yalnızca leğen bölgesinde sınırlı nükslerde ise ışın tedavisi ya da geniş cerrahi yeniden değerlendirilebilir.

HPV Aşısı ve Korunma Yolları

HPV aşısı, rahim ağzı kanserine yol açan yüksek riskli virüs tiplerinin önemli bir kısmına karşı koruma sağlar. Aşı en yüksek etkinliğini, kişi henüz HPV ile karşılaşmadan, yani cinsel yaşam başlamadan önce yapıldığında gösterir. Bu nedenle öncelikle ergenlik çağındaki kız ve erkek çocuklara önerilir; daha ileri yaşlarda aşılanmanın uygun olup olmadığı ise hekimle değerlendirilir.

Aşı hakkında bilinmesi gereken bazı noktalar şunlardır:

  • Aşı mevcut bir HPV enfeksiyonunu ya da kanser öncesi lezyonu tedavi etmez.
  • Kanser tanısı almış bir hastada tedavi yöntemi olarak kullanılmaz.
  • Aşılanmış kadınların da tarama programına katılmayı sürdürmesi gerekir.

Aşının yanı sıra prezervatif kullanımı HPV bulaşma olasılığını azaltır, ancak virüs kondomun örtmediği cilt bölgelerinden de geçebildiği için tam koruma sağlamaz. Sigarayı bırakmak ve düzenli tarama yaptırmak, aşıyla birlikte rahim ağzı kanserine karşı başlıca korunma yollarını oluşturur. Çocuğunuz için aşı düşünüyorsanız, uygun zamanlamayı aile hekiminiz ya da çocuk hekiminizle konuşabilirsiniz.

Şile Bölgesinden Randevu

Şile ve çevresinden gelen hastalar, Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.

Son güncelleme: 23 Oct 2026
Bu içerik faydalı oldu mu?

Şile bölgesi için SSS

Rahim ağzı kanseri bulaşıcı mı?
Kanserin kendisi bulaşıcı değildir; temasla, ortak eşya kullanımıyla ya da aynı ortamda bulunmakla başkasına geçmez. Ancak hastalığa zemin hazırlayan HPV virüsü cinsel temasla bulaşabilir. Bu nedenle eşinizin de bilgilendirilmesi ve korunma yöntemlerinin hekimle konuşulması yararlı olabilir. Aile bireylerinizle günlük yaşamınızı ve yakın temasınızı sürdürebilirsiniz.
Kemoradyoterapi ne kadar sürer?
Kemoradyoterapi, dış ışın tedavisinin hafta içi her gün uygulandığı ve buna eşlik eden haftalık kemoterapinin verildiği birkaç haftalık bir süreçtir. Ardından ya da sonlarına doğru brakiterapi seansları eklenir. Toplam süre, uygulanan plana ve hastanın tedaviyi nasıl tolere ettiğine göre değişir. Tedavinin planlanan süre içinde aksamadan tamamlanması hedeflenir.
Rahim ağzı kanseri kemoterapisi saç döker mi?
Kemoradyoterapide haftalık verilen düşük doz sisplatin genellikle belirgin saç dökülmesine yol açmaz. Buna karşın yayılmış ya da tekrarlayan hastalıkta kullanılan paklitaksel içeren kombinasyonlar çoğu hastada saç dökülmesine neden olur. Bu dökülme geçicidir ve tedavi tamamlandıktan sonra saçlar yeniden çıkar. Hangi ilacı alacağınız ve beklenen yan etkiler tedavi başlamadan konuşulur.
Işın tedavisi sonrası cinsel hayatım nasıl etkilenir?
Işın tedavisi vajinada kuruluk, daralma ve esneklik kaybına neden olabilir; bu durum ilişki sırasında rahatsızlık yaratabilir. Vajinal dilatör kullanımı, kayganlaştırıcılar ve hekimin önerdiği nemlendiriciler bu sorunların hafiflemesine yardımcı olur. Tedavi sonrasında ne zaman cinsel yaşama dönülebileceğini ekibinize sorabilirsiniz. Bu konuları açıkça konuşmak, uygun desteğin sağlanmasını kolaylaştırır.
Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri randevusu için Şile bölgesinden nereye başvurmalıyım?
Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilir ya da iletişim sayfasındaki formu doldurabilirsiniz.
Ara WhatsApp