Böbrek kanseri çoğu zaman hiçbir şikâyet yokken, başka bir nedenle çekilen bir ultrason ya da tomografide fark edilir. Böyle bir bulguyla karşılaşan kişilerin aklına pek çok soru gelir. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji açısından değerlendiriyor. Üsküdar ve çevresinden gelen hastalar için hazırlanan bu sayfa, tanı ve tedavi sürecine dair temel bilgileri bir araya getiriyor.
Üsküdar, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda yer alan bir ilçedir.
Böbrek Kanserine Yol Açabilen Risk Etkenleri
Böbrek kanserinin tek bir nedeni yoktur; birden fazla etkenin bir araya gelmesiyle geliştiği düşünülür. Bilinen risk etkenlerinin bir kısmı değiştirilebilir alışkanlıklarla, bir kısmı ise kişinin kendi kontrolü dışındaki durumlarla ilgilidir.
- Sigara: Tütün kullanımı böbrek kanseri riskini artıran, en net biçimde tanımlanmış alışkanlıktır.
- Fazla kilo: Obezite, özellikle berrak hücreli tip ile ilişkilendirilir.
- Yüksek tansiyon: Uzun süreli hipertansiyon ve bazı tansiyon ilaçlarının kullanımı risk artışıyla bağlantılı bulunmuştur.
- İleri böbrek yetmezliği: Uzun süre diyalize giren hastalarda böbreklerde çok sayıda kist gelişebilir ve bu durum riski yükseltir.
- Mesleki maruziyet: Trikloroetilen gibi bazı endüstriyel çözücülerle uzun süreli temas.
- Kalıtsal sendromlar ve aile öyküsü: Birinci derece akrabada böbrek kanseri bulunması.
Hastalık erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür ve genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkar. Sigarayı bırakmak, sağlıklı kiloyu korumak ve tansiyonu kontrol altında tutmak, riski azaltmaya katkı sağlayabilecek adımlardır.
Kısmi ve Radikal Nefrektomi Arasındaki Fark
Böbrekle sınırlı tümörlerde cerrahi, hastalığı kontrol altına almanın temel yöntemidir. Ameliyat türü seçilirken iki hedef birlikte gözetilir: tümörün eksiksiz çıkarılması ve mümkün olduğunca fazla sağlıklı böbrek dokusunun korunması.
- Kısmi nefrektomi: Yalnızca tümör ve çevresindeki ince bir sağlıklı doku halkası çıkarılır, böbreğin geri kalanı yerinde bırakılır. Teknik olarak uygun olan küçük tümörlerde, tek böbreği olan ya da her iki böbreğinde tümör bulunan hastalarda öncelikli olarak düşünülür.
- Radikal nefrektomi: Böbrek, çevresindeki yağ dokusu ile birlikte çıkarılır. Büyük ya da böbreğin merkezine yerleşmiş tümörlerde ve damar içine uzanım varlığında tercih edilir.
Her iki ameliyat da açık yöntemle, laparoskopik olarak ya da robot yardımıyla yapılabilir. Yöntemi; tümörün özellikleri, hastanın vücut yapısı ve cerrahi ekibin değerlendirmesi belirler. Ameliyattan sonra patoloji raporu, ek tedavi gerekip gerekmediğini tartışmak için tıbbi onkoloji ile paylaşılır. Hastanede kalış süresi ve iyileşme hızı, uygulanan yönteme ve kişinin genel durumuna göre değişir.
Damar Oluşumunu Hedefleyen Tirozin Kinaz İnhibitörleri
Berrak hücreli böbrek kanserinin büyük bölümünde VHL adlı genin işlevini kaybetmesi, tümörün yeni kan damarları oluşturmasını uyaran sinyallerin aşırı çalışmasına yol açar. Tirozin kinaz inhibitörleri, bu sinyalleri ileten reseptörleri bloke ederek tümörün beslenmesini zorlaştırmayı amaçlar.
Bu gruptaki ilaçlar ağızdan, tablet ya da kapsül şeklinde kullanılır. Sunitinib, pazopanib, aksitinib, kabozantinib ve lenvatinib bu gruba örnek verilebilir. Günümüzde yayılmış berrak hücreli böbrek kanserinin ilk basamak tedavisinde bu ilaçlar çoğunlukla bir immünoterapi ilacıyla birlikte verilir; bazı hastalarda tek başına kullanımları da söz konusudur.
İlacın her gün aynı saatte, yemekle ilişkisine dair talimata uygun alınması, etkinlik ve yan etki kontrolü açısından belirleyicidir. Greyfurt suyu ve bazı bitkisel ürünler kandaki ilaç düzeyini değiştirebilir. Diğer ilaçlarla etkileşim olasılığı nedeniyle yeni bir ilaca başlamadan önce tedaviyi yürüten hekime danışılması gerekir. Daha sonraki basamaklarda mTOR inhibitörleri ya da HIF yolunu baskılayan belzutifan gibi farklı mekanizmalı ilaçlar gündeme gelebilir.
Hedefe Yönelik İlaçlarda ve İmmünoterapide Yan Etkilerle Baş Etme
Ağızdan alınan tirozin kinaz inhibitörleri evde kullanıldığı için yan etkilerin fark edilmesi ve bildirilmesinde hastaya büyük görev düşer. Bu ilaçlarla sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:
- Tansiyon yükselmesi; evde düzenli ölçüm yapılması ve değerlerin not edilmesi istenir
- İshal, ağızda yaralar ve tat değişikliği
- El ayası ve ayak tabanında kızarıklık, kalınlaşma ve hassasiyet; nemlendirici kullanımı ve rahat ayakkabı yarar sağlar
- Yorgunluk ve tiroid bezinin yavaş çalışması
- İdrarda protein kaybı ve yara iyileşmesinde gecikme; planlı bir ameliyat varsa ilaca ara verilmesi gerekebilir
İmmünoterapi ilaçlarında ise bağışıklık sistemi sağlıklı dokulara yönelebilir. Bağırsak iltihabına bağlı ishal, cilt döküntüsü, akciğer iltihabına bağlı öksürük ve nefes darlığı, karaciğer değerlerinde yükselme ile tiroid, hipofiz ve böbrek üstü bezlerini etkileyen hormon sorunları görülebilir.
Yan etkiler erken bildirildiğinde doz azaltma, ara verme ya da destek ilaçlarıyla çoğunlukla kontrol altına alınabilir. Hangi durumda tedavi ekibinin aranacağı, tedaviye başlarken yazılı olarak hastaya iletilir.
Üsküdar Bölgesinden Randevu
Randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı telefonu arayabilir ya da iletişim formunu doldurabilirsiniz. Böbrek Kanseri konusunda muayene Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede yapılır; Üsküdar bölgesinden gelen hastalar önceki tetkiklerini yanlarında getirebilir.