Yumurtalık kanseri, çoğu zaman sindirim sorunlarına benzeyen belirsiz şikâyetlerle kendini gösterdiği için tanı süreci kadınlar ve aileleri için kafa karıştırıcı olabilir. Prof. Dr. Meral Günaldı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı olarak hastalarını Ulus, Beşiktaş'taki muayenehanesinde tıbbi onkoloji açısından değerlendiriyor. Zekeriyaköy ve çevresinden gelen okurlar için hazırlanan bu sayfa, tanıdan izleme kadar uzanan süreci sade bir dille anlatıyor.
Zekeriyaköy, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Sarıyer ilçesinde yer alır.
Yumurtalık Kanseri Riskini Etkileyen Durumlar
Yumurtalık kanseri her yaşta görülebilse de çoğunlukla menopoz sonrası dönemde ortaya çıkar. Riski artırdığı bilinen etkenlerin başında aile öyküsü ve kalıtsal gen değişiklikleri gelir.
- BRCA genlerinde değişiklik: Meme ve yumurtalık kanseri riskini birlikte artıran kalıtsal durum
- Lynch sendromu: Kalın bağırsak ve rahim iç zarı kanserinin yanı sıra yumurtalık kanseri riskini de yükseltir
- Ailede yumurtalık ya da meme kanseri öyküsü, özellikle genç yaşta tanı almış yakınların bulunması
- Endometriozis: Rahim iç zarına benzer dokunun rahim dışında yerleşmesi; bazı alt tiplerle ilişkilendirilir
- Hiç doğum yapmamış olmak ve kısırlık öyküsü
- Menopoz sonrası uzun süreli hormon tedavisi ve fazla kilo
Öte yandan gebelik, emzirme, doğum kontrol haplarının bir süre kullanılmış olması ve tüplerin bağlanması ya da çıkarılması gibi durumların riski azalttığı bilinmektedir. Risk etkenlerinin hiçbiri tek başına hastalığın gelişeceği anlamına gelmez; tanı alan kadınların bir kısmında ise bilinen hiçbir risk etkeni bulunmaz.
Şişkinlik, Erken Doyma ve Pelvik Ağrı: Belirsiz Şikâyetleri Tanımak
Yumurtalıklar karın boşluğunun alt kısmında, geniş bir alanda serbestçe yer aldığı için tümör büyüyene kadar fark edilmeyebilir. Belirtiler genellikle hafiftir ve sindirim sistemi ya da idrar yolu sorunlarıyla kolayca karışır. Bu nedenle şikâyetin türünden çok yeni başlamış olması, sürekli hale gelmesi ve sıklığının artması dikkat çekicidir.
Akılda tutulması gereken başlıca yakınmalar şunlardır:
- Neredeyse her gün hissedilen karın şişkinliği ya da kıyafetlerin belde daralması
- Az yemekle çabuk doyma ve iştah azalması
- Kasık ve alt karın bölgesinde ağrı ya da baskı hissi
- Sık idrara çıkma ya da ani idrar sıkışması
- Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik
- Menopoz sonrası vajinal kanama
Bu belirtilerin çoğu çok daha sık görülen ve iyi huylu durumlardan kaynaklanır. Yine de birkaç hafta boyunca sürüp giden ya da giderek artan yakınmalarda bir kadın doğum ya da iç hastalıkları hekimine başvurmak uygun olur.
Kesin Tanının Konması ve Patolojik İnceleme
Görüntüleme ve kan testleri yumurtalık kanserinden şüphelenmeyi sağlar, ancak kesin tanı ancak dokunun patolog tarafından mikroskopta incelenmesiyle konur. Bu doku çoğu zaman ameliyat sırasında elde edilir. Ameliyat esnasında çıkarılan kitle hızlıca incelenerek iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu hakkında ön bilgi alınabilir; bu ön inceleme, ameliyatın kapsamının o anda belirlenmesine yardımcı olur.
Hastalığın çok yaygın olduğu ya da hastanın genel durumunun hemen büyük bir ameliyata uygun olmadığı durumlarda, tanı başka yollarla konabilir:
- Görüntüleme eşliğinde karın zarındaki ya da omentumdaki bir odaktan iğne biyopsisi
- Kapalı yöntemle, karın duvarından küçük kesilerle yapılan laparoskopi ve doku örneklemesi
- Karın ya da akciğer zarındaki sıvıda tümör hücresi aranması
Patoloji raporunda tümör tipi ve derecesinin yanı sıra, tedavi planını etkileyecek bazı immünohistokimyasal boyalara da yer verilir. Raporun eksiksiz olması, sonraki ilaç seçimleri açısından belirleyicidir. Doku bloklarının arşivde saklanması, ileride gerekebilecek genetik testlere de olanak tanır.
Hastalık Tekrarladığında Platin Duyarlılığı Kavramı
Yaygın evrede tanı konan hastalarda ilk tedavi sonrasında hastalığın bir süre sonra yeniden ortaya çıkması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu aşamada tedavi planlanırken ilk sorulan soru, son platin içeren kemoterapiden bu yana ne kadar zaman geçtiğidir.
- Platine duyarlı hastalık: Son platin tedavisinin üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra gelen tekrarlarda, yeniden platin içeren bir kombinasyon tercih edilebilir. Yanıt alınırsa ardından idame tedavisi konuşulabilir.
- Platine dirençli hastalık: Tedavi bittikten kısa süre sonra ya da tedavi sırasında ilerleyen hastalıkta platin dışı ilaçlar, tek ajan kemoterapiler ve uygun hastalarda bevasizumab eklenmesi düşünülür.
Tümör yüzeyinde folat reseptörü alfa adı verilen proteini yüksek düzeyde taşıyan bazı hastalarda, bu proteini hedefleyen antikor-ilaç konjugatları da seçenekler arasına girmiştir. Seçilmiş hastalarda ikinci bir sitoredüktif ameliyat da tartışılabilir. Tekrarlayan hastalıkta amaç; belirtileri kontrol etmek, yaşam kalitesini korumak ve hastalığı olabildiğince uzun süre kontrol altında tutmaktır.
Zekeriyaköy Bölgesinden Randevu
Zekeriyaköy ve çevresinden gelen hastalar, Yumurtalık (Over) Kanseri tanısı, tedavi planlaması ya da ikinci görüş için Prof. Dr. Meral Günaldı ile randevu oluşturabilir. Muayenehane Ulus, Beşiktaş'tadır; randevu ve bilgi için 0553 747 02 12 numaralı hattı arayabilirsiniz.