Kolon (kalın bağırsak) kanseri, tarama yöntemleriyle henüz belirti vermeden fark edilebilen kanserlerden biridir. Tanı konduğunda ise cerrahi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin doğru sırayla planlanması gerekir. Şişli ve çevresinden gelen hastalar, Prof. Dr. Meral Günaldı'nın Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji değerlendirmesi için randevu alabilir. Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; tedavi kararları her hasta için ayrı ayrı verilir.
Şişli, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Tarama Yöntemleri: Kolonoskopi ve Gaitada Gizli Kan Testi
Ortalama risk taşıyan erişkinlerde kolon kanseri taraması belirli bir yaştan itibaren önerilir; başlangıç yaşı ülkelerin programlarına göre değişebilir. Ülkemizdeki ulusal tarama programında gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi kullanılmaktadır. Gaitada gizli kan testi, dışkıda gözle görülmeyen kanı araştırır; evde alınan küçük bir örnekle yapılır ve belirli aralıklarla tekrarlanması gerekir. Test pozitif çıktığında kanamanın kaynağını bulmak için kolonoskopi yapılır.
Kolonoskopi, ucunda kamera bulunan ince bir tüple kalın bağırsağın tamamının görüntülenmesidir ve hem tanı hem de tedavi imkânı sunar: işlem sırasında görülen polipler çıkarılabilir. İşlem öncesinde bağırsak temizliği için özel solüsyonlar içilir ve işlem genellikle sedasyonla, yani hasta uyutularak yapılır. Ailesinde kolon kanseri olan, iltihabi bağırsak hastalığı bulunan ya da kalıtsal sendrom taşıyan kişilerde taramaya daha erken başlanır ve kolonoskopi daha sık tekrarlanır. Size uygun yöntemi ve zamanı hekiminizle belirleyebilirsiniz. Tarama yalnızca şikâyeti olmayan kişiler içindir; belirti varsa doğrudan tanısal inceleme planlanır.
Şişli Bölgesinden Gelen Hastalar İçin Tanı ve Yayılım Tetkikleri
Kolonoskopide şüpheli bir lezyon görüldüğünde aynı işlemde biyopsi alınır ve tanı patoloji incelemesiyle kesinleşir. Tümörün yeri ameliyatta kolayca bulunabilsin diye bazen çevresine özel bir mürekkeple işaret konur. Tanı kesinleştikten sonra hastalığın yayılımını göstermek için göğüs, karın ve leğen bölgesini kapsayan bilgisayarlı tomografi istenir. Kolon kanseri en sık karaciğer ve akciğere yayıldığından bu organlar özellikle değerlendirilir.
Rektumda yerleşen tümörlerde pelvik MR, tümörün bağırsak duvarındaki derinliğini, çevre dokularla ilişkisini ve lenf bezlerini göstermek için gereklidir. Kanda bakılan CEA (karsinoembriyonik antijen) adlı tümör belirteci tanı koydurmaz, ancak tedavi öncesindeki değeri ilerideki takip için bir başlangıç noktası oluşturur. Tomografide belirsiz kalan bulgular varsa karaciğer MR ya da PET-BT gibi ek tetkiklere başvurulabilir. Tümör bağırsağı tıkayacak boyuttaysa veya kanama yapıyorsa, tetkiklerin tamamlanmasından önce acil girişim gerekebilir. Bu durumda tedavinin sırası, ameliyat sonrası elde edilen bilgilere göre yeniden düzenlenir. Tetkik sonuçlarının tamamı, tümör konseyinde birlikte değerlendirildikten sonra tedavi planı netleşir.
Kolon ve Rektum Kanseri Arasındaki Farklar
Kalın bağırsağın son bölümü olan rektum, leğen kemiğinin içinde dar bir alanda, mesane ve üreme organlarına yakın yerleşir. Bu anatomik konum, rektum kanserinin tedavisini kolonun diğer bölümlerinde gelişen tümörlerden ayırır. Kolon kanserinde tedavi çoğunlukla ameliyatla başlar ve gerekirse sonrasında kemoterapi verilir; radyoterapinin yeri ise sınırlıdır.
Rektum kanserinde, özellikle tümör duvarı aşmışsa ya da çevredeki lenf bezleri tutulmuşsa, tedaviye çoğu zaman ameliyattan önce radyoterapi veya kemoradyoterapi ile başlanır. Kemoterapinin de ameliyat öncesine alındığı ve ilaç ile ışın tedavisinin tamamının cerrahiden önce verildiği yaklaşımlar da uygulanmaktadır. Amaç, tümörü küçültmek, yerel nüks riskini azaltmak ve mümkünse makat kaslarının korunmasını sağlamaktır. Bu tedavilere çok iyi yanıt veren ve tümör izi kalmayan seçilmiş hastalarda, yakın izlemle ameliyatın ertelendiği yaklaşımlar da tartışılabilir. Bu kararlar cerrahi, radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkolojinin katıldığı tümör konseyinde ortak olarak verilir. Rektum tedavisi sonrasında bağırsak alışkanlıklarında değişiklik yaşanabileceği de önceden konuşulur.
Karaciğer Metastazlarında Yerel Tedaviler
Karaciğer, kolon kanserinin en sık yayıldığı organdır; çünkü bağırsaktan gelen kan, kapı toplardamarı yoluyla doğrudan karaciğere ulaşır. Kolon kanserini diğer pek çok kanserden ayıran özellik, yayılım sınırlı sayıda odakla kısıtlı olduğunda bu odakların ameliyatla çıkarılmasının seçilmiş hastalarda uzun süreli hastalık kontrolü sağlayabilmesidir.
Metastazların çıkarılabilir olup olmadığı; odakların sayısı, yeri, büyük damarlarla ilişkisi ve geride yeterli sağlıklı karaciğer dokusu kalıp kalmayacağı değerlendirilerek belirlenir. Başlangıçta ameliyata uygun olmayan bazı hastalarda, ilaç tedavisiyle küçülen odaklar daha sonra çıkarılabilir hâle gelebilir. Ameliyatın dışında, ısı ile tümör dokusunu yok eden radyofrekans ya da mikrodalga ablasyon, hedefe odaklı yüksek doz radyoterapi ve karaciğer damarları yoluyla uygulanan bazı tedaviler de seçenekler arasındadır. Akciğerdeki sınırlı metastazlar için de benzer yerel yaklaşımlar düşünülebilir. Bu planlama karaciğer cerrahisi, girişimsel radyoloji ve tıbbi onkolojinin ortak değerlendirmesini gerektirir. Yerel tedavi uygulanan hastalarda da çoğu zaman öncesinde veya sonrasında ilaç tedavisi plana eklenir.
Şişli Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Şişli bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.