Ümraniye ve çevresinden mide kanseri tanısı almış ya da bu olasılıkla ilgili soru işaretleri taşıyan kişiler için bu sayfa, hastalığın farklı yönlerini sade bir dille ele alıyor. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve tıbbi onkoloji alanında hizmet veren bir hekim olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde kabul ediyor. Aşağıdaki bölümlerde tanıdan tedavi sonrası yaşama uzanan başlıkları bulabilir, hekiminizle yapacağınız görüşmeye hazırlanırken bunlardan yararlanabilirsiniz.
Ümraniye, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Mide Kanserine Zemin Hazırlayan Etkenler
Mide kanseri tek bir nedene bağlanamaz; çoğu zaman birden fazla etkenin uzun süre bir arada bulunması rol oynar. Bu etkenlerin bir kısmı değiştirilebilir, bir kısmı ise kişinin elinde değildir. Tıbbi kaynaklarda kabul gören başlıca risk unsurları şöyle sıralanabilir:
- Helicobacter pylori: mideye yerleşen ve uzun süreli iltihaba yol açan bir bakteri
- Tuzlu, salamura, tütsülenmiş ve işlenmiş gıdaların sık tüketimi
- Sigara kullanımı
- İleri yaş ve erkek cinsiyet
- Birinci derece akrabalarda mide kanseri öyküsü
- Geçmişte mide ameliyatı geçirmiş olmak
- Pernisiyöz anemi ve atrofik gastrit
- Fazla kilo; özellikle mide ile yemek borusunun birleşim yerindeki tümörlerde
Risk etkeni taşımak hastalığın kesin olarak gelişeceği anlamına gelmez; hiçbir risk etkeni olmayan kişilerde de mide kanseri görülebilir. Sigarayı bırakmak, taze sebze ve meyveye ağırlık veren bir beslenme düzeni kurmak ve hekim önerisiyle H. pylori tedavisi almak, kişinin kendi elindeki adımlar arasında yer alır.
Gözden Kaçabilen İlk Şikâyetler
Erken dönem mide kanseri çoğu kişide hiçbir yakınmaya yol açmaz ya da günlük hayatta sık rastlanan sindirim sorunlarından ayırt edilemeyecek kadar silik belirtiler verir. Yemekten sonra midede dolgunluk, az yemekle çabuk doyma, şişkinlik, geğirme ve mide ağzında yanma bunlara örnektir. Bu yakınmaların büyük çoğunluğu gastrit, reflü ya da fonksiyonel dispepsi gibi iyi huylu durumlardan kaynaklanır.
Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, şikâyetin seyridir. Haftalar boyunca geçmeyen, kullanılan mide ilaçlarına rağmen tekrarlayan ya da yeni ortaya çıkıp giderek artan hazımsızlık bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Özellikle ileri yaşta ilk kez başlayan sindirim yakınmaları, ailede mide kanseri bulunan kişilerdeki şikâyetler ve kansızlığın eşlik ettiği durumlar, endoskopi gerekip gerekmediğine karar verilirken göz önünde tutulur. Kendi kendine uzun süre mide koruyucu ilaç kullanmak, altta yatan sorunu maskeleyerek tanının gecikmesine neden olabilir; bu yüzden ilaçla geçmeyen yakınmalar için hekime başvurmak yerinde olur.
Endoskopi ve Biyopsi: Tanının Temel Taşı
Mide kanserinden şüphelenildiğinde ilk başvurulan yöntem üst gastrointestinal endoskopidir. Ucunda kamera bulunan ince ve esnek bir tüp ağız yoluyla yemek borusundan mideye ilerletilir; hekim mide iç yüzeyini doğrudan görür. İşlem genellikle sedasyon, yani hastayı rahatlatan ve uykuya yatıran ilaçlar eşliğinde yapılır. Şüpheli bir alan görüldüğünde, aynı işlem sırasında küçük doku örnekleri alınır. Tanının sağlam olması için genellikle lezyonun farklı noktalarından birden fazla örnek toplanır.
Biyopsi tanıyı kesinleştiren adımdır; tomografi ya da kan testleri tek başına kanser tanısı koydurmaz. Alınan örnekler patoloji laboratuvarında incelenir ve sonuç genellikle birkaç gün içinde çıkar. İlk görünümde iyi huylu gibi duran ülserlerden de örnek alınır; iyileşme sürecinde kontrol endoskopisi istenebilir. Kan sayımı, demir düzeyleri, karaciğer ve böbrek testleri ise tanıyı koymaktan çok hastanın genel durumunu ve tedaviye hazırlığını anlamaya yarar. CEA gibi tümör belirteçleri tanı aracı olarak kullanılmaz; tedavi sürecinde gidişatı izlemek amacıyla istenebilir.
Mide Ameliyatından Sonra Beslenme Düzeni
Midenin bir kısmı ya da tamamı çıkarıldığında, yiyeceklerin depolanması ve yavaş yavaş bağırsağa iletilmesi işlevi büyük ölçüde değişir. Bu nedenle ameliyat sonrası beslenme düzeni, eski alışkanlıklardan farklı kurulur. Küçük porsiyonlarla, gün içine yayılmış sık öğünler tercih edilir; yemekler iyi çiğnenir ve yavaş yenir. Sıvılar öğünle birlikte değil, öğün aralarında içilir.
Yemekten kısa süre sonra terleme, çarpıntı, baş dönmesi ve ishalle kendini gösteren dumping sendromu, gıdaların bağırsağa hızla geçmesiyle ilişkilidir. Basit şekerlerden zengin yiyecekleri azaltmak ve protein içeren besinlere ağırlık vermek bu yakınmayı hafifletir. Mide asidi ve iç faktör adlı maddenin azalması nedeniyle kobalamin olarak bilinen B grubu vitamininin emilimi bozulur; bu vitamin genellikle iğne ya da uygun preparatlarla düzenli olarak yerine konur. Demir, kalsiyum ve D vitamini düzeyleri de izlenir. Kilo takibi, diyetisyen desteği ve gerekirse besin destek ürünleri iyileşme döneminin parçasıdır.
Ümraniye Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Mide Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Ümraniye bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.