Smear sonucunuzda bir anormallik çıktıysa ya da rahim ağzından alınan biyopsi kanser tanısıyla sonuçlandıysa, sonraki adımları bilmek kaygıyı bir ölçüde hafifletebilir. Yeşilköy bölgesinden hastalar ve yakınları için hazırlanan bu içerik, HPV ile başlayan süreçten tedavi sonrası yaşama kadar farklı başlıkları ele alır. Prof. Dr. Meral Günaldı, iç hastalıkları ve tıbbi onkoloji uzmanı olarak Ulus, Beşiktaş'ta hasta kabul etmektedir. Kişisel kararlar her zaman hekiminizle birlikte verilir.
Yeşilköy, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Bakırköy ilçesinde yer alır.
Smear ve HPV Testi: Taramanın Mantığı
Toplum düzeyinde tarama programı bulunan sayılı kanserlerden biri rahim ağzı kanseridir. Taramanın amacı kanseri değil, henüz kansere dönüşmemiş hücre değişikliklerini yakalamaktır; böylece hastalık ortaya çıkmadan basit işlemlerle önlenebilir.
Taramada iki temel test kullanılır:
- Smear (Pap testi): Rahim ağzından fırçayla alınan hücreler mikroskopta incelenir ve anormal görünümlü hücreler aranır.
- HPV testi: Aynı yöntemle alınan örnekte yüksek riskli HPV tiplerinin varlığı araştırılır.
Bu testler tek başına ya da birlikte uygulanabilir. Ülkemizde bu testler, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) ve aile hekimlikleri aracılığıyla ulusal tarama programı kapsamında yapılabilmektedir. Taramaya hangi yaşta başlanacağı ve ne sıklıkla tekrarlanacağı, ulusal programa ve önceki sonuçlarınıza göre hekiminiz tarafından belirlenir. HPV aşısı olmuş kadınların da taramaya katılmaya devam etmesi gerekir; çünkü aşı tüm yüksek riskli tiplere karşı koruma sağlamaz. Sonucunuz anormal çıkarsa bu çoğunlukla kanser değil, izlenmesi ya da tedavi edilmesi gereken bir hücre değişikliği anlamına gelir.
Kanser Öncesi Lezyonlar ve Kolposkopi
Tarama sonucu anormal çıktığında bir sonraki adım çoğunlukla kolposkopidir. Bu muayenede rahim ağzı, büyüteç işlevi gören özel bir mikroskopla incelenir; yüzeye uygulanan sirke benzeri bir solüsyon, anormal hücre alanlarının beyazımsı görünmesini sağlar. Şüpheli bölgelerden küçük parçalar alınarak patolojiye gönderilir.
Patolojide saptanan kanser öncesi değişikliklere servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) ya da skuamöz intraepitelyal lezyon adı verilir. Bunlar hafif ve yüksek dereceli olarak ayrılır. Hafif değişikliklerin çoğu kendiliğinden gerileyebildiği için çoğunlukla izlem yeterli olurken, yüksek dereceli lezyonlar genellikle tedavi edilir. Tedavide en sık kullanılan yöntem, anormal dokunun ince bir tel halkayla çıkarıldığı LEEP ya da koni biçiminde doku alınan konizasyon işlemidir. Bu işlemler aynı zamanda tanıya da katkı sağlar. Tedavi sonrasında HPV testi ve smear ile izlem sürdürülür. Bu aşamada yapılan müdahale, kanserin hiç gelişmemesini sağlamaya yöneliktir ve onkolojik tedavi gerektirmez.
HPV Aşısı ve Korunma Yolları
HPV aşısı, rahim ağzı kanserine yol açan yüksek riskli virüs tiplerinin önemli bir kısmına karşı koruma sağlar. Aşı en yüksek etkinliğini, kişi henüz HPV ile karşılaşmadan, yani cinsel yaşam başlamadan önce yapıldığında gösterir. Bu nedenle öncelikle ergenlik çağındaki kız ve erkek çocuklara önerilir; daha ileri yaşlarda aşılanmanın uygun olup olmadığı ise hekimle değerlendirilir.
Aşı hakkında bilinmesi gereken bazı noktalar şunlardır:
- Aşı mevcut bir HPV enfeksiyonunu ya da kanser öncesi lezyonu tedavi etmez.
- Kanser tanısı almış bir hastada tedavi yöntemi olarak kullanılmaz.
- Aşılanmış kadınların da tarama programına katılmayı sürdürmesi gerekir.
Aşının yanı sıra prezervatif kullanımı HPV bulaşma olasılığını azaltır, ancak virüs kondomun örtmediği cilt bölgelerinden de geçebildiği için tam koruma sağlamaz. Sigarayı bırakmak ve düzenli tarama yaptırmak, aşıyla birlikte rahim ağzı kanserine karşı başlıca korunma yollarını oluşturur. Çocuğunuz için aşı düşünüyorsanız, uygun zamanlamayı aile hekiminiz ya da çocuk hekiminizle konuşabilirsiniz.
Tümör Konseyi, İkinci Görüş ve Psikolojik Destek
Ameliyat mı yoksa kemoradyoterapi mi seçileceği, tedavinin tümüyle farklı yönlere gitmesine neden olan bir karardır. Bu nedenle olguların jinekolojik onkoloji cerrahı, radyasyon onkoloğu, tıbbi onkolog, radyolog ve patoloğun bir araya geldiği multidisipliner tümör konseyinde tartışılması yaygın kabul gören bir yaklaşımdır. Ameliyat ile ışın tedavisinin aynı hastada gereksiz yere art arda uygulanmasından kaçınmak, yan etki yükünü azaltmak açısından da önem taşır.
Tedaviye başlamadan önce ikinci bir hekim görüşü almak, hastanın kendi hakkıdır ve tedaviyi geciktirmeyecek biçimde planlandığında karar sürecine katkı sağlayabilir. Bunun için patoloji raporları, görüntüleme kayıtları ve muayene bulguları yeterlidir.
Tanı çoğu zaman aile kurma, çocuk sahibi olma ve cinsellikle ilgili planların yoğun olduğu bir dönemde geldiği için duygusal yük de ağırdır. Kaygı, üzüntü, beden algısında değişiklik ve eşle iletişim güçlükleri olağan tepkilerdir. Psikolog ya da psikiyatri desteği, cinsel sağlık danışmanlığı ve hasta destek grupları bu süreçte yararlı olabilir.
Yeşilköy Bölgesinden Randevu
Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri için değerlendirme yaptırmak isteyen Yeşilköy bölgesindeki hastalar, Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanede Prof. Dr. Meral Günaldı'dan randevu alabilir. İletişim: 0553 747 02 12.