Böbrek kanseri tek tip bir hastalık değildir; alt tipi, evresi ve kişinin genel durumu tedavi yolunu belirgin biçimde değiştirir. Prof. Dr. Meral Günaldı, tıbbi onkoloji alanında bu farklılıklara göre şekillenen ilaç tedavilerini hastayla birlikte planlar; muayenehanesi Ulus, Beşiktaş'tadır. Ulus ve yakın semtlerden gelen okurlar için hazırlanan bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel hekim değerlendirmesinin yerini tutmaz.
Ulus, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Beşiktaş ilçesinde yer alır; Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi de Ulus'tadır.
Küçük Kitlelerde Aktif İzlem ve Ablasyon Seçenekleri
Boyutu küçük olan böbrek kitlelerinin bir kısmı yıllar içinde çok yavaş büyür, bir kısmı ise iyi huylu çıkar. Özellikle ileri yaştaki ya da ameliyat riski yüksek olan kişilerde, her küçük kitlenin hemen çıkarılması gerekmeyebilir. Bu durumda iki yaklaşım öne çıkar.
Aktif izlem: Kitle belirli aralıklarla ultrason, tomografi ya da MR ile takip edilir. Büyüme hızında artış ya da görünümde değişiklik saptanırsa aktif tedaviye geçilir. Bu yol, hasta için tedavinin getireceği yük ile hastalığın yaratabileceği risk arasında bir denge kurmayı amaçlar.
Ablasyon: Ciltten iğne yardımıyla tümöre ulaşılarak dokunun ısı ya da soğukla yok edilmesidir. Radyofrekans, mikrodalga ve kriyoablasyon bu grupta yer alan yöntemlerdir. Genellikle girişimsel radyoloji hekimlerince, görüntüleme eşliğinde uygulanır ve çoğu zaman öncesinde biyopsi alınır.
Hangi yolun uygun olduğu, kitlenin boyutu ve yerleşimi, böbrek fonksiyonları, eşlik eden hastalıklar ve hastanın tercihleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Ameliyat Sonrasında Ek Tedavi Kimler İçin Konuşulur?
Tümörün cerrahiyle çıkarılması, hastalığın geri gelmeyeceği anlamına gelmez. Patoloji raporunda bazı özellikler, mikroskobik düzeyde vücutta kalmış olabilecek hücreler nedeniyle ilerleyen dönemde hastalığın yeniden ortaya çıkma olasılığının daha yüksek olduğunu düşündürür. Bu özellikler arasında tümörün büyüklüğü, derecesinin yüksek olması, böbrek dışına ya da damarlara uzanması, lenf bezi tutulumu ve sarkomatoid bileşen bulunması sayılabilir.
Berrak hücreli tipte ve yüksek risk özellikleri taşıyan seçilmiş hastalarda, ameliyattan sonra belirli bir süre boyunca immünoterapi verilmesi güncel kılavuzlarda yer alan bir seçenektir. Yayılmış hastalık nedeniyle tek bir odak çıkarılmış ve görünür hastalığı kalmamış bazı hastalar da bu değerlendirmeye dahil edilebilir.
Ek tedavinin olası faydası, bağışıklık sistemiyle ilişkili yan etkiler ve hastanın kişisel tercihi birlikte tartılır. Riski düşük kabul edilen hastalarda ise ek ilaç verilmeden düzenli izlem uygun yaklaşım olarak kabul edilir. Berrak hücreli olmayan alt tiplerde ameliyat sonrası ek tedaviye dair kanıtlar daha sınırlıdır.
İmmünoterapi ve Kombinasyon Tedavileri
Böbrek kanseri, bağışıklık sisteminin tümöre karşı harekete geçirilebildiği kanserlerden biri olarak uzun zamandır bilinmektedir. Bugün kullanılan immünoterapi ilaçları, bağışıklık hücreleri üzerindeki fren noktalarını engelleyerek bu hücrelerin tümörü tanımasını kolaylaştırır.
Yayılmış berrak hücreli böbrek kanserinde ilk basamakta sık kullanılan yaklaşımlar şunlardır:
- İki farklı bağışıklık kontrol noktası inhibitörünün birlikte verilmesi; bu kombinasyonun ardından tek ilaçla idame dönemi gelir
- Bir immünoterapi ilacı ile bir tirozin kinaz inhibitörünün birlikte kullanılması
Hangi kombinasyonun seçileceği; risk grubu, hastanın eşlik eden hastalıkları, hızlı yanıt gerekip gerekmediği ve olası yan etkiler gözetilerek belirlenir. Berrak hücreli olmayan alt tiplerde ise kanıtlar daha sınırlıdır ve tedavi seçimi hastaya özel yapılır.
İmmünoterapide yanıt bazen gecikmeli ortaya çıkar; ilk kontrollerde tümör geçici olarak büyümüş gibi görünebilir. Bu nedenle görüntülemeler, klinik durum ve kan değerleriyle birlikte yorumlanır. Tedavi öncesinde tiroid, karaciğer ve böbrek değerleri ile varsa otoimmün hastalık öyküsü gözden geçirilir.
Ulus ve Çevresinden Gelen Hastalar İçin Tek Böbrekle Yaşam
Radikal nefrektomiden sonra geride kalan böbrek, zamanla işlevini artırarak iki böbreğin yükünü büyük ölçüde üstlenir. Çoğu kişi tek böbrekle olağan bir yaşam sürer. Bununla birlikte kalan böbreği korumaya yönelik bazı alışkanlıklar uzun vadede değer taşır.
- Tansiyonun ve kan şekerinin hedef aralıkta tutulması
- Kontrollerde kreatinin değeri ve idrarda protein kaybının izlenmesi
- Romatizma ve ağrı kesici grubundaki bazı ilaçların hekime danışmadan uzun süre kullanılmaması
- Ishal, kusma ya da sıcak havada aşırı sıvı kaybına karşı dikkatli olunması
- Kontrast maddeli tetkiklerden önce görüntüleme birimine tek böbrek durumunun bildirilmesi
- Hekim önermedikçe yüksek doz protein tozu ve bitkisel takviyelerden kaçınılması
Kısmi nefrektomi yapılan hastalarda da böbrek fonksiyonları izlenir. Mevcut kronik böbrek hastalığı olan kişilerde nefroloji ile birlikte takip yapılabilir. Fiziksel aktivite genellikle kısıtlanmaz; temas gerektiren bazı sporlar için ise hekimle konuşmak yerinde olur. Başka bir hekime ya da diş hekimine başvurulduğunda tek böbrek durumunun belirtilmesi, ilaç seçiminde dikkat edilmesini sağlar.
Ulus Bölgesinden Randevu
Böbrek Kanseri için değerlendirme yaptırmak isteyen Ulus bölgesindeki hastalar, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede Prof. Dr. Meral Günaldı'dan randevu alabilir. İletişim: 0553 747 02 12.