Prostat kanseri tedavisinde üroloji, radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkoloji alanları sık sık birlikte çalışır. Tıbbi onkolojinin rolü özellikle hormon tedavisi, yeni kuşak ilaçlar, kemoterapi ve yayılmış hastalığın yönetiminde öne çıkar. Prof. Dr. Meral Günaldı, tıbbi onkoloji hekimi olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde kabul eder. Ulus ve İstanbul'un diğer semtlerinden gelen hastalar için aşağıda tedavi sürecine dair genel bilgiler yer alıyor.
Ulus, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Beşiktaş ilçesinde yer alır; Prof. Dr. Meral Günaldı'nın muayenehanesi de Ulus'tadır.
İdrar Yakınmaları ve Hastalığın İleri Dönem Belirtileri
Erken evre prostat kanseri genellikle hiçbir belirti vermez; çünkü tümör çoğunlukla bezin idrar kanalından uzak dış bölümünde gelişir. Sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar akımının zayıflaması ya da idrarı tam boşaltamama hissi gibi yakınmaların en sık nedeni iyi huylu prostat büyümesidir. Bu yakınmalar kanser anlamına gelmese de ürolojik değerlendirme gerektirir; muayene sırasında hekim, gerekli görürse PSA testi ve prostat muayenesini de değerlendirmeye ekler. Hastalık ilerlediğinde ortaya çıkabilecek belirtiler farklıdır:
- Bel, kalça, kaburga ya da sırtta, özellikle gece artan ve dinlenmekle geçmeyen kemik ağrısı
- İdrarda ya da menide kan görülmesi
- Halsizlik, iştahsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı
- Lenf bezlerinin büyümesine bağlı bacaklarda şişlik
Omurgaya yayılmış hastalıkta, bacaklarda yeni başlayan güçsüzlük, uyuşma ya da idrar ve dışkı kontrolünde bozulma omurilik basısının işareti olabilir. Bu durum acil değerlendirme gerektirir ve vakit kaybetmeden bir acil servise başvurulmalıdır. Tanısı bilinen hastaların bu uyarı işaretlerini önceden öğrenmesi, gerektiğinde doğru adımı atmalarını kolaylaştırır.
Hormon Tedavisine Direnç Geliştiğinde: Kemoterapi Seçenekleri
Testosteron düzeyi yeterince baskılanmış olmasına rağmen PSA'nın yükselmeye devam etmesi ya da görüntülemede hastalığın ilerlemesi, kastrasyona dirençli prostat kanseri olarak adlandırılır. Bu ifade, hormon tedavisinin bütünüyle bırakılacağı anlamına gelmez; testosteronu baskılayan tedavi genellikle sürdürülür ve üzerine yeni ilaçlar eklenir.
Kemoterapi, prostat kanserinde özellikle bu aşamada ve bazı hastalarda hormona duyarlı yayılmış hastalıkta etkili seçeneklerden biridir. Taksan grubundan dosetaksel ve sonraki basamaklarda kabazitaksel en sık kullanılan ilaçlardır. Genellikle birkaç haftada bir damar yoluyla ayaktan uygulanırlar ve düşük doz kortizonla birlikte verilirler. Saç dökülmesi, yorgunluk, el ve ayaklarda uyuşma, tırnak değişiklikleri, kan değerlerinde düşme ve enfeksiyon riski başlıca yan etkilerdir. Tedavinin yararı; PSA seyri, ağrı ve diğer belirtilerdeki değişim ile görüntüleme bulgularına göre değerlendirilir. Tedavi sırası, daha önce kullanılan hormonal ilaçlar ve hastanın genel durumu dikkate alınarak kişiye göre planlanır. Kemoterapi günlerinde ateş yükselirse tedavi ekibine haber vermek gerekir.
Ulus Bölgesinden Gelen Hastalarda Genetik Test ve PARP İnhibitörleri
Yayılmış prostat kanseri olan erkeklerin bir bölümünde, DNA onarımında görev alan genlerde değişiklik saptanır. Bu değişiklikler doğuştan taşınabildiği gibi yalnızca tümör dokusunda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle yayılmış hastalığı olan ve bazı yüksek riskli lokal hastalığı bulunan hastalarda hem kan ya da tükürükten kalıtsal genetik test, hem de tümör dokusunda moleküler test önerilir.
- BRCA genleri: en sık incelenen ve tedavi açısından en çok bilgi veren genlerdir.
- ATM, CHEK ve PALB gibi diğer onarım genleri
- Lynch sendromuna yol açan genler: MSI-yüksek tümörlerde immünoterapi seçeneğini gündeme getirebilir.
Bu genlerde değişiklik taşıyan hastalarda PARP inhibitörleri, yani DNA onarımı zaten bozuk olan tümör hücrelerinin kendini onarmasını engelleyen ağızdan ilaçlar, tek başına ya da yeni kuşak hormonal ilaçlarla birlikte kullanılabilir. Kalıtsal bir değişiklik saptanırsa genetik danışmanlık, erkek kardeşler, çocuklar ve kız kardeşler için meme, yumurtalık ve pankreas kanseri riskleri açısından da yol gösterir.
Ulus ve Çevresinden Başvuranlar İçin Tedavi Sonrası PSA İzlemi
İyileştirme amaçlı tedavinin ardından en değerli izlem aracı PSA testidir. Radikal prostatektomi sonrasında prostat dokusu bütünüyle çıkarıldığı için PSA'nın ölçülemeyecek kadar düşük seviyelere inmesi beklenir. Radyoterapi sonrasında ise prostat yerinde kaldığından PSA daha yavaş düşer ve ulaştığı en düşük değer, sonraki karşılaştırmalar için referans kabul edilir. Kontrollerin sıklığı, başlangıçtaki risk grubuna göre hekim tarafından belirlenir.
Tedavi sonrası PSA'nın belirli eşiklerin üzerine yeniden yükselmesine biyokimyasal nüks denir. Bu durum, görüntülemede henüz hastalık görülmeden önce de ortaya çıkabilir ve her zaman hızlı ilerleme anlamına gelmez. PSA'nın ne kadar hızla yükseldiği, ilk tümörün derecesi ve PSMA PET-BT bulguları birlikte değerlendirilir. Ameliyat olmuş hastalarda kurtarma radyoterapisi, bazı hastalarda hormon tedavisi ya da yakın izlem seçenekleri konuşulur. İzlem dönemi, idrar kontrolü, cinsel işlev, kemik sağlığı ve kalp-damar risk etkenlerinin de gözden geçirildiği bir dönemdir. PSA sonuçlarını her seferinde aynı laboratuvarda ölçtürmek, değerlerin karşılaştırılmasını kolaylaştırır.
Ulus Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Prostat Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Ulus bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.